12 Eylül 2015 Cumartesi

ÇOCUK DEYİP GEÇMEYİN NOTLARI

Çocuk Deyip Geçmeyin
Adem Güneş
Timaş Yayınları

Adem Güneş'in kitaplarını bu zamana kadar alıp okumamıştım (nedense). Gecikmeli de olsa birkaç kitabını alıp okumaya başladım ve okudukça benim 4 yaşına kadar Nehir'e karşı yaklaşımımın Adem Güneş'in fikirleri ile çoğunlukla örtüştüğünü gördüm. Daha kitabın önyazısı bana "işte budur" dedirtti. Önyazıda kısaca bahsettiği; çocukların belli bir yaşa kadar akılları ile değil hisleri ile öğrenmesi meselesi benim de hep savunduğum birşeydir. Bana "şimdi onca uğraşıyorsun, büyüyünce bunları hatırlamayacak" söylemlerine, önemli olan hatırlaması değil, o anlarda mutlu hissetmesi diye yanıt vermişimdir hep. Adem Güneş de diyor ki, "çocuğa ebeveyni bağırır, çocuk birkaç dakika sonra yine peşinde, ayaklarında dolanmaya başlar, ebeveyn de çocuktur unutur yanılgısına düşer. Hayır çocuk unutmaz, çocuk aklı ile değil, hisleri ile öğrenir ve bu hisler birikerek kişiliği oluşturur" 

Adem Güneş'in genel yaklaşımı benim de hep savunduğum, ödülsüz- cezasız, çocukları sonsuz bir sevgiyle severek yetiştirmek gerektiği şeklinde. Daha önceki yazılarımı takip edenler hatırlarlar, ben de Nehir'e bu yaşına kadar ödül vadederek birşey yaptırdığımı ya da istediğim gibi davranması için onu cezalandırdığımı hiç hatırlamıyorum. Ufak tefek şu an anımsanamayacak kadar küçük örnekler yaşanmıştır belki. Ama Nehir hiç de bunu suistimal edecek, durdurulamaz, söz geçirilemez, disiplinsiz, başına buyruk, anne-babayı avuçlarına almış şekilde yetişmedi. Ona 2 yaşından itibaren herşeyin nedenini, sonucunu, sebep olabileceklerini açıkladım, anlattım çünkü. Sonra eşim ve ben Nehir için rol-model olduğumuzun farkında olarak davrandık. Şöyle ki, çocuğunuz yalan söylemesin istiyorsanız, önce siz yalan söylememelisiniz, çocuğa çevre bilinci aşılamaya çalışıyorsanız, bu iş sözle anlatmakla olmaz, siz geri dönüşüme emek vermeli, çöpünüzü çöpe atmalısınız önce. Örnekler çoğaltılabilir. Şiddet gören çocuk, şiddet uygular. Kötü söz duyarsa, kötü söz söyler. Biz mükemmeliz, Nehir otur derim oturur, kalk derim kalkar ; demiyorum. Bu zaten normal olmazdı. Çocuk dediğiniz çevresini keşfetmek için ortalıkta koşturur, sorar, sorgular, haksızlığa uğradığını hissederse tepki gösterir, zaman zaman öfkelenir; ve tüm bunlar olması gerekenlerdir. Asıl, çocuk bir köşede ses çıkarmadan oturuyor, robotize olmuş gibi her dediğinizi yapıyorsa problem var demektir.

Bunlar benim Adem Güneş ile hemfikir olduğum konular. Daha fazlası da var; ama uzun uzun yazmam zor. Onun yerine kitabı okurken aldığım kısa kısa notları sizlerle olduğu gibi paylaşmak istiyorum. (Yorum katarsam yazı çok uzayacak ve bitiremeyeceğim. )

Notlara geçmeden kitabı tüm anne-babalara ve anne-baba adaylarına tavsiye ederim.

- Kaygılı çocuğun ilacı, güven duygusudur. Çocuğun kaygıdan arınması için kendisini emniyette hissetmesi gerekir.

- Narsist kişilik bozukluğu: kendini birşey zannetme, başkalarını yetersiz görme ;
Çocukken annesi ile güvenli bağlanmamış,
Çocukken aşağılanmış,
Çocukken çok fazla övülmüş (senin eşin benzerin yok) 
kişiler potansiyel narsisttir.

- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite diye birşey yoktur, bu normal çocukluk halidir.

- Ceza ile çocuk eğitimi olmaz. Ceza alan, ceza vermeye başlar  ve bu şiddete dönüşür.

- Aktif iletişim becerisi çocukluk yıllarında kazanılır. Kendisini dinleyen ebeveyn yanında dili tatlanan çocuk, kendisini ifade etmenin tadını çıkarır. Küçükken sürekli sözü kesilen ya da eleştirilen çocuk, bir süre sonra kısa kısa konuşmaya başlar.

- Anne babalar, öğretmenler terbiye adına çocuklarını aşağılıyor, ayıplarını yüzlerine vuruyorlar.

- Bir çocuğa yapılabilecek en büyük haksızlık, onun merak duygusunu yoketmektir.

- Çocuğa irade kazandırmak; kendi kendine yemesi, giyinmesi, düştüğünde kendisi yerden kalkması, hepsi irade kazanım ( birşeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü) örnekleri.

- Çocuklar arkadaşlarıyla oynadıkça sağlıklı bir ruha sahip olurlar.

- Öğrenme ne kadar doğal ve kendiliğinden olursa o kadar kalıcı olur.

- Çocukları ceza ile sindirmeden, mükafat ile kandırmadan, yetenek ve kabiliyetleri ne ise onları keşfedip, geliştirmeleri için rehberlik eden, eğitim modellerini ülkemiz artık keşfetmelidir.

- Bir çocuğun davranış kazanması; anlatarak, ikna ederek değil, görerek olur.  Araba koltuğuna oturup kemerini takmasını istiyorsak, önce kendimiz kemerimizi bağlamalıyız.

- "Çocuğa yeterine oyun, eğlence ve dinlenme imkanı sağlanmazsa kalbi ölür ve zekası söner." İmam Gazali

- Çocuklar spor ile sosyalleşir.

- Karne, yalnızca o çocuğa ait değildir; daha çok anne babaya, o çocuğa ders anlatan öğretmene ve o çocuğun eğitim alması için kitaplar, ders notları hazırlayan milli eğitime aittir. Azıcık vicdanınız varsa, koca sistemin sorumluluğunu çocuğunuza yüklemeyin.

- Pedagojik olarak en zoru, tek çocuğa annelik yapmaktır; o çocuğun he annesi, hem arkadaşı, hem de kardeşi olmak zorundasınız.

- "Güvenli bağlanma" yoksa, "Kaygılı bağlanma" olur. Güven duygusuna ihtiyaç duyan çocuk bulamadığı tesellinin huzursuzluğu ile daha çok hırçınlaşır, annesini daha çok rahatsız eder. Böylesi bir çocuk annesinin varlığı içinde, anne yokluğu ile büyür.





Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...