11 Şubat 2015 Çarşamba

İYİ-KÖTÜ

Geçenlerde Nehir'le birlikte, şimdi hangisi olduğunu hatırlamadığım bir kitap okuyorduk. Masalda iyilik yapmakla ilgili birşeyler geçti. Ben de Nehir'e sordum; iyilik yapmak sence nedir kızım diye. "birisi yere düşerse ona yardım etmektir" dedi. Başka ne olabilir mesela dedim, "bayılırsa burasından (alnını göstererek) öpmektir" dedi. Peki başka? "birisi için yemek pişirmektir" dedi. 

Yine bir iki gün önce Nehir bir kitap ya da filmdeki kötü karakterle ilgili bana sorup durdu, neden öyle, neden kötü diye. Nasıl açıklayacağımı bilemedim. Kötülük neden var, bir insan diğerine neden kötülük yapmak ister, buna anlam veremedi Nehir bir türlü. Çok normal, ben de anlam veremiyorum çoğu zaman..

Daha önce bahsetmiştim Nehir animasyon filmleri izlemeyi sevmiyor diye; bunun sebebi her animasyonda bir kötü karakterin olması. Bazen ilgiyle izlemeye başladığı bir animasyonda kötü karakter sahneye çıkar çıkmaz Nehir, bu kadar yeter kapatalım diyor. Birdaha da  o animasyonu izlemiyor. Gargamel yüzünden Şirinler'den, büyük kar canavarı yüzünden Karlar Ülkesi'nden, Kötü kadın bekçi yüzünden Madagaskar'dan, eşek arıları yüzünden Arı Maya'dan vazgeçmişliği var.

Kötülüğü sevmiyor; kabul edemiyor. Her çocuk gibi masum.. Peki çok merak ediyorum, ne zaman kaybediyoruz biz bu masumiyeti? Kötülüğü ne zaman tanıyoruz? Evet hepimizin içinde, insanın doğasında hem iyi var hem kötü ama nasıl oluyor da bazılarında iyi ağır basarken diğerlerinde kötü açık ara galip oluyor, hatta iyiliğin esamesini okutmuyor.

Neyse..  Şarkıdaki gibi,

Bugün sen çok gençsin yavrum,
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vaad ediyor
Sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık ne de yalan
Üzmesin seni
Doğarken ağladı insan
Bu son olsun bu son... 
  
Gözlerindeki umut ışığı sönmesin; kalbin kırılmasın, sana yalan söylenmesin, sen hep mutlu ol benim canımın içi.....





Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...