6 Nisan 2016 Çarşamba

ÖZGÜRLÜK PARKI'NDA BİR GÜN

Bahar geldi mi, geliyor mu derken, geçtiğimiz Pazar güneş iyiden iyiye yüzünü gösterdi. Nehir'le bütün kıştır, havaların ısınıp, koruları, parkları gezeceğimiz günlerin hayalini kuruyoruz. Hatta Evini Arayan Ardıç Tohumu kitabımızdan (kitabı ayrıca yazacağım) İstanbul'un korularını öğreniyor, işaretliyor ve baharda hepsini tek tek dolaşmayı planlıyoruz. Geçtiğimiz Pazar günü havayı sıcak bulunca plansızca evden çıktık, geçen yıl birkaç kez gidip çok sevdiğimiz Selamiçeşme Özgürlük Parkı'na gittik. Bu park çoluk çocuk gidip, gezmek için ideal. Yeşil alan, yürüyüş parkurları, bisiklet yolu, park, yeme-içme için kafe'ler mevcut. İnteraktif Çocuk kütüphanesi' de bu parkın içerisinde. Biz Nehir'in bisikletini de alıp çıktık. Yürüyüş yaptık, çimlere uzandık, Nehir bisiklet sürdü, parkta oynadı, acıkınca kafede birşeyler atıştırdık. Hulahup alıp oynadık, Nehir son günlerde favorisi olan köpük baloncukları uçurdu bol bol. 

Eşimle ve Nehir'le başbaşa, dolu dolu geçen tatil günlerini çok seviyorum. Sohbet etmek, şakalaşmak, gülüşmek için bol bol zamanımız olması, birşeylere yetişme telaşı olmadan oturup birlikte anın tadını çıkarmak mükemmel. Çağımızın en büyük sorununun zamansızlık ve birşeylere yetişme telaşı olduğunu ve çocukları strese sokan şeyin de sürekli birşeyler için acele ettirilmeleri olduğunu keşfettim kendimce. "Çabuk kalk servis gelecek, hemen yat sabah uyanamayacaksın, kahvaltını hızlı ye geç kalacağız...." Zavallıların evde gönüllerince koltuğa uzanıp keyif yapacak zamanları bile yok, hele haftaiçi tam gün okula gittiklerini düşünürsek. O yüzden haftasonları olsun, Nehir'e gönlünce oynaması, boş boş uzanması, dışarıdaysak aylak aylak gezinmesi, dikkatini çeken birşey gördüğünde durup incelemesi için zaman tanımaya çalışıyorum; "hadi Nehir" demeden. Ve böyle zamanlar Nehir'e de çok iyi geliyor, hissedebiliyorum.

Sevgiye kalın,
baharın tadını çıkarın..






Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...