16 Mayıs 2016 Pazartesi

GÜNÜBİRLİK SAKARYA-POYRAZLAR GÖLÜ VE KARASU-ACARLAR LONGOZU GEZİMİZ



Nehir bu haftasonu gezilerine çok alıştı, biz plan yapmasak da o soruyor, "yarın tatil nereye gideceğiz" diyor mesela, ya da biryerden ayrılırken "şimdi nereye gideceğiz" diyor, "yarın ne yapalım" diye soruyor. Ve Nehir'le gezmek bu sene geçen yıllara göre çok daha rahat, tüm gün dışarıda kalmak hiç sorun olmuyor. Artık iyice büyümüş benim kızım (maşallah.) Kahvaltıya da gitsek, mangal da yaksak; biz ne yersek onu yiyor. 

Bu haftasonu da evde kahvaltı sonrası saat 10 gibi yola çıktık. Sakarya Poyrazlar gölü ilk durağımızdı. Bu sefer mangal ve piknik malzemelerimizi de yanımıza aldık. Yol yaklaşık 2 saat sürdü. Gittiğimizde hemen göl kenarında, hem de ağaç altında gölgede bir masa bulduk. Örtümüzü serdik, mangalımızı yaktık. Gölün manzarası harika. Hem yeşil hem mavi birarada. Bir kaz sürüsü bizi hiç yalnız bırakmadı. Ekmekle besledik onları. Salıncaklar da koymuşlar piknik alanına. Nehir salıncakta sallandı, göle taş attı, top oynadı, kazları besledi. Bir de göl etrafında tur atan müzikli gezi treni (otobüsü) vardı. Nehir'in ısrarıyla ona da bindik. Hem piknik alanının görmediğimiz yerlerini keşfettik, hem müzik eşliğinde coştuk, hem de göl manzarasını doyasıya izledik. İyi ki istemiş Nehir.

Buraya doyduktan sonra ikinci durak Karasu-Acarlar Longozu. Türkiye'nin İğneada'dan sonra en büyük ikinci longozu. Longoz suya batık orman demekmiş, nehirlerin getirdiği kum ve toprakların birikip oluşturduğu küçük tepecikler orman içinin suyla dolmasına sebep oluyormuş. Biz gidiş yolunda navigasyonun azizliğine uğradık, zorlu köy yollarında ilerleyip, longozun herhangi bir tesis olmayan diğer ucuna ulaştık. Köylüler çok kişinin aynı hataya düştüğünü söylediler navigasyon yüzünden .:-) Neyse bize yolu tarif ettiler ve zorlu da olsa bu güzelliğe ulaştık. Ördek, kaz sürülerinin, nilüferlerin, yemyeşil bir doğanın ortasındaydık. Tesisler çok kaliteli olmasa da ufak tefek birşeyler atıştırmak için idare eder. Ayrıca burada kendi mangalınızı getiremeseniz de tesisten kiralayıp, su kenarındaki kamelyalarda oturup mangal ya da semaver keyfi yapabiliyorsunuz. Biz akşam üzeri olduğundan çok az etrafı turlayıp, birer gözleme yiyip, yine ördekleri besleyip ve Nehir'in ısrarıyla biraz parkta oynayıp saat akşam 8 i geçerken oradan ayrıldık. Gece 22.30 gibi evimizdeydik. Nehir "anne bugün ne güzel gezdik değil mi, hiç eve gelmedik" dedi :-)








Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...