25 Kasım 2015 Çarşamba

ETİLER MÜZİK OKULU (MÜZİSYEN ANNE)

Nam-ı değer müzisyen anne sevgili Ahu hanımın kurucusu olduğu Etiler Müzik Okulu'nda 2,5-4 yaş çocuklar için verilen Kids Music and Rthym derslerini, Ahu ve Özge (Çocuğumla Evdeyim) sayesinde deneme imkanı bulduk. Dersler haftada 1 gün 1 saat şeklinde yapılıyor. Davullarla, marakaslarla, tahta çubuklarla ritm tutup, şarkılara eşlik ediyor, kukla oynatıyor, paraşütle coşuyoruz. Biz iki derse katıldık, 2 derse daha katılıp sonlandıracağız. Nehir o kadar sevdi ki, okul bize bu kadar uzak olmasa kesinlikle devam ettirmeyi düşünürdüm. Hatta çok kısa da olsa izleme imkanı bulduğum 4-5,5 yaş arası çocuklar için verilen Kids Piano Class'a katılmasını Nehir'in çok isterdim. 4 yaştan itibaren piyano eğitimi öneriliyor ve sağ beyin sol beyin kullanımı için en uygun enstürman. Bu yüzden Nehir'in piyano dersi almasını çok isterdim. Yalnız direkt piyanonun başına oturtmak için de oldukça küçük geliyor bana ve sıkılmasını da istemem. O yüzden bu süper eğlenceli piyano dersleri ideal bir başlangıç olurdu bana göre. Bakalım evimize yakın benzer ders veren bir okul bulursam değerlendireceğim.





Dersten bir minik kare.






Eğer siz çocuğunuz için düşünürseniz instagramda @kidsmusicclass ve @muzisyenanne  hesaplarını takibe almanızı öneririm.









SNOOPY ve CHARLIE BROWN PEANUTS FİLMİNİ İZLEDİK

Snoopy ve Charlie Brown filmini 3 boyutlu olarak izledik. Bizim evde bir küçük Snoopy oyuncağı olduğundan Nehir bu karakteri henüz filmi izlemeden  tanıyor ve seviyordu. Sinemalarda filminin gösterileceğini duyduğunda da kendisi istedi gitmeyi. İyi ki gitmişiz. Kavgasız, gürültüsüz, şiddetin ş'sini içermeyen yumuşacık bir öykü. Bir sınıf dolusu çocuk, bir köpek ve bir minik kuşun maceraları. Snoopy sürekli hayallere dalıyor, Charlie Brown' un işleri sürekli ters gittiğinden arkadaşları arasında kendisini ezik ve dışlanmış hissediyor. Ama temiz ve iyi yüreği sayesinde o da bu şanssızlığını yenmeyi başarıyor.

Tüm çocuklara ve büyüklere izlemelerini öneririz..







Filmin tanıtım bülteninden :
Charlie Brown, Snoopy, Lucy, Linus ve sevilen “Peanuts” çetesi, onları hiç görmediğimiz 3 Boyutlu halde beyaz perdeye geliyor. Charlie Brown, en iyi arkadaşı olan Snoopy ile birlikte, baş düşmanı Kırmızı Baron’u alt etmek için epik bir yolculuğa çıkıyor. Charles M. Schulz’un hayal gücü ve BUZ DEVRİ filmlerinin yaratıcılarından, SNOOPY VE CHARLIE BROWN PEANUTS FİLMİ her ezilen kişinin şansının dönebileceğini kanıtlıyor. 

23 Kasım 2015 Pazartesi

BİLİYORUM...

Zaman o kadar hızla akıp gidiyor ki avuçlarımızdan, o kadar çabuk büyüyorlar ki çocuklar; neredeyse üzülüyorum Nehir'in bu kadar hızlı büyümesine.  neden mi? çünkü biliyorum:

biliyorum,  şimdi banyoda şarkılar söyleyerek, ıslak saçlarından öpüp koklayarak , köpük köpük yıkadığım bebeğim, bir zaman gelecek ve "anne kendim hallederim" diyecek.

biliyorum,  bugün ben mutfakta yemek yapmak ya da çamaşır yıkamak ya da ütü yapmak zorundayken  "odama gel anne, oynayalım anne" diye paçalarımdan çekiştirip duran bebeğim, bir zaman gelecek ve odasında yalnız olmak isteyecek.

biliyorum,  gece ben ya da babası yanına uzanıp kitap okumadan uyumayan, uyuyana kadar elimden tutan ve yanında kalmamı isteyen, tam uyuduğunu sanıp yanından kalkacakken " gitme anne korkuyorum" diyen bebeğim, bir zaman gelecek uyku öncesi kitabını kendisi okuyacak, yatağına birlikte sığamayacağımız kadar büyüyecek.

biliyorum, ellerimle ördüğüm saçlarını kendisi tarayacak, kendi istediği model şekillendirecek.

biliyorum, kıkır kıkır gülerek izlediğimiz çocuk tiyatroları, çizgi filmler yerine belki romantik komedileri ya da aksiyon filmlerini tercih edecek, hem de arkadaşlarıyla birlikte izlemek isteyecek..

nerden mi biliyorum peki? daha düne kadar emzik kullandığını hatırlıyorum, altnda kocaman bezle dolaştığı hali gözlerimin önüne geliyor,  yarım yamalak konuştuğu  sesi kulaklarımda çınlıyor, süt kokusunu duyabiliyorum hala.  Gözümü bir açıp kapadım ve o günlerden bugünlere geliverdik sanki..

ama şunları da biliyorum;

bugün mutfakta yanıma gelip o minicik elleriyle kurabiye yapan bebeğim, bir zaman gelecek, elinde yeni bir tarifle mutfağa girecek, "anne, baba sizin için kurabiye pişirdim" diyecek.

bugün arabanın arka koltuğunda çoğu zaman uyuyakalan ve beni otopark köşelerinde uyanana kadar bekleten bebeğim, birgün gelecek " direksiyon sınavını geçtim hadi birlikte kutlayalım anne, baba" diyecek.

haftalarca uğraşıp, düşünüp taşınıp, doğumgünü partileri hazırladım bebeğim, belki günün birinde babası ve benim evlilik yıldönümümüz için süpriz bir kutlama hazırlayacak.

biliyorum..   o günlerin de farklı güzellikleri olacak..

daha doğrusu umuyorum...

19 Kasım 2015 Perşembe

KASIM AYI DERGİLERİ ...

Çocuklara çok kitap almak, bol bol kitap okumak çok güzel evet. Ama süreli yayınları da ihmal etmemek lazım diye düşünüyorum. Kendi yaş gruplarına hitap eden, içerisinde eğlenceli etkinlikler barındıran dergileri aydan aya alıp okumak incelemek ayrı bir zevk oluyor çocuklar için ve ufukları genişliyor.  Bu yaşımdan sonra ben bile ne çok şey öğrendim Meraklı Minik'ten.


Meraklı Minik

Meraklı Minik kasım sayısı konusu Ağaçkakanlar. Hareketli ağaçkakan oyuncağı ve meşepalamudu saklama oyunu ile eğlenceli bir sayı olmuş.












Düşyeri Peppee Dergisi 

Peppee dergisini son zamanlarda beğeniyorum. İçerisinde çok eğlenceli etkinlikler oluyor. Nehir'in de çok hoşuna gidiyor. Yalnız dergiyi hazırlayanlara nacizane tavsiyem, eğer görür okurlarsa; kesilen yapıştırılan etkinlik sayfalarını dergiden ayrı olarak ve daha kalın kağıt olarak vermeleri. Boyadığı bir sayfayı kağıdın diğer yüzündeki etkinlik için kesmek pek cazip gelmiyor Nehir'e. Bundan da öte kitap ve dergilerini gözü gibi saklayan Nehir'in dergisini keserken biraz içi acımıyor değil. 


Dergiden kitap ayraçları kesti Nehir.





Kendi kitabını hazırladı. Çizimler ve hikaye ve kapak tasarımı kendisine ait. Hatta kitabın adını da o koydu; Masallar, Hikayeler..








TRT Çocuk Dergisi

Daha çok çizgi roman içerikli bir dergi. Nehir'in yaş gurubuna fazla hitap etmiyor aslında. Ama sevdiğimiz birkaç köşe var içerisinde, o kısımları okuyoruz. Bir de ekleri daha bize göre oluyor, eğer benim aldığım sayılarda tesadüf denk gelmedi ise. Daha önce birkez okul öncesi eki vardı, çok beğenmiştik. Bu sayıda da TRT Çocuk çizgi film kahramanları boyama kitabı vardı. Nehir çok sevdi.








Bilim Çocuk


Malesef bizim bayiye gelmiyor, abone de olmadığımdan her sayısını alamıyorum. Ama buldukça alacağım artık çünkü Nehir Meraklı Minik'ten daha çok ilgilenmeye başladı Bilim Çocuk ile.  Ekim sayısını da almıştım ama o arşivde bekliyor, yapmaya fırsat bulamadığımızdan.

Bu sayıda peri bacaları, keseli hayvanlar, doğal taş yapılar, uzay ve daha pekçok konuda bilgi var. 





Yaprak çantasını ilk akşam yaptık Nehir'le. Fırsat olur doğaya çıkarsak topladığımız doğal malzemeleri koyacağız içine..





Pisa kulesi kumbarası ve ağaçları tanıma kartları derginin diğer ekleri.






(Nehir 4 yaşında)

YORGUN...


Nehir'le babasının sabah muhabbetleri  (eşimden bana aktarılan)

--  baba bugün kaçıncı gün?
--  ne kaçıncı gün kızım?
      Nehir' in sağ eli havaya kalkar , parmaklariyla saymaya başlar .. 1 gittim , 2 gittim bugün 3. gün babaaa 
--  evet kızım bugün okulun 3. Günü
- - evet baba sonra 1 gitcem 1 daha gidecem tatiill .. tatil olunca istediğim kadar uyuyabilirim dimi baba :-((  :-))


Velhasıl kelam, çalıışan anneler yorgun evet, ama çalışan annelerin çocukları da yorgun :-((((












17 Kasım 2015 Salı

KÜTÜPHANEMİZ 72- BİR KABUĞU PAYLAŞMAK

BİR KABUĞU PAYLAŞMAK
Jullia DONALDSON
İşbankası Kültür Yayınları

Çok sevdiğimiz yazar Jullia Donaldson'un birkaç kitabını daha edindik. İçlerinden çok sevdiğimiz, Bir Kabuğu Paylaşmak kitabını önce yazmak istedim.

Bu kitapta deniz kenarında küçük bir su birikintisinde yaşayan yengeç kendisine bir ev aramaktadır ve çevresindekilere gidip kabuklarını paylaşmak ister. Ancak kimsenin kabuğunu paylaşmaya niyeti yoktur. Derken yengeç kendisine boş bir kabuk bulup yerleşir,; bu kez de onunla kabuğunu paylaşmak isteyenler çıkar; bir deniz gülü ve bir tüplü kurt. Deniz gülü tehlikeli canlıları kaçırmakta, tüplü kurt kabuğu hergün temizlemektedir. Böylece birbirlerinin eksik yönlerini tamamlayarak evlerini paylaşıp, birlikte mutlu bir şekilde yaşamaktadırlar ki, günün birinde iyice büyüdüklerinden artık kabuğa sığmadıklarını farkederler. Deniz gülü ve yengeç birbirlerine kızıp, küsüp yollarını ayırır, gururlarından yeniden biraraya gelemezler. Tüplü kurt onları tekrar biraraya getirmeyi başarır.


Arkadaşlık ve paylaşmak üzerine çok güzel bir kitap. Nehir en çok da kitaptaki sulu boya resimleri sevdi. Hatta genelde soyut çalışan ve  nesne çizmeyi sevmeyen Nehir bu kitaptan esinlenerek birkaç resim çizdi. Anne bak kabuğu paylaşmak kitabındaki teknenin aynısını çizdim diyerek getirip bana gösterdi. Keşke fotoğraflasaydım ama silinebilir kelemle yazı tahtasına yapmıştı resmi :-(  Çok hoşuma gitti bu girişimi..






16 Kasım 2015 Pazartesi

NEHİR'İ SEVİYORUM...

Nehir'i seviyorum.
Çok seviyorum ben bu kızı..
Saçlarının dümdüz uzayıp uçlarının lüle lüle oluşunu seviyorum,
Bebeklik alışkanlığıyla hala uykuya dalana kadar elimi tutmasını seviyorum,
Şakalar yapıp kıkırdadığı, şımardığı anları seviyorum,
Tuvalete dahi kitaplarıyla girip, o elindeki kitaplar bitene kadar oradan çıkmayışını seviyorum,
Mutlu olduğu günler, akşama kadar kaç kez anne seni seviyorum demesini seviyorum,
İyi birşey yaptığında, acaba gördük mü diye göz ucuyla babasıyla bana bakışını seviyorum,
Etek giydiğinde kendi etrafında fırıl fırıl dönüşünü seviyorum,
Yeni öğrendiği bir kelimeyi, her cümlenin içine sıkıştırmaya çalışmasını seviyorum,
Altı bezli ya da yarım yamalak konuşan kendisinden küçük çocuklara bebek deyişini, kendisini abla olarak görmesini seviyorum,
Mutfağa girip Nehir'le birlikte kek, pasta yapmayı seviyorum,
Nehir'le birlikte gezmeyi seviyorum.- neresi olursa..
Bazı geceler tuvalet için uyandığında, yarı uykuda onu kucaklayıp götürdüğüm anları seviyorum,
Saçlarını örmeyi, banyo yaptırırkenki o yumuş yumuş halini seviyorum,
Bana birşeyler sormasını seviyorum, onu uzun uzun yanıtlamayı seviyorum (bazen abarttığımı farketsem de ),

Birlikte müzik açıp deli deli  dansetmeyi, her söze anlamlı- anlamsız bir şarkı uydurmayı, koltuğa sarmaş dolap uzanıp birlikte çizgi film izlemeyi, kısacası Nehir'le birlikte yeniden çocuk olmayı seviyorum...

6 Kasım 2015 Cuma

ZEKARE SMART GÖRSEL DİKKAT SETLERİ

Herkese merhaba. Zekare Smart Görsel Dikkat Setleri'ni duymayanınız kalmamıştır sanırım. 2-5, 4-6, 6-9 ve 9-12 yaş grupları için hazırlanmış olan setlerin tamamı düşünme, algılama ve konsantrasyon becerilerinin gelişmesine yönelik. Setler klasik kağıt kalem ile çalışılan eğitim kitaplarından çok farklı. Setler benzerlik ve farklılıkları ayırt etme, sıralama, gruplama, ilişkilendirme, parça-bütün, şekil-zemin ilişkisi, matematiksel beceriler, konsantrasyon gibi temel kazanımları sağlıyor. Çocuğa kendi kendisini kontrol etme imklanı sunduğundan, hem bağımsız çalışma imkanı yaratmış hem de özgüven ve sorumluluk kazandırmış oluyor. Kreşe gitsin gitmesin, okul öncesi ve okul çağı çocukları için kesinlikle önerebileceğim bir set. Okullarda bu tarz dikkat geliştirici etkinlikler fazla sunulmuyor çünkü. Özellikle evde geçirilen şu kış günlerinde size çocuğunuzla kaliteli zaman da sağlayacaktır.

Üstelik yazılıp çizilmediğinden, tekrar tekrar açılıp çalışılabilir, büyük kardeşten küçüğüne miras kalabilir nitelikte. 

Ben zaman zaman setlerin içeriklerini ve Nehir'le yaptığımız çalışmaları da buradan paylaşıyor olacağım.

Sevgiler herkese..

edit: sifre

5 Kasım 2015 Perşembe

TÜRKAN SAYLAN KÜLTÜR MERKEZİ GEZİMİZ

Türkan Saylan Kültür Merkezi, çocuklarınızı birkez olsun götürmeniz gereken bir yer bence. Biz geçen yıllarda birkaç kez gitmiştik, bu yıl da ücretsiz sergilenen bir tiyatro oyunu için yine gittik. Oyunun ismi Tutumlu ile Tutumsuz. Oyun dekor, kostüm ve oyunculuk olarak bana göre yetersizdi ve konunun işlenişinde hatalı gördüğüm birkaç şey vardı ama tüm bunlara rağmen Nehir'in kelime dağarcığına iki yeni sözcük eklemesi bakımından güzeldi. Çeşmeden suyu fazla akıtmamanın, ışıkları boşa açık bırakmamanın, yemeğimizi çöpe atmamanın, paramızı gereksiz şeylere harcamayıp biriktirmenin tutumlu olmak olduğunu öğrendi Nehir. Halihazırda yaptığımız şeylerdi ve Nehir israf etmemek olarak biliyordu bunları, oyunu izleyince, anne ben tutumluyum o zaman dedi :-) Bir de oyun 29 Ekim Cumhuriyet bayramı ertesine geldiğinden, oyun öncesinde 10.Yıl Marşı'nın, İzmir Marşı'nın slayt gösterileri oldu, tüylerim diken diken oldu ağladım; Nehir de var gücüyle alkışladı.


Oyun saatinden erken gitmiştik kültür merkezine. Oyun saatini beklerken önce tiyatro kahramanları balmumu heykel sergisini gezdik. Rıfat Ilgaz'dan Hababam Sınıfı, Cervantes'den Don Kişot, Exupery'den Küçük Prens gibi önemli eserler vardı. Burada da Küçük Prens'i bulduğuna çok mutlu oldu Nehir.


Daha sonra Yalvaç Ural oyuncak sergisini gezdik. Eski çocuk dergilerini, Sünger Bob'un, Snoopy'nin çok eski modellerini görmek çok hoşuna gitti Nehir'in. Eskiden bebekler böyle miymiş anne, bisikletler böyle miymiş diye sorup durdu.


Hareketli dinozorların sergilendigi Dinozor müzesi'ne geçen yıl da gitmiştik, bu yıl da ziyaret ettik. Özellikle dinozor meraklısı çocuklar muhakkak götürülmeli bence. 


Kültür Merkezi içinde bir de şişme oyuncakların yeraldığı oyun alanı var. Ancak tam hastalık mevsimi olduğundan Nehir'i bu kez oyun alanına sokmadım. Zaten biraz öksürüyor çünkü bu aralar, hepten terleyip hasta olmasını istemedim. Bir de büyük çocuklar biraz tehlikeli olabiliyorlar bu oyun alanlarında. 


Kış aylarında bir haftasonunu dolu dolu değerlendirmek için harika bir seçim Türkan Saylan Kültür Merkezi.











4 Kasım 2015 Çarşamba

Dünyanın ilk evcil dinozoru Zoomer Dino…

Tarih öncesi ile teknolojiyi birleştiren Zoomer Dino, çocukların büyük ilgisini çekecek bir oyuncak!

Üzerindeki sensörler sayesinde elle kontrol edilebilen Zoomer Dino ile kontrol kumandasını kullanarak da oynayabiliyorsunuz. Kumandanın üzerindeki düğmelere basınca onu yürütebiliyor, kızdırabiliyor, başını ya da kuyruğunu oynatabiliyor, hatta çenesini tıpkı gerçek bir dinozor gibi açıp kapamasını sağlayabiliyorsunuz. Elinizi bu evcil dinozorun üzerindeki sensörlere doğru tuttuğunuzda ise kuyruk oynatmak, oturmak, dinozor sesleri çıkarmak gibi marifetlerini sergiliyor.

Zoomer Dino’nun LED gözlerinin aldığı renge göre onun içinde bulunduğu ruh hali ve modu anlayabiliyorsunuz. Mesela gözleri mutlu olduğunda yeşil yanıyor, sinirlendiğinde kırmızı, meraklı olduğunda mavi… Kızgınlık demişken, kendi halinde uslu uslu duran Dino’yu cesaret edip de kızdırmak isterseniz kuyruğunu çekmeniz ya da kafasını hafifçe sallamanız yeterli. Ama sonra vereceği tepkiye hazır olun, gerçekten çok sinirlenebiliyor! 

Bu ilginç dinozorun en ilgi çekici özelliklerinden biri de özel teknolojisi sayesinde düşse de kendi kendine doğrulup tekrar dengesini kurabilmesi ve yeniden iki ayağının üzerinde durabilmesi. Bu konuda gerçekten çok yetenekli!

Onunla oynamak hem çok eğlenceli hem de çok heyecanlı! Eğer onu daha yakından tanımak isterseniz www.zoomerdino.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...