25 Aralık 2015 Cuma

ÇOCUKLARDA SANAT EĞİTİMİ

ÇOCUKLARDA SANAT EĞİTİMİ
Susan STRIKER
Epsilon Yayınevi




Susan Striker'ın bu kitabını okumak için epey geç kaldığımı üzülerek belirteyim öncelikle. Bana göre hamileyken ya da bebeğimiz doğar doğmaz okumamız gereken kitapların başında geliyor. Ancak kitabı okurken; kulaktan dolma bilgilerimle, sağdan soldan, yabancı bloglardan, internet gruplarından okuyup araştırdıklarımla Nehir'i çok da yanlış yönlendirmediğimi görüp seviniyorum. Ancak kitapta çocuğa vereceğimiz renklerin bile bir sıralaması var ve kesinlikle yapmamamız gerekenlerle ilgili uyarılar var. Bu kadar titiz olamadığım için de üzülüyorum.

Susan Striker'a göre 1-4 yaş arası çocuk karalama dönemindedir ve bu ilk karalamalar hayati önem taşır. Çocuğa karalama çalışmaları yapması için yeterli fırsatı muhakkak sunmalıyız. Bu ilk karalamalar çocuğun okur-yazarlık döneminde sembolleri tanımasının ilk adımını oluşturuyor. Anlamlı çizimler 4 yaş civarı başlıyor. Ancak buna rağmen 5-6 yaş döneminde hala dönem dönem karalamalara dönüş olabiliyor ve bu da gayet normal kabul ediliyor. Çocuğumuzu asla anlamlı çizimler için zorlamamalı, teşvik edeceğiz ya da resim yapmayı öğreteceğiz diye oturup ona resim yapmamalıyız. Çizdiği tesadüfi şekilleri birşeylere benzetmeye çalışıp isimlendirmemeliyiz. Örneğin çocuk ışınlar çizmeyi keşfettiğinde, biz hemen aa ne güzel güneş çizmişsin deyip, coşkulu övgüler yağdırdığımızda, çocuğumuz ebeveyni tarafından sadece bu güneş çiziminin onay bulduğunu, geri kalan karalamalarının hiçbir anlamı olmadığını düşünecek ve bu güneşi her resmine taşıyacaktır.

Çocuğumuz resim yaparken sürekli, ne çizdin, bu nedir diye sormamalıyız. Yaptığı çalışmayı somut cümlelerle övmeliyiz. Sadece, ne harika çizdin, aferin dememiz yeterli olmaz. Örneğin, renkleri kullanma şeklini çok beğendim, üstüste iki çizgi çizmişsin çok hoş olmuş, iki kareyi yanyana çizmen harika... gibi..

Susan Striker "çocuğumun yaptığı bir resmi atmaktansa, bebeklik dönemine ait bir fotoğrafını atmayı tercih ederim" diyor. Çünkü tüm bu çizimler elimizdeki onun gelişimini gösteren en büyük araçlar. Çocuğumuzun resimlerine değer verdiğimizi ona da göstermeliyiz, tüm çizimlerini özenle dosyalamalı; buzdolabının üzerinde değil, çerçeveleyerek evimizin en güzel köşesinde sergilemeliyiz. Astığımız ya da sakladığımız resimler , çocuğumuzun anlamlı çizimleri, insan figürleri çizmeye başladığı resimler olmamalı; bundan önceki döneme rastlayan karalamalarına da aynı özen ve değeri göstermeliyiz.

Mümkünse evimizin, balkonumuzun, garajımızın bir köşesini sanat köşesi olarak düzenlemeliyiz. Çocuğumuzun boyaları, fırçaları, kağıtları, hamurları, üzerinde çalışabileceği masası heran hazır ve ulaşılabilir olmalı.

Evde de okullarda da konulu resim çalışmalarından çocuğumuzu uzak tutmalıyız. Yeni yıl ile ilgili, Cumhuriyet bayramı ile ilgili bir resim yap demek çocuğumuzun yaratıcılığını kısıtlamaktan başka bir işe yaramaz.

Çocuğumuza heran yeni malzemeler sunmamıza gerek yok. Aksine çocuklar alışık olduğu malzeme  ile daha rahat çalışırlar. Bu malzemelerden sıkıldıklarını anladığımız an yenisini sunabiliriz.

Çocuğumuza boyama kitapları, kolay suluboyalar, hazır çizim kalıplarını asla ve asla sunmamalıyız. 

Çocuk 6 ay civarı yiyeceklerle boya yapmaya başlayabilir. Mama sandalyesinin tablasına dökeceğiniz 1 kaşık marmelatı parmakları ile karıştırarak boya ve sanat çalışmalarına ilk adımını atmış olur. 1 yaşına geldiğinde ise boş bir kağıt ve tek renk kalemle (beyaz kağıt-siyah kalem ya da siyah kağıt-beyaz kalem) ilk karalama çalışmalarına başlamalıdır. 

Daha sonra fırça ile çalışmalara geçilebilir. Yine önce tek renk çalışılır. Sonra ana renklerle 2 ya da 3 renk birlikte çalışmaya başlanır. Çocuğun her renk değişiminde fırçayı temizlerken konsantrasyonu dağılmaması için her boya ayrı bir kaba konur ve her boya için boya ile aynı renk sapı olan ayrı bir fırça hazırlanır. 

Ana renklerle yeterince çalışıldıktan sonra ara renklere ve renk karışımlarına geçilebilir. Sprey şişesi ile boyama, pipet ile üfleyerek boyama, baskı çalışmaları gibi çeşitlendirmelerle sanat çalışmalarına devam edilir.

Susan Striker kitabında çok daha detayli olarak tüm bu çalışma örneklerinden ve sanat çalışmalarının sıralamasından bahsediyor. Ben bu kadar özetlemiş olayım ve gerisini okuyup yorumlamayı size bırakayım. Ancak şu kadarını söyleyeyim; ben bu kitabı okuduktan sonra yaptığım bazı hataları farkettim ve Nehir'e yaklaşımım değişti, Nehir'in çizim ve boyamalarında da büyük fark oldu sonuçta. İşte Nehir'in özgürce çalıştığı biranda çizdiği Deve Kuşu. "Deve kuşu çizdim, deve kuşunu rengarenk boyamak istedim anne" dedi, ve de "devekuşu boynunu kıvırmış yatıyor" dedi. Sizce de çok güzel değil mi?






Bu da Nehir için oturma odamızda ayırdığım mini çalışma alanı. 







(Nehir 52 aylık)
Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...