23 Ağustos 2016 Salı

KÜTÜPHANEMİZ 96- PİRİNÇ LAPASI VE KÜÇÜK EJDERHA

PİRİNÇ LAPASI VE KÜÇÜK EJDERHA
Feridun ORAL
Yapı Kredi Yayınları 

Nehir'in 5 yaşını 100 kitap yazısı ile karşılamak istemiştim. 5 yaş doğum gününü bir-iki hafta önce kutlamış olsak da hedefime ulaşabilmek için gayret ediyorum. Buraya yazamadığım pek çok kitabımızdan peşpeşe kısa kısa da olsa bahsetme gayretim bu yüzden.



Çok beğendiğimiz bir başka Feridun Oral kitabı. Yutiçinde ve yurtdışında pek çok ödül almış bir öykü. Çizimleri ve hikayesi ile Nehir'in ve benim gönlümüzü fethetti.


Küçük ejderha hergün pirinç lapası yemekten bıkmış ve canı değişik birşeyler yemek istemektedir. Üstelik doğum gününe de çok az kalan küçük ejderha, artık büyüdüğünü düşündüğünden tek başına ormana gitmek ve kendi yiyeceğini bulmak için anne ve babasından izin ister. Yol boyunca havuç toplayan tavşandan, ağaçta hindistan cevizi toplayan maymuna kadar pekçok hayvanla karşılaşır. İlk aklına gelen bu hayvanları yemek olsa da sonra fikrini değiştirip yoluna devam eder. En son karşılaştığı ve yine yemeyi düşündüğü filin yanına geldiğinde açlıktan bayılır. Fil ona yardım eder, hortumundaki su ile önce ayıltır, sonra da içmesi için ikram eder. Bu iyilik ve ikram karşısında Küçük Ejderha fil ile ve diğer hayvanlar ile arkadaş olur. Herbirini doğum günü partisine davet eder. Davet edildiklerine çok mutlu olan hayvanlar ellerinde birer sepet meyve hediyesi ile çıkagelirler. 






KÜÇÜKKUYU- ASSOS- KAZ DAĞLARI GEZİMİZ



Yaz bitmeden, fazla iznimiz de olmadığından 4 günlük kısa bir deniz ve kültür tatili daha sıkıştırdık araya. Temmuz sonu Antalya'da bir haftalık güzel bir otel tatili yapmıştık. Bu kez ne zamandır aklımızda olan Assos-Küçükkuyu taraflarına yol aldık. İnsan keyifli zaman geçirince, mutlu olunca 4 gün, 8 gün gibi geliyormuş hakikaten. Hepimize çok iyi geldi bu küçük tatil.


Ayvacık- Assos yolu üzerinde, denize sıfır, bungalow evlerden oluşan, temiz, samimi, arkasını Kaz Dağları'na vermiş, bahçesi zeytin ağaçlarıyla bezeli bir motelde konakladık. Deniz çok temiz, durgun, enfesti. Buranın suyu biraz soğuk yalnız ama Antalya'nın sıcacık denizinden sonra bu soğuk deniz iyi bile geldi, hatta çok hoşumuza gitti. Şükür Nehir de rahatsız olmadı suyun soğukluğundan. Yüzme konusunda epey kendisini geliştirdi. Henüz kollukları atamasa da biraz daha uzun deniz tatili fırsatı olsa eminim atardı. Seneye artık inşallah. Açıkta güneşlenmek ve üzerinde soluklanıp dinlenmek için bir duba demirlemiş. Bzimle kaç kez bu dubaya kadar yüzüp döndü. Otel bahçesindeki Baget'le (otelin köpeği)  arkadaş oldu. Gezmeyi çok seven, her ortamdan keyif almasını bilen kuzum burada da çok eğlendi.


Otel dışında, Küçükkuyu Liman'ı da gezdik bir akşam. Sahil oldukça renkli ve hareketliydi. Kaz dağlarında görülmesi gereken yerlerin başında tavsiye edilen Yeşilyurt köyü'ne gittik. Köy içini dolaşıp, ağaçlar altındaki cafelerden birinde birşeyler yiyip içip, zeytinyağı-zeytin alışverişi yaptık buradan. 


Yine Kaz Dağları'nda koruma altına alınmış, pek çok dizi ve belgesele ev sahipliği yapmış ve yapmakta olan Adatepe Köyü'nü gezdik. Çınaraltında oturup Karadut suyu ve Koruk'un tadına baktık. Zeytinli, kekikli, otlu dondurmalardan tattık ömrümüzde ilk kez. Kekik, zeytin çiçeği kolonyası aldık. Tarihi taş evleri kısa bir şekilde turlayıp; Zeus'un Truva savaşını yönettiği ve karısı Hera'ya aşık olduğu yer olduğu rivayet edilen Zeus Altarı' nı gezdik. Altar'a ulaşmak için araç giremeyen bir yoldan zorlu bir yürüyüş yaptık ama sonunda gördüğümüz manzara bu yorgunluğa değdi. Tüm Edremit körfezini gözlerimiz önüne seren manzara karşısında büyülendik. 


Çocuklar için öğrenme sadece masa başında olmuyor inanın. Kitaplardan öğrenebileceklerinden çok daha fazlasını tecrübe ederek öğreniyorlar. O yüzden çocuklara yeni şeyler deneyimleyebilecekleri fırsatları, imkanlar ölçüsünde sunmak gerektiğine inanıyorum. Feribota binip körfezi geçmek, Kaz Dağları'nın oksijenini  solumak,  görmediği biryer görmek, hiç duymadığı bir kelimeyi duymak, denize bir taş atmak, tarihi bir anıtı görmek için yol yürümek yorulmak, en önemlsi tüm bunları anne ve babası ile birlikte yapmak bir çocuk için unutmayacak şeyler olsa gerek. 


Nehir çok mutlu.


Zeus Altarı'ndan manzara.

Altar'a çıkarken.
Yorgun ama keyifli bir tırmanış.
Adatepe Köyü

Kaz Dağları- Yeşilyurt Köyü

Küçükkuyu Liman.

Otelimizde akşam yemeği.

Otel bahçesinde, zeytin ağaçları altında.

Yakamoz manzarasını yakalamışken..

16 Ağustos 2016 Salı

KÜTÜPHANEMİZ 95- BABAANNEM KİME BENZİYOR

BABAANNEM KİME BENZİYOR

Feridun ORAL
Yapı Kredi Yayınları

Ali resim yapmayı çok seven bir küçük çocuktur, bir de babaannesinin anlttığı masalları dinlemeyi. Babaannesi ona masal anlatırken türlü hayvan taklitleri yapıyor, kılıktan kılığa bürünüyordur. Ali birgün dedesine sorar; "babaannem kime benziyor, baykuşa mı, keçiye mi, tavşana mı?" Dedesi de Ali'nin her sorusuna tek tek sıkılmadan cevap verir. En son Ali "Babaannem sence kime benziyor, dede?" diye sorduğunda, "baaannen bence en çok sana benziyor, senin gözlerin de küçük bir kuzununkilere" diye cevap verir dedesi. O gün Ali, babaannesinin, dedesinin ve kendisine benzeyen küçük bir kuzunun resmini çizer.

Özellikle resimleriyle ve içerisinde yeralan onlarca hayvan ile çocukların ilgisini çekecek bir kitap. Eski bir fotoğraftan yola çıkılarak hazırlanmış harika bir öykü. Kesinikle tavsiye ederiz.



 

KÜTÜPHANEMİZ 94- BENEKLİ FAREMİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

BENEKLİ FAREMİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Feridun ORAL
Yapı Kredi Yayınları

Nehir'e klasik masalları (bazılarını) okuyup anlatmayı sevmiyorum, çünkü bazılarında öyle vahşet anları var ki ister istemez sansürlemek zorunda kalıyorum buraları. Mesela Pamuk Prenses'in üvey annesinin, onun öldürülmesini istemesi, saray muhafızının ona kıyamayıp bir orman hayvanının kalbini çıkarıp kraliçeye götürmesi gibi. Bunu bir çocuğa masal diye anlatmayı hiç uygun bulmuyorum. Ya da Ağustos Böceği ile Karınca masalında, ne olurdu karınca yediğinin bir lokmasını arkadaşıyla paylaşsa. Ders vereceğim diye arkadaşını o soğukta aç ve üşümüş bir halde bırakması doğru muydu? Son bir örnek, aklım hafsalam almıyor; Hansel ve Gratel'in babası üvey karısının  sözüne bakıp da çocuklarını nasıl götürüp ormana bırakabildi ? 

Bu kitap klasik masalları benim gibi direkt olarak anlatamayan ebeveynlere güzel bir alternatif olabilir. Kahramanımız masal dinlemeyi çok seven bir minik kedicik. Bir gece yine dedesinin anlattığı masalları dinlerken uyuyakalır ve çok güzel bir rüya görür. Rüyasında oyuncak benekli faresini ararken, Fareli Köyün Kavalcısı'ndan, Kırmızı Başlıklı Kız'a, Pinokyo'ya kadar pekçok masal kahramanı ile karşılaşır. 

Çok eğlenceli bir öykü. Nehir'le çok sevdik.

 


15 Ağustos 2016 Pazartesi

PAKOLİNO AKTİVİTE KUTULARI- KAMPA GİDİYORUZ TEMASI

Nehir'le çok severek yaptığımız Pakolino aktivite kutumuzun bu ayki teması kamp. Kamp feneri yapıp, balık tutacağımız harika bir tema. İlk etkinlik kamp feneri hazırlamak. Nehir fenerin ayaklarını nokta stickerlarla bir güzel süsleyerek işe başladı. Sonra fenerin içinden ışık geçecek olan deliklerini kalem yardımıyla tek tek açtı. Pilli mumu yerine yerleştirip, karton parçaları da birbirine monte ettikten sonra fenerimiz hazırdı.







İkinci etkinlik tüm çocukların çok sevdiği balık tutma oyunu. Balıklarımızı hazırlayıp, süsledik, oynar göz yapıştırdık. Oltamızı hazırladık. Balıklarımızı kah mavi spor matımızın üzerine, kah bir kova suyun içine serpiştirip oynuyoruz balık tutma oyununu. Balıkları yakaladıktan sonra, kamp fenerinin üzerinde ızgarada pişirip, babasına da ikram ediyoruz. Hayal gücünü, dil ve motor gelişimini destekleyen çok yönlü bir oyun.






Son etkinlik renkli domino kartları. Bu etkinliği 1-2 gün sonra çıkacağımız mini tatil için saklıyorum. Bavula atıp götüreceğim. Orada sıkıldığımız bir anın kurtarıcısı olacaktır diye düşünüyorum.

Sizler de aylık,3 aylık ya da 12 aylık üyelik seçenekleri ile bu eğlenceli etkinlikleri çocuğunuzla denemek isterseniz http://www.pakolino.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz. 





(Nehir 5 yaşında)

8 Ağustos 2016 Pazartesi

KÜTÜPHANEMİZ 93- FARKLI AMA AYNI

FARKLI AMA AYNI
Feridun ORAL
Yapı Kredi Yayınları

Feridun Oral kitaplarını yeni keşfettik. Peşpeşe birkaç kitabını okuduk ve hepsine bayıldık. Bunları sırayla paylaşacağım sizlerle ama önceliği Farklı ama Aynı kitabına vermek istedim. Feridun Oral "engellerin" aslında hiçbirşeye; arkadaşlığa, dostluğa, yardım etmeye, sevmeye, aile olmaya engel olmadığını hayvanların dünyası üzerinden bir hikayeyle anlatıyor çocuklarımıza. 

Çoban yeni doğan keçi yavrusunun diğerleinden farklı olduğunu keşfeder birgün; ön ayakları tutmuyordur yavrunun. Günler sonra çobanın bulduğu fevkalade çözümle, o da artık diğer yavrular gibi etrafta koşturup oynayabilir hale gelir.





 

NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ

Çocukla gidilebilecek yerlerin en güzellerinden birtanesi. Biz Cumartesi sabahı termosumuzla çayımızı, simidimizi, kahvaltılıklarımızı alıp gittik. Böyle yapmazsanız orada aç kalırsınız zaten, aklınızda olsun; bahçe içerisinde işletilen herhangi bir yeme- içme mekanı yok. Girişte mesire adasında üzeri gölgelikli tahta piknik masaları var. Oyun bahçesine yakın olan birtanesine oturup, keyifli uzun bir kahvaltı yaptık. 

Nehir oyun bahçesine gelip gidip oynadı. Oyun bahçesinde herbiri tahtadan çeşitli oyuncaklar, bir de ağaç ev var. Nehir en çok bu ağaç evde vakit geçirdi. Sarmaşık bitkilerle hazırlanmış labirenti ailecek çözüp, labirentin sonudaki kuleye ulaştık. Çimlerde köpük baloncuk yaptık. Göl kenarında fotoğraf çekildik. Kaz sürüsünü, renk renk balıkları, kaplumbağa ailesini izledik. Bir yeşil kurbağacık ve bir güzel nilüfer de günün kazanımlarından oldu. Tabii en önemli kazanım ailecek birarada geçirilen vakitti. 

Biz hava çok sıcak olduğundan bahçenin içerilerine yürüyüş yapmadık bu sefer ama bahar aylarında çok çeşitli bitkileri keşfetmek için bahçenin diğer bölümlerine uzun, keyifli bir yürüyüş yapılabilir. 






NEHİR'İN 5 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI


Biriciğimin doğum günü. İyi ki doğmuş canımın içi. Hayatımızı renklendiren, babasıyla beni neşelendiren, evimizin herşeyi, iyi ki bizim kızımız olmuş. Kuzum doğum gününde annanesindeydi, biz babasıyla akşam iş dönüşü, uçan balonlar, pasta ve hediye alıp gittik, süpriz yaptık, inanılmaz derecede şaşırdı, çok mutlu oldu kuzum. Bu ilk kutlamamız oldu.






İkinci büyük kutlama haftasonu aile büyüklerimizle birlikte oldu. Pembe-beyaz partimizde bu sefer çok fazla abartıya kaçmadan evde bir masa süsleyip, ikramlar hazırladım. Ben biraz yoruldum ama kızımın mutluluğu için tabii ki tüm yorgunluğa değer. Nehir'i ve bizleri seven, değer veren, doğumgünümüze katılan canım aileme sonsuz teşekkürler.








1 Ağustos 2016 Pazartesi

KÜTÜPHANEMİZ 92- ŞUŞU, CAN VE DÖRT TEKER

ŞUŞU, CAN VE DÖRT TEKER
Yıldıray KARAKİYA
Redhouse Yayıncılık

Serinin ilk kitabı Şuşu ve Üçtekeri' nden sonra merakla beklediğimiz ikinci kitap da elimize ulaştı. Okur okumaz çok sevdi Nehir. Bu kitapta, Şuşu üç tekerinde, tekerlekli sandalyedeki Can dört tekerinde parkta karşılaşıyor; aynı oyunları oynuyor, aynı haylazlıkları yapıyor, aynı azarları işitiyorlar. Aslında ikisi de coşkulu birer çocuk ve biz farklı olduklarını düşünmezsek hiç de fark yok aralarında. 

Çocuklarımıza öğretmemiz gereken bazı değerler olduğuna inanıyorum ve bunu hem davranışlarımızla örnek olarak hem de bu tarz kitapları okuyarak yapabileceğimizi düşünüyorum. 




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...