6 Şubat 2015 Cuma

NEHİR 3,5 YAŞINDA

Yılbaşından bu yana- hatta daha da öncesinden beri hastayım. En sonunda anlaşıldı ki bu kadar uzun süren soğuk algınlığı-grip olamaz, sinüzit olmuşum hem de bariz bir şekilde dolmuş sinüslerim. Sözün kısası yorgun, hasta bir de ilaçların etkisiyle sersem gibi hissediyorum. Ama yine de bu yazıyı yazmayı istiyorum. Düşük cümlelerim olursa, bir konudan diğerine atlarsam ya da saçmalarsam affola.

Nehir'den ne haber bu aralar derseniz;

23.01.2015 Nehir ilk karnesini aldı.

Nehir okulda ilk karnesini alacağı gün, velilerin çoğu çalışan anneler olunca anneleri okula davet etmediler. Ben de Nehir'i okula gönderip işe geldim. İşlerim de yoğundu, ama içim içimi yedi, Nehir'in yanında olmak istedim. İşlerimi toparlayıp, kan ter içinde koştura koştura okula gittim; Nehir beni gördüğüne o kadar mutlu oldu ki, tüm akşam sürdü mutluluğu. 

Karnemize gelirsek; çeşitli gelişim alanları yazılmış (dil gelişimi, sosyal gelişim, motor gelişim ... şeklinde) herbirinin karşısında çok gülen yüz, gülen yüz ve üzgün yüz var. Nehir bir sürü gülen yüz almış; sadece 2 tane üzgün yüz vardı; biri dengeli beslenme.. Buna pek takılmadı Nehir. Kendi de biliyor tüm önüne konan yemekleri afiyetle yemediğini. Diğeri sayıları yazma.. Bu yaş grubundan sayıları yazmaları mı bekleniyor; yoksa karneler tüm okul için standart olduğundan mı bu madde var bilmiyorum. Neyse Nehir bu üzgün yüze fena taktı; nasıl kıvıracağımı bilemedim; öğretmenin Umut'un yemek yememe üzgün yüzünü de yanlışlıkla senin karnene işaretlemiş filan dedim olmadı. En sonunda üzerini bir gülen yüz sticker ile kapattık ve Nehir ikna oldu. Başarısızlığa karşı tahammülsüz mü olacak acaba Nehir bilemedim. 

Arkadaşlarımın çocuklarının karnelerinde gördüm bazı okullarda çocuğun adı, en sevdiği oyun, yemek vs şeklinde karne hazırlamışlar. Ben de Nehir için yapayım mı?

Adı Soyadı:  Nehir Kıral
Yaşı:  3,5
Boyu: 95 cm
Kilosu: 15,8 kg
En sevdiği oyuncak: Çeliknaz robotu (Arçelik'in oyuncağı. Nehir ne zamandır o kadar istedi ki en sonunda dayanamayıp aldık; ödenen ücrete değecek, faydalı bir oyuncak değil. Arçelik resmen paramızla kendi reklamını yaptırtıyor bize. Ama en azından oyuncağın gelirini eğitime bağışlıyorlarmış, buna sevindim.)

En sevdiği şarkı: hooopppaaa gangam style (bi şarkıyı tüm çocuklar mı sever Allah'ım. ) Nehir arabada, evde, tv de yüz kez dinlese bıkmıyor bu şarkıdan. Ben bazen, Nehir ıyyy midem bulandı bu şarkıdan, kusacağım şimdi diyorum da, kıkır kıkır gülüyor hanımefendi)

En sevdiği çizgi film karakteri: Daha öncede yazdım sanırım, Nehir hiçbir animasyon filmini sonuna kadar oturup izlemez. Evet sever ama en fazla yarım saatini izler bırakır. TV de yayınlanan çizgi dizileri de pek izleyemiyor çünkü akşamları ya da haftasonları TV açtığımız pek yok. Tek severek izlediği Çılgın Hırsız ve Köfte Yağmuru. Çılgın Hırsız'da minyon karakterlerine bayılıyor. Ve ilginçtir ki kötü karakterlerden nefret eden Nehir Köfte Yağmuru' nun kötü karakteri Chester V' yi çok seviyor.  Kıyafetlerini giymeyi sevdiği çizgi karakterler ise Hello Kitty, Minnie Mousse ve hiçbir çizgi filmini izlememiş olmasına karşın Prenses Sofia.

En sevdiği yemek: Köfte, tarhana çorbası, krep ve patates kızartması.. Zaten bunlara birkaç çeşit daha ilave etsem Nehir'in tüm yediği şeyleri sıralamış olurum hemen hemen. Yeni tatlara hiç açık değil nedense, denemeyi reddediyor. Ben alışması için yemese de sunuyorum kendisine bazı şeyleri ama bakalım; bir gün umarım yemeye başlayacak herşeyden.. Ben üniversite öğrencisiyken bile annemim yaptığı sebze yemeklerini reddeder, ben çayın yanında bişeyler atıştırırım anne derdim. Anneciğim ne çekmiş benden şimdi anlıyorum.  #anneoluncaanladım

En sevdiği arkadaşı: Kuzeni Azra. Okulda da bir ara "Umut iyi, bana hiç vurmuyor, çok uslu" diye anlatıyordu hep ama bu aralar da "Umut yüzüme oyuncak attı" filan diye anlatmaya başladı. Aralarında bir anlaşmazlık oldu sanırım. Bu arada Nehir'le aramızda belki 1 ay önce geçen komik bir diyaloğu yazayım:

Nehir: Anne ben büyüyünce anne olacağım, o zaman sen de annane olacaksın, annanem de büyük annane olacak
Ben: Evet kızım
Nehir: Peki babam ne olacak o zaman
Ben: Dede olacak kızım
Nehir: Peki baba kim olacak o zaman
Ben: O zaman sen büyümüş olacaksın, iyi bir çocukla tanışacaksın, O olacak baba.
Nehir: Umutla tanışayım ben o zaman

:-)))

Teknolojiyle Aramız 

Hala eve tablet bilgisayar almamakta direniyorum. Çünkü birkez aldık mı biliyorum ki bir süre sonra Nehir'in oyuncağına dönüşecek. Ancak birgün annemlerde kuzeni tablet oynarken Nehir de istemiş o da vermeyince ufak çaplı bir kriz yaşamıştık. Kuzeninin oynadığı oyunu (konuşan tom) hadi bir seferlik oynasın diye yüklemiştik telefonlara. Tabii bir seferle kalır mı çocuk bu. O gün bugün konuşan tom yüklü telefonlarda. Ama günde birkez açmaya izin var ve onda da alarm kuruyoruz; alarm çalana kadar oynuyor Nehir. Telefonu almışken youtubedan da birkaç video izliyor. Gummy bear, gangam style bir de ingilizce çocuk şarkıları ya da oyuncak videoları. 

Yani ne kadar teknolojiden uzak tutalım desek de , o kadar da uzak tutamıyoruz ne yazık ki. Teknoloji demişken şunu da anlatmadan geçmeyeyim:

Nehir'e önümüzdeki bahar/yaz sezonu için yeni bir çift spor ayakkabı aldım. O kadar sevdi ki yeni ayakkabılarını hemen giymeye başladı Nehir. Hatta altını sildirip evde de giydi birkaç gün, hatta ve hatta bir iki gece ayakkabıları başucunda yattı. Neyse, bir akşam benimle pazarlık yapıyor küçük hanım; "anne ben yarın okula da bu spor ayakkabılarımla gideyim, sen öğretmenime whats up' tan mesaj at, okulda da değiştirmeyim ayakkabılarımı bunlarla durayım"  :-)))


Etkinlikler 

Etkinlik yapmadan duramıyoruz; sizler de blogtan takip ediyorsunuz. Nehir'le sanat, matematik, el becerisi, dergi/kitap etkinlikleri, duyusal etkinlikler, İngilizce çalışmaları yapmaya çalışıyorum fırsat oldukça. Puzzle, oyun hamuru, flash kartlar, kutu oyunları da etkinlik yapamadığımız akşamlarda kurtarıcı oluyor. Etkinlikleri ben de seviyorum, Nehir de zevk alıyor. İlla birşey öğrensin değil amacım; çevresini tanısın, eğlensin; birlikte hoşça vakit geçirelim maksat. Nehir'in seveceğini düşündüğüm şeyleri bulmaya, üretmeye çalışıyorum. Yalnız şuna da karşıyım; internet gruplarında, instagramda bazen bir oyun ya da oyuncak moda oluyor ve hurra bütün anneler hücum ediyor bu oyuncağa. Her çocuk aynı şeyden hoşlanır mı siz söyleyin. Tabii ki bu anneler de çocukları için en iyisini yapmaya çalışan, onun için doğru oyun/oyuncağı bulmaya çalışan son derece ilgili anneler hepsi. Ben de pekçok grubu takip ediyorum internette, ilham aldığım durumlarda oluyor ama Nehir'in ilgisini çelecek ya da çekmeyecek şeyleri az çok tahmin ediyorum artık, o yüzden gördüğüm şeyleri bir mantık süzgecinden geçiriyorum muhakkak..  Her gördüğümüzü almak hem paramıza hem de çocuğumuza yazık diye düşünüyorum. 


Okul

Nehir okuluna severek, isteyerek gidiyor bu aralar. Okulda da gün boyu çok mutlu ve enerjikmiş öğretmenlerinin söylediği kadarıyla. Bu da bizi çok sevindiriyor.

Nehir' le İlişkimiz

Allah'ım bu annelere bu kadar yüklenmekten ne zaman vazgeçecek insanlar. Hergün yeni bir yaklaşım, farklı bir görüş. Dengeyi sağlamak ne kadar zor. Ben içimden geldiği gibi hareket ediyorum, o ya da bu ne diyor diye bakmıyorum. İşime, evime ve eşime gereken zamanı ayırdıktan sonra kalan zamanım Nehir'in. Haftasonları onu tiyatroya, sinemaya seveceği yerlere götürmek, akşamları onunla oynamak bana yük değil aksine benim en büyük mutluluk kaynağım. Nehir çok şükür, çok mutlu bir çocuk. Geceleri uykuya dalmadan o yumuk gözleriyle "seni çok seviyom" demiyor mu bana, işte ben bu an için herşeyimi veririm gerekirse.













Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...