4 Mayıs 2015 Pazartesi

ÇAMLICA TEPESİ KORUSU VE VALİDEBAĞ KASRI

Bu sene bahar çok geç geldi, çok özletti kendisini. Eskiden ben yazı kışı ayırmazdım, her mevsimi severdim ancak ne yalan söyleyim Nehir'den sonra, özellikle kışın artan hastalıklar yüzünden yazı iple çeker oldum. Bu kış da güneşe o kadar hasret kalmışız ki, Nisan ayının başında güneş birazcık yüzünü gösterince dışarılara attık kendimizi. Ancak birkez Maşukiye' de bir kez de Beykoz Korusu' nda kapalı mekanda oturup dönmek zorunda kaldık, çünkü güneşli gibi görünse de hava buzdu. Neyse ki geçtiğimiz haftalarda bir haftasonu güzel havayı yakaladık ve Çamlıca korusu, Validebağ korusu derken koru koru gezdik :-)

Güne Çamlıca Tepesi Korusu ile başladık. Hava sabah saatlerinde yine biraz rüzgarlıydı. Biraz yürüyüp, biraz laleleri seyrettik, biraz Nehir parkta oynadı. Sonra oturup Gözleme-Ayran yiyip içtik. Tekrar dışarı çıkıp lalelerle fotoğraflar çekilip, çam kozalağı topladık, çimlerde biraz top oynadık. 

Öğlene doğru Validebağ Korusu'na geçtik. Biraz trafik çilesi çektiğimiz doğrudur ancak oraya gittiğimizde iyi ki trafikte pesedip geri dönmemişiz dedik. Tüm öğleden sonramızı koruda geçirdik. Çimlerde yayılıp, bol bol top oynadık. Nehir ayakkabılarını bile çıkarıp attı. Alakargaları gözledik, salyangoz bulduk, kelebek kovaladık, değnek adam, hanımı ve yavruları diyerek bir sürü dal topladık, kozalak topladık, ağaçların gölgesindeki parkta oynadık. Yine ağaçların altında oturup, birşeyler yiyip içtik. 

Hababam sınıfının çekildiği konak bu korunun içinde. Burada hababam sınıfı müzesini gezdik. Adile Naşit'in elinde zille koşturduğu merdivenlerde fotoğraf çekilip; İnek Şaban'ın, Güdük Necmi'nin oturduğu sıralara oturduk. Nehir, Kemal Sunal'ın balmumu heykelinin yanına koşup oturdu, dostumun yanına oturayım dedi.:-) Eşim, çocuklar bile iyi insanı hemen hissediyorlar diye yorum yaptı. (Üzülerek söylüyorum, balmumu heykeller son derece başarısızdı)

Akşama doğru tekrar acıktık. Korunun içindeki öğretmen evi restoranda güzelce karnımızı doyurduk. Nehir o kadar acıkmış ki bir posiyon köfte ve bir porsiyon pilavın tamamını hiç itiraz etmeden yedi :-)

Akşam saat dokuzu geçerken ancak evdeydik. Nehir eve varmadan yolda uyumuştu, üzerini çıkarıp yatağına yatırdık.

Harika bir gündü.

Yaz aylarında alışveriş merkezlerine tıkılmaktansa, koruları parkları gezmeyi, çocuğumuzu doğayla buluşturmayı ihmal etmeyelim. İstanbul'umuzda hala biraz yeşil alanımız varken tabii...








Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...