1 Şubat 2016 Pazartesi

KÜTÜPHANEMİZ 79-80-81-82 DENİZALTINDAN MASALLAR CUP CUP - MASAL OTOBÜSÜ DÜT DÜT- MASAL BALONU PUF PUF- NASREDDİN HOCA İLE KIKIR KIKIR

DENİZALTINDAN MASALLAR CUP CUP
MASAL OTOBÜSÜ DÜT DÜT
MASAL BALONU PUF PUF
NASREDDİN HOCA İLE KIKIR KIKIR
Timaş Yayınları

Timaş Yayınları'ndan çıkan bu masal kitaplarına Nehir bayılıyor. Kitapların bir çoğu masallar ile değerler eğitimi içerikli. Herbiri bir başka güzel davranışı öven kısa kısa masallardan oluşuyor. Nasreddin Hoca kitabı ise fıkralar ile değerler eğitimi içeriyor. Nehir, Nasreddin Hoca fıkraları dinlemeye bayılıyor bir süredir, o yüzden bu kitabı da çok sevdi. Özellikle Kazan Doğurdu, Başını Camda Unutmasın, Elimi Al favori fıkraları. Nasreddin Hoca gibi kültürümüzün önemli bir figürünü Nehir'in tanımasını istiyordum, bu fıkra kitabı bu bakımdan da çok iyi oldu. 

Biz her akşam uyku öncesi üçer masal okuyoruz bu aralar. Bir de Nehir odasına çekilip, kendi kendisine okuyup anlatıyor. Bazen satır satır ezberden anlatıyor, bazen de tamamen hayal gücü ile yazıyor (ya da uyduruyor diyeyim)  :-)

Burada aklıma gelmişken Nehir odasında kendi kendine kitap okurken kulak misafiri olduğum bir andan aklımda kalanları yazayım. Bu kitaplar değildi, Kumkurdu idi. Kitabı açmış anlatıyordu. (Zackarina bir sabah sulu boya yapmak istemiş, boyalarını ve cam bardakla suyunu almış. Ama boya yaparken eli çarpmış su dökülmüş, annesi gelmiş, ne oldu diye sormuş, Zackarina -ben döktüm ama istemeden oldu- demiş, annesi - doğruyu söylediğin için o zaman ben de sana çok teşekkür ederim, gel seni bir öpeyim- demiş, -ama lütfen rica ediyorum, cam bardaktan uzak dur, basma- demiş. Sonra annesi yerleri temizlemiş, Zackarina boyasına devam etmiş, birden aklına su gelmiş. Annesinden bir bardak su istemiş, o da bir bardak çeşme suyu doldurup, Zackarina'ya vermiş......"  hikaye devam ediyor.  

 Bir başka hikayeden duyabildiklerim (duyabildiklerim diyorum çünkü bunları anlatırken, bizi odasına almıyor .-)   "Zackarina'nın babası birgün kursa gitmiş, ayakkabılarının altında üçgen ve kare şekiller varmış, yürürken pati pati ayak izleri oluşuyormuş, Zackarina bu izleri takip edip babasının kursuna gitmiş; birgün de izleri takip edip babasının işyerine gitmiş. Babası, -ama Zackarina burası çocuklar için değil, büyüklere göre biryer, hadi aynı izleri takip edip eve dön- demiş...." bu hikaye de daha uzuyor... 

Bir başkası; " Zackarina bir sabah uyanmış ve güneşe dokunmak istemiş. Kitaplarını üstüste dizmiş ve kitaplarının üzerine çıkarak çatıya çıkmış ve uzanıp güneşe dokunmuş. Sonra babası gelmiş, -Zackarina nerdesin- demiş. -Çatıya çıkıp, güneşe dokundum- demiş Zackarina, -ne harika bir fikir, ben de çıkmak isterim- demiş babası. -tamam, sen büyüksün ya, kitapları dizmene gerek yok, atlayıp çık çatıya- demiş Zackarina, ama Zackarina çatıya sabun sürdüğü için babası kaymış ve çıkamamış. Üzülme demiş Zackarina, -birdahaki sefer tekrar denersin-.     :-)))))

Hayal gücüne hayran kalmıyor değilim. Bir de kendimize ayna tutmuş gibi hissediyorum Nehir'i dinlerken. Nehir'le ilişkimiz hakkında az çok fikir vermiştir size de.. Yalnız babası için bu hain plan neden onu anlayamadım, sabun sürüp düşürmeler falan :-)))  

Kitaplara dönersek, kitaplarımızın kapak sayfa fotoğrafları ve birkaç örnek sayfa aşağıda.







Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...