27 Ekim 2015 Salı

ANNE KAFASI...

Anne kafası nasıldır bilirsiniz; önceleri annenizden, sonra da kendinizden. Anne kafası hep biraz dalgındır, zaman zaman mutfakta kendi kendine konusur, elinden düşürdüğü, çarptığı eşyalara öfkelelenir, komik olmaya çalışmadan doğal olarak komiktir, neyi nereye koyduğunu unutur filan..  Ben de dün akşam evde hiç yoğurt yokken süt kaynatmışım yoğurt yapacağım diye. Süt kaynadı, açtım dolabı bir damla yoğurt yok. Eşimle saate baktık, 10'u geçiyor, marketler kapalı. Neyse ki limon varmış dolapta, sütü kestirip peynir yaptım hemen. Nehir'in makarnasına da biraz katıverdim, iyi oldu bir bakıma. Bu akşam afiyetle yesin. 

Ne diyordum, heh anne kafası. Yorgun, bitkin anne kafası hatta. Nasıl olmasın ki. Dün akşam 2,5 saat trafikte kaldıktan sonra eve ulaştım. Acele bir yemek faslından sonra Nehir'le oynadık biraz. Tam yatma vakti geldi, her akşam yaptığımız gibi ertesi gün giyeceği kıyafetleri hazırlıyoruz bir kriz yaşadık. Neymiş okulda bir kızda da onun kardan adamlı tshirtunün aynısından varmış, görünce aklına gelmiş, yarın okulda onu giyecekmiş. Aradım taradım tshirt kirlide. Kızım bak şuna ne dersin olmaz, bunu giy yok, onu giy yok. Uzun zamandır olmuyordu bu tutturmalar bu neyin nesi. Tam da dün öğlen 4 yaş sendromu var mı yok mu diye bir yazı okumuştum, Allah Allah noluyor dedim kendi kendime. Zorla evrene mesaj gönderip mi çağırdım sendromu. Neyse öyle böyle atlattık, uyuttuk kuzuyu. Bu yorgunluğun üzerine mutfağa girince olanlar oldu tabii...   Biz anneler kronik yorgunuz ya, harbi yorgunuz. Yazık bize be ...!!






Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...