15 Eylül 2017 Cuma

OKULA HAZIRLIK

Okul hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık. Kıyafetler, kırtasiye malzemeleri, kitaplarımızı aldık. Nehir'in saçlarını - okulda bakımı kolay olsun diye- birazcık kısalttık. Bizim okulumuzda sistem olarak tüm kitaplar ve kırtasiye malzemeleri okula gönderilip, çocuğun okuldaki dolabında kalıp oradan kullanılacağı için, herşeyi tek tek etiketledik, Nehir'in ismini yazdık. Hazır isim basılı şekilde etiket yapıp gönderen internet sayfaları da var ama bana göre pahalı ve gereksiz geldi, tükenmez kalemle renkli etikete iki satır isim soyisim yazmak çok da zor değil. Kıyafetlerin de kendi etiketlerine asetat kalemle yazmak mümkün.

Çanta, matara, kalemlik herşey tamam oldu. Oryantasyon haftasını da mutlu bir şekilde atlattık şükür.

Tüm bu materyal hazırlıklarının yanında çok daha önemlisi, çocuğun ruhsal olarak okula hazırlanması konusu var tabi. Yeni bir okula ilk kez başlayacak çocuklar için durum daha da kaygılandırıcı olabilir tabi; biz koskoca adam ve kadınlar olarak bile yeni bir ortama gireceğimiz zaman hafif kaygı ve stres hissetmiyor muyuz? Çocuk da aynı şekilde, nasıl bir ortam, orada ne kadar kalacağım, öğretmenim nasıl birisi, bana kızacak mı, yeni çocuklarla arkadaş olmak zorunda mıyım, ya sevmezsem, hiç oyun oynamayıp sürekli ders mi çalışacağız artık gibi milyon tane soru soruyor kendi kendisine. Çocuğu rahatlatma görevi öncelikle evde biz anne babalara düşüyor büyük ölçüde. Bizim şansımız (aslında şans değil de bilinçli tercihimiz) Nehir'in bu okula anasınıfından başlamış olması. Okulda nerede yemek yenir, spor salonu nerdedir, servis düzeni, okula giriş çıkış gibi konularda zaten oryante olmuş olarak ilkokula başlıyor. Ama tabii o da ilkokul 1. sınıfın anasınıfından farklı olacağının bilincinde ve merak ettiği şeyler yok değil. Biz anne baba olarak Nehir karşısında rahat bir tutum sergilemeye, sorduğu tüm soruları cevaplamaya ve bu sayede merakını gidermeye çalıştık bu süreçte. Kendi eğlenceli, komik ilkokul 1. sınıf anılarımızı anlattık. Tüm hazırlık süreçlerine onu dahil ettik, heveslendirdik. Olumsuza değil, olumluya odaklandık, yani "korkacak bir şey yok" gibi cümleler kurmayıp, onun yerine "1. sınıf da yeni yeni şeyler öğreneceksin, yeni arkadaşlar edineceksin, herşey çok güzel olacak" dedik.

Sizlere nacizane tavsiyem; çocuğunuzun gideceği okulla ilgili önceden bilgi sahibi olup çocuğunuzun sorularına tam olarak cevap vermeniz, olumsuzu hatırlatacak cümleler kurmamanız (sakın ağlama, korkma sakın.. gibi), herşeyi hazır edip çocuğuzun önüne sunmak yerine, hazırlık süreçlerine onu dahil etmeniz (alışverişe birlikte çıkma, etiketlemeyi birlikte yapma... gibi), çocuğunuzu heveslendirmeniz, başka çocuklarla asla kıyaslamamanız (bak arkadaşın ağlıyor mu, bak o annesini hiç üzmüyor... gibi), kendi 1. sınıf anılarınızla (gergin ve stresli olanlar değil, eğlenceli ve komik olanlarla) ortamı neşelendirmeniz, tereddütsüz ve net olmanız, kendi heyecan ve kaygınızı çocuğunuza yansıtmamanız.. Çocuğunuz karşısında rahat davranan anne babasını gördükçe, mutlu bir şekilde ailecek hazırlık yapmanın keyfine vardıkça, okulda neyle karşılaşacağı, orada ne kadar süre kalacağı, nasıl gidip geleceği, kendisini kimin karşılayacağı vs konularda net bilgiler aldıkça rahatlayacak ve sıkıntısız olarak uyum sürecini atlatacaktır bana göre.
Şimdiden, eğitim hayatına ilk adımını atan tüm miniklerimizi kutluyor, gözlerinden öpüyorum. Hepimiz mutlu bir sene geçirelim, en büyük dileğim..



Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...