10 Şubat 2016 Çarşamba

TELEVİZYONSUZ HAYAT, OH NE RAHAT..

Bizim evi bilen bilir, bilmeyen söyleriz inanmaz televizyon izlemeyiz ailecek. Televizyon çoğu zaman kapalıdır, çok nadir maç varsa açıktır hatta uzun zamandır o da kapalıdır (eşim mobil tv almış, tabletin küçücük ekranından izler garibim maçlarını). Nehir de izlemez biz de. Nehir' e bazı güzel, yaşına uygun olduğunu düşündüğümüz, kavgasız gürültüsüz animasyonların cdsini alırız ya da internetten online bağlanır açarız, yanına mısır patlatır ailecek izleriz. Biz eşimle Nehir uyuduktan sonra ya sinema filmi ya da takip ettiğimiz yabancı dizi varsa o sıralar, açar izleriz. 

Bazen işyerinde ya da arkadaş çevresinde bir Tv programı ya da dizi ile ilgili konuşmalar geçerken cahil kalıyor eşlik edemiyorum, ben izlemiyorum televizyon diyorum. Gülüyorlar, tabii sadece belgesel diy mi diyorlar. Hayır kendimi cool ya da entel gösterme çabam yok, hayır yalan söylemiyorum; sadece böyle bir vaktim yok ve akşamları çocuğumla birlikte geçireceğimiz kısacık zamanımız televizyonun gürültüsü ile kirlensin istemiyorum. Çocuğum TV'deki Türkçe mi bir başka dil mi olduğu belli olmayan o garip dile maruz kalacağına, kitaplardaki şiirsel dile maruz kalsın istiyorum. Ayrıca zamanında ben de izlerdim ama artık televizyondaki hep birbirini tekrar eden dizilerden ve saçma sapan programlardan sıkıldım. Haber ya da doğru dürüst tartışma programı da kalmadığına göre.. Belki ilgimi çekebilecek kaliteli programlar da vardır ama onlardan da bihaberim. Eşim de benimle aynı fikirde, Nehir'i münkün mertebe tablet, tv ve televizyondan uzak tutmaya çalışıyoruz. Yaş grubu, ilgi alanı ayırt edilmeksizin herkesin aynı anda aynı Tv programını hipnotize olmuşlar gibi izlemelerinde zaten bir yanlışlık olmalı düşününce değil mi.

Anneliğimde hatalarım olmuştur, oluyordur; eksik kaldığım noktalar vardır muhakkak. Ancak eşimle ekran kullanımı konusunda içimiz rahat, çok şükür. Nehir ancak hasta olduğu zamanlar, okula gidemeyip anneannesine gittiğinde çizgi film kanallarını izliyor. Bildiği çizgi filmler varsa da oradan biliyor. He bir de birkez bile filmini izlemeyip tanıdığı sevdiği çizgi film kahramanları yok mu var. Elsa örneğin. Yaklaşık 1 yıldır Elsa hayranlığı var Nehir'in. Çizgi filmini ise ilk kez geçen Cuma, okulda cd gününde izlemiş. 

Küçük bir anı paylaşayım geçen haftasonundan. Nehir kuzeninden mi bir arkadaşından mı duymuş; "akşam saat dokuz buçukta süper kahramanlar çizgi filmi başlayacak açabilir miyiz" dedi. Kızım o saatte yatacağız filan dediysek de yok, çok meraklanmış. Açtık söylediği kanalı ama baktım pek de yaşına göre olmayan acayip çizgi filmler oynuyor. Bu sıralar okuduğumuz bir masal kitabı var, bölümler halinde çeşit çeşit masallar var içinde. Bir gün önce kurbağa prensin birkaç bölümünü okumuştuk. "Nehir, hadi kapat televizyonu da kurbağa prensin kalan bölümlerini okuyalım" dedim. "Hepsini mii" dedi. Tabii dedim. Koştu televizyonu kapattı, kitabını alıp geldi. Ne mutlu bize, diye düşündüm içimden, kitapları televizyona tercih eden bir çocuğumuz var. "Banane ben televizyon seyredeceğim" diyebilirdi, ben "oh hazır çocuk televizyon izlerken ben de rahatça işlerimi yapayım, telefonumu karıştırayım" diyebilirdim. Demedik. Umarım televizyonsuz hayatımız böyle devam eder. 




Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...