6 Haziran 2016 Pazartesi

YUVACIK AYTEPE GEZİMİZ



Geçtiğimiz Cumartesi, Ramazan öncesi son bir kahvaltı keyfi yapalım, yine doğada temiz hava alabileceğimiz bir yer bulalım dedik. İstanbul'a 1,5 saat uzaktaki Yuvacık'ta karar kıldık. Hava durumu yağmur gösteriyordu. Yağmur da yağsa bir kahvaltı yapar, bir temiz hava alır döneriz dedik. Ama şansımıza pırıl pırıl güneşli bir gün oldu. 


Yuvacık'a vardığımızda önce yemyeşil dağların eteğindeki baraj gölünün muhteşem manzarası ile büyülendik. Aytepeye doğru tırmanışa geçtik. Yukarıya doğru çıktıkça yeşilin içinde kaybolmak harika bir duyguydu. Aytepe'ye vardığımızda yerden 900 metre yüksekteydik ve ben bulutları çocukluğumdan beri bu kadar güzel gördüğümü hatırlamıyorum, uzansak tutacak gibiydik. Tertemiz oksijeni içimize çekmeye doyamadık. Burada Parpalia Konaklama&Restaurant'a kahvaltı için oturduk. Gelen köy kahvaltısı tadına doyulmazdı. Nehir gider gitmez ortamı o kadar sevdi ki, mutluluktan gelip gidip bizi kucakladı. Verandadaki masalarda oturup, kuş cıvıltıları ve koyunların meleşmeleri arasında iki kişi bir demlik çayı hüplettik. Nehir'in bile iştahı açıldı temiz havada, bol bol yedi herşeyden. 


Öğle saatine sarkan uzun bir kahvaltının ardından, oyun parkının da olduğu yemyeşil çimlerin üzerine attık kendimizi. Kilimimizi serip, kah uzandık, kah voleybol oynadık, kah hamakta sallandık, kah salıncakta. Nehir parkta oynamaya doydu. Yorulduğunda birlikte hamağa uzanıp uyuduk biraz. Nehir uyandıktan sonra ormanın içine kısa bir yürürüş yaptık. Burada trekking turları bolca yapılıyor zaten ancak bizim Nehir'le çok uzun yürüme şansımız yok, bu aralar nedense yürümekten hoşlanmıyor, yorulup kucak istiyor hemen. En azından ormanın içini de gezip gördük. 


Aytepe'den tüm Kocaeli ve körfez manzarasını kuşbakışı izlemek mümkün. Manzaraya, çimlerde keyif yapmaya doyamadık. Akşam yemeğini de burada yemeye karar verdik. Kiremitte alabalık, saç kavurma, köfte gibi birbirinden lezzetli seçenekler var. Yemeğin üzerine de kahvaltıdaki gibi bir demlik çay gelmez mi masamıza. Keyfimize keyif kattı gerçekten.

Yemek ve çay sonrası dönüş yoluna geçtik. Nehir konaklamayı çok istedi, ona söz verdik birdahaki sefer konaklamalı gelmeye. Dönüş yolunda eşime dedim ki, bu yeri bloğa yazıp yazmamaya kararsızım. Neden diye sordu. Çok kişi öğrenmesin, bu doğallık bozulmasın, kalabalıklaşmasın dedim. Güldü. Şaka biryana ben bloglardan öyle çok şey okuyup öğreniyorum ki, benim de yazmak boynumun borcu.

Gider gezerseniz bana da yorum yazın muhakkak, olur mu?








     
Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...