20 Nisan 2016 Çarşamba

ÇOCUK NEDİR, NE DEĞİLDİR ?

Çevremdeki çocuklu aileleri gözlemliyorum zaman zaman; çocuklarını kendi gerçekleşmemiş hayallerini gerçekleştirecek küçük askerleri olarak görüyor kimisi, kimisi adeta tamamlanmasi gereken bir proje gibi düşünüp, mükemmel çocuğu yaratmaya çalışıyor. Bazıları için çocukları ailelerinin reklamı için var sanki, "en mutlu aile bizim ailemiz" sloganının hakkını vermeye çalışıyorlar her hal ve hareketleriyle. Bazıları için durum daha vahim, başkalarının çocuğu ne yapıyorsa kendi çocuğu da yapsın istiyor, o yüzden çocuk komşu kızı Ayşe gidiyor diye baleye, kuzeni Mehmet gidiyor diye sanat kursuna gidiyor, eksik kalmasın diye enstürman dersleri alıyor. Sürekli bir yarış halinde, başkalarının çocuklarına yetişmeye çalışıyor; yine de ailesini mutlu edemiyor. Bazı anne-babalar için çocukları onlar ne derse yapmak zorunda olan ipli kuklalar. Kendi benlikleri, kişilikleri, istek ve arzuları hiçe sayılıyor. Sesleri çıkacak olsa hemen susturuluyor, bastırılıyorlar. Bazı anne ve babaların sevgisi koşula bağlı; çocuk iyi ve usluysa sevileceğine inandırılıyor; yaramazlık yaparsa annesi başkasının annesi olur, ya da artık onu sevmez tehditleriyle bir zaman sonra yaramazlık yapmaktan hatta merak etmekten, soru sormaktan vazgeçiyor. Kimi anne babalar sağda solda demokrat olmakla övünüp kendi evlerinin içinde demokrasinin esamesini okutmuyor, hiçbir konuda çocuğun fikrini almıyor; kahvaltıda ne yeneceğinden, hangi kıyafetin giyileceğine, çocuğun hangi kitabı okuyup, hangi kurslara gideceğine A'dan Z'ye herşeye çocuk adına kendileri karar veriyorlar. Bazıları ise fazla müsamahakar; çocuk bana bulaşmasında ne istiyorsa vereyim düşüncesiyle çocuklarını, hayatta neyi arzu ederse gerçekleşeceğine inanan birer prens ve prensese dönüştürmüşler. Kimisi aşırı kuralcı; çocuğun yemek, uyku, hatta tuvalet saatlerini planlamış, dakika sapmasına izin vermiyor; çocuk pilli bebek gibi herşeyi saatle yapıyor. Bazıları disiplin delisi; daha 2 yaşında bebeğe disiplin sağlayacağım diye bağırıp çağırıp kendi deyimiyle adam etmeye uğraşıyor. 

Modern zaman anne-babalarının kafaları çok karışık gördüğünüz gibi. Biliçsizce ya da bilerek yapılan hatalar zinciri var. Oysa çocuklar ne bizim pilli bebeklerimiz, ne askerimiz, ne ismimizin önünde hoş duracak birer etiket. Onlar bize Allah'ın emaneti, koruyup kollamakla ve her zaman doğruları öğreterek hayata hazırlamakla mükellef olduğumuz ve günü geldiğinde de yuvadan uçup gitmelerine izin vereceğimiz evimizin küçük misafirleri. Emanete sahip çıkma düşüncesiyle hareket edersek, onları yuvadan uçacakları o güne kadar hoş tutmakla ve bakıp korumakla yükümlü olduğumuz misafirimiz gibi görürsek, sevgi ekseninden uzaklaşmazsak, yarışa sokmaz ve benliklerini ifade etmelerine olanak tanırsak güzel bir denge yakalamış oluruz bence.


Sevgiyle kalın..







Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...