27 Şubat 2015 Cuma

KÜTÜPHANEMİZ 52- TAVUKLAR KARANLIKTA GÖREMEZ

TAVUKLAR KARANLIKTA GÖREMEZ
Kristyna LITTEN
Formül YAYINEVİ

Herşey kitabımızın kahramanı minik tavuk Pippa'nın öğretmeni Bay Renklitüy'ün bir gün okulda "Tavuklar karanlıkta asla göremez" demesiyle başlar. Pippa bunu kabul etmek istemez, karanlıkta görebilmeyi herşeyden çok istemektedir. Bunun için kime gitse, kimden yardım istese ona gülerler. Ama Pippa azmi ve kararlılığı sayesinde diğer tüm tavuklara haksız olduklarını kanıtlayacaktır.

Harika bir öykü; herkes size gülerken bile kendi doğrunuzun peşinden gitmeniz; doğru bilinen ve öyle kabul edilegelen şeyleri bile yeterince araştırmadan kabullenmemeniz üzerine. 

Pippa bir yol, bir yöntem bulmak umuduyla, kütüphanede birsürü kitap karıştırıyor ve aradığını yine kitaplarda buluyor. Okuyup araştırmaya teşvik ediyor kitap miniklerimizi. Ayrıca Pippa çareyi havuçta buluyor. Sebze yemeye teşvik edici de olabilir aynı zamanda...










26 Şubat 2015 Perşembe

KÜTÜPHANEMİZ 51- PIRTIK TEKİR

PIRTIK TEKİR
Julia DONALDSON & Axel SCHEFFLER
İş Bankası Kültür Yayınları

Julia Donaldson'dan bir başka eğlenceli ve espirili öykü. Pırtık tekir bir çalgıcı kedisidir, yaşlı Hüsnü gitar çalarken o da öyle bir miyavlayarak eşlik eder ki şarkıya herkes onları dinler; eski ekose şapka atılan paralarla dolar. 

Ben ve sen bir de eski gitar
Ah gururluyuz ve mutlu ne kadar
Miii-yavvvv bir de eski gitar
Ah gurrr-urluyuz ve mutlu ne kadar

Ama günün birinde bir aksilik olur ve Hüsnü ile Pırtık Tekir'in yolları ayrı düşer. Birbirlerini hiç unutamamakla beraber ikisi de mecburen hayatlarına devam ederler; özellikle Pırtık Tekir kendisini bambaşka bir yaşamın içinde bulur, üstelik bu yeni yaşama alışmıştır da. Ama hala sabahları Hüsnü'yü özleyerek uyanmaktadır. Kitap süprizli bir sonla bitiyor.

Bu eğlenceli kitabı biz severek okuyoruz. Hüsnü ve Pırtık Tekir'in şarkısını biz de Nehir'le söylüyoruz.







KÜTÜPHANEMİZ 50- DEĞNEK ADAM

DEĞNEK ADAM
Julia DONALDSON & Axel SCHEFFLER
İş Bankası Kültür Yayınları

Julia Donaldson kitapları bir başka, hele ki Axel Scheffler 'in çizimleriyle birleşince. Bu kitapta, ormandaki evinde değnek hanım ve 3 küçük çocuğuyla mutlu bir yaşantısı olan Değnek adam, bir sabah koşusu için evinden çıkar ve başına gelmeyen kalmaz. Bir köpek onu sopa zannedip parkta fırlatıp yakalamaya başlar, tam köpekten kurtuldum derken küçük kız köprüden dereye sopa atmaca oynamak ister, sonra kuğu dal zannedip yuvasına yerleştirir değnek adamı ve daha neler neler... Değnek adamın macerası bir ilkbahar günü başlar ama mevsimler geçer; yaz, sonbahar, kış gelir.. En sonunda güzel bir süprizle evine dönmeyi başarır kahramanımız. 

Miniklerimiz kitabı okurken bir dal parçasının kaç farklı şekilde kullanılabileceğini de görmüş olurlar, ayrıca mevsim geçişlerine de tanıklık ederler. 

Kitabın anlatımı da çok eğlenceli; siz de biraz interaktif okuma yaparsanız, miniklerin çok güleceklerini garanti ediyorum..

(Kitabın içinde birkaç yerde, yazarın bir diğer sevdiğimiz kitabının kahramanı Pırtık Tekir'i de görmek Nehir'i ayrıca heyecanlandırdı. Ayrıca minicik biryerde gizlenmiş Tostoraman da var ama biz henüz Tostoraman'ı edinmedik. Onu okuduğumuz zaman eminim bu keşif de hoşuna gidecek Nehir'in.)







25 Şubat 2015 Çarşamba

MONTESSORİ HAFTALIK PLAN/ 1. HAFTA

Bugünlerde montessori etkinliklerini Nehir'le birlikte bir plan dahilinde yapmaya karar verdim. Haftalık etkinlik programı hazırladım ve akşamları mümkün olduğunca bu program dahilinde birşeyler yapmaya çalıştık Nehir'le. 

Bildiğiniz üzere Montessori eğitimi(ya da felsefesi) 5 temel gelişim alanı üzerinde gelişmeyi hedefler. Günlük yaşam becerileri, duyusal gelişim, matematik becerileri, dil gelişimi ve bilimsel beceriler. Bizim Nehir'le şu ana kadar yaptığımız etkinliklerin birçoğu da bu temel gelişim alanlarına yönelikti zaten. Şimdi adı konulmuş, programa dönüştürülmüş oldu- bir nevi ev okulu misali.

Sizler de yararlanmak isterseniz haftalık programımız ve uygulanışları aşağıdaki gibi oldu.

1- DİL GELİŞİMİ 

Harflerle ilgili etkinliğimizi görüp "aa daha erken değil mi, okulda sıkılmaz mı" diye soranlar oldu. Panik olmayınız lütfen, Nehir'e okumayı öğretiyor değilim. Montessori sisteminde fonetik alfabe öğretimine, harflerin görsel olarak tanıtılıp sesletimlerinin verilmesine 2 yaştan itibaren başlayabiliyorsunuz. Zımpara harflerle, kum/tuz tepsisi çalışmalarıyla, harf sepetleriyle, odaya asacağınız alfabe panolarıyla çocuğunuza harfleri tanıtmaya başlamanızın da hiçbir sakıncası yok. Önce sesli harflerle başlamak mantıklı. Her hafta bir harf gösterebilirsiniz. Her yeni harfe geçişte daha önce öğrenilenleri tekrar etmelisiniz. Ben henüz zımpara harfleri hazırlamaya fırsat bulamadım ancak kum(irmik) tepsisi ile A harfini çalıştık, alfabe yapbozla oynadık ve A harfi ile başlayan nesnelerden oluşan mini bir sepet hazırladım Nehir'e. İrmik tepsisi ile A harfinden önce linkteki çalışma sayfaları ile alıştırma yaptık.





2- BİLİMSEL BECERİLER

Çiçek resmini; taç yapraklar, sap/yapraklar ve kök bölümlerini ayıracak şekilde 3 parçaya keserek bir yapboz hazırladım. Önce çiçeğin bölümleri hakkında konuştuk, sonra yapbozumuzu kartona yapıştırarak tamamladık ve en sonunda da Nehir parmak boya ile boyadı çiçek resmini. 





3- GÜNLÜK YAŞAM BECERİLERİ

Diş fırçalama, ellerini yıkama, tuvalete kendi başına gitme, ayakkabılarını montunu kendi kendine giyip çıkarma gibi öz bakım becerilerini Nehir uzun zamandır pratik edip, bu konularda ustalaştı artık. Şimdi de saçlarını kendisi fırçalamayı öğreniyor.





4- MATEMATİKSEL BECERİLER

1'den 10'a tane hesabına devam. Sıradaki matematik çalışmamız 0 (sıfır) 'ın ne anlama geldiğini öğrenmek olacak.





(Nehir 3.5 yaşında)

23 Şubat 2015 Pazartesi

HAYALİ OYUN/ PRETEND PLAY-2

Hayal gücü, dil gelişimi, empati gibi yeteneklerin gelişimi açısından çok faydalı olan mış gibi oyunlardan daha önce burada bahsetmiştim.

İşte birkaç örnek oyun daha;

İrmik Tepsisi İle Çiftlik Oyunu

Aslında yazı çalışmaları için hazırlamıştım irmik tepsisini, ama Nehir sıkılınca çiftlik oyuncaklarını çıkardım. Nehir hayvanların kaplarına yem doldurdu, traktörle toprak taşıyıp traktöre yükledi. Hem duyusal hem de taklit oyun oldu.




Marketçilik

Migros'un bir zamanlar hediye ettiği minik market ürünlerini kaybetmedik hala oynuyoruz. Küçük bir kasamız ve paralarımız, kredi kartlarımız da var. Bir Nehir bir ben kasiyer/müşteri olup alışveriş oyunu oynuyoruz. Geçen günki oyunumuzun devamında Nehir ve ben anne-kız olup markete alışverişe gittik; Nehir anne rolüne büründüğünde kendime bir ayna tutmuş gibi oldum; Nehir'in "ben sabah işe gitmeliyim kızım, sen güzelce okula git orda etkinlik yaparsıım, şarkılar söylersiiin; akşam buluşuruz birlikte aktivite yaparız, oynarız" demesi, yemek takımlarını çıkarıp " hadi biz babanla maç izleyelim sen bize yemek yapıp getir" demesi bizi nasıl çözdüklerini, nasıl her sözümüzü beyinlerine kazıdıklarını göstermesi bakımından çok önemliydi. Neyse ki olumsuz şeyler duymadım :-)





İtfaiye

Meraklı Minik'in karton kasabasını Pollywill'e dönüştürdük. Pollywill'de yangın çıktı, hemen İtfaiyeci Sam'i aradık, İtfaiyeci Sam yetişti ve Polly bebekleri kurtardı.

Bu arada küçük bir anektod:

Epey oynayıp, yangınları söndürdükten sonra değişiklik olsun diye Nehir'e dedim ki, "olamaz Polly'nin arabası çalışmıyor, hadi İtfaiyeci Sam'i arayalım" 
"Ama o tamirci değil ki" dedi bana :-)))  Öylece kaldım, he evet doğru, tamirci değil diyebildim sadece..




ÇİZGİ ÇALIŞMALARI- SAYILAR

ÇİZGİ ALIŞTIRMALARI
Parıltı Yayınları
Ülkü UNSU

Rakamların yazılışlarını ve diğer çizgi çalışmalarını içeren bu kitap, kalın kuşe kağıda basılmış; bu sayede silinip tekrar tekrar çalışılabiliyor. Kalem de kitaba dahil olarak satılıyor. Üstelik bir de rakam çıkartma sayfası var; onu da bir başka matematik etkinliğimizde kullandık. Nehir, geçen hafta benim kar nedeniyle iş çıkışı yolda kalıp çok geç geldiğim bir akşam babasıyla birlikte tüm kitabı bitirmiş maşallah. Çizgileri çizmesi ayrı, silmesi ayrı fayda sağlıyor. 3 yaş+ için tavsiye edilir.










(Nehir 3,5 yaşında)

19 Şubat 2015 Perşembe

KÜTÜPHANEMİZ 49- DENİZALTINDAN MASALLAR CUP CUP

DENİZ ALTINDAN MASALLAR CUPCUP
Müjgan ŞEYHİ
Timaş Çocuk Yayınları

Timaş Çocuk Yayınları'nın bir önceki yazımda bahsettiğim Allah Beni Seviyor kitabının Nehir müptelası olunca aynı yayınevinin bir başka öykü kitabı olan Denizaltından Masallar Cupcup kitabını da aldım Nehir'e. Aynı tarzda değerler eğitimi içeren; sabretmek, kibirli olmamak, bilmeden konuşmamak, paylaşmak gibi güzel karakter özelliklerini teşvik eden kısa hikayeler var kitapta. Bu kitapta diğer kitaptan farklı olarak karakterler hep hayvanlar aleminden seçilmiş. Bu da öyküleri çocukların gözünde oldukça sevimli kılıyor. Sade anlayımıyla, renkli resimleriyle çocuklar için harika bir uykudan önce masal kitabı.








18 Şubat 2015 Çarşamba

KÜTÜPHANEMİZ 48- ALLAH BENİ SEVİYOR

ALLAH BENİ SEVİYOR
Fatma IŞIK, Ayşe SEVİM
Timaş Çocuk Yayınları

Bu kitabı Nehir'e kuzeni Berke abisi hediye etmişti. Ben önce Nehir'in yaşına uygun olmayabilir, sonrası için saklayayım diye düşünürken; Nehir bana birkaç hikaye okuttu ve kitap o günden sonra favorisi oldu, elinden düşmedi birkaç aydır. Benim ilk düşüncemin aksine kitap 3 yaş sonrası için gayet uygun bir kitapmış. İçerisinde herbiri bir başka güzel ahlaki davranışı teşvik eden kısa kısa hikayeler var. Sabretmek, adil olmak, hayvanlara iyi davranmak, yardım etmek, iyilik yapmak, dürüst olmak gibi değerler; çok hayatın içinden hikayelerle ve çocukların anlayabileceği bir dille anlatılıyor. Anlatılmak istenen ana fikri dikte eden bir tarzı yok. Dediğim gibi hikayeler çok sade ve günlük hayattan. Belki de o yüzden Nehir bu kadar sevdi. Kitap küçük boy ve kalın bir kitap; az resimli çok yazılı. Nehir başladık mı en az 3-4 hikaye okumamızı istiyor; bazen de kendisi kitabı alıp odasına geçip okuyor da okuyor.  

Bence sadece çocuklara öğütler yok bu kitapta. Hikayelerdeki ebeveynler de hep örnek davranışlar içerisindeler; her akşam işten gelince çocuğuyla oyun oynayan babalar, çocuklarını dinleyen, çocuğuyla birlikte mutfağa giren anneler, çocuk dilinden anlayan öğretmenler var kitapta.

Çocuklara dini eğitim vermek için en uygun yaş kaç ya da nasıl ve nereden başlanmalı tam olarak bilmiyorum ama bu kitap başlangıç için çok güzel, hiç öyle büyük büyük laflar yok kitapta, küçük çocuklara Allah'ın sevdiği davranışları özendiren hikayeler var sadece.








11 Şubat 2015 Çarşamba

İYİ-KÖTÜ

Geçenlerde Nehir'le birlikte, şimdi hangisi olduğunu hatırlamadığım bir kitap okuyorduk. Masalda iyilik yapmakla ilgili birşeyler geçti. Ben de Nehir'e sordum; iyilik yapmak sence nedir kızım diye. "birisi yere düşerse ona yardım etmektir" dedi. Başka ne olabilir mesela dedim, "bayılırsa burasından (alnını göstererek) öpmektir" dedi. Peki başka? "birisi için yemek pişirmektir" dedi. 

Yine bir iki gün önce Nehir bir kitap ya da filmdeki kötü karakterle ilgili bana sorup durdu, neden öyle, neden kötü diye. Nasıl açıklayacağımı bilemedim. Kötülük neden var, bir insan diğerine neden kötülük yapmak ister, buna anlam veremedi Nehir bir türlü. Çok normal, ben de anlam veremiyorum çoğu zaman..

Daha önce bahsetmiştim Nehir animasyon filmleri izlemeyi sevmiyor diye; bunun sebebi her animasyonda bir kötü karakterin olması. Bazen ilgiyle izlemeye başladığı bir animasyonda kötü karakter sahneye çıkar çıkmaz Nehir, bu kadar yeter kapatalım diyor. Birdaha da  o animasyonu izlemiyor. Gargamel yüzünden Şirinler'den, büyük kar canavarı yüzünden Karlar Ülkesi'nden, Kötü kadın bekçi yüzünden Madagaskar'dan, eşek arıları yüzünden Arı Maya'dan vazgeçmişliği var.

Kötülüğü sevmiyor; kabul edemiyor. Her çocuk gibi masum.. Peki çok merak ediyorum, ne zaman kaybediyoruz biz bu masumiyeti? Kötülüğü ne zaman tanıyoruz? Evet hepimizin içinde, insanın doğasında hem iyi var hem kötü ama nasıl oluyor da bazılarında iyi ağır basarken diğerlerinde kötü açık ara galip oluyor, hatta iyiliğin esamesini okutmuyor.

Neyse..  Şarkıdaki gibi,

Bugün sen çok gençsin yavrum,
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vaad ediyor
Sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık ne de yalan
Üzmesin seni
Doğarken ağladı insan
Bu son olsun bu son... 
  
Gözlerindeki umut ışığı sönmesin; kalbin kırılmasın, sana yalan söylenmesin, sen hep mutlu ol benim canımın içi.....





MERAKLI MİNİK ŞUBAT/2015 SAYISI- BENİM ADIM SAKARMEKE



Meraklı Minik Şubat sayısını su kuşlarına ayırmış. Sakarmeke ve başka su kuşlarının yaşantısını öğrendiğimiz bu sayı da oldukça eğlenceliydi, dergi içi etkinlikler dolu doluydu ama bize yine de az geldi; bir akşamda bitiverdi hepsi.

Sakarmeke maskesi, hafıza oyunu kartları, kuş dominosu ve çıkartma sayfası derginin bu sayısının ekleri. Tüm etkinlikler yine oldukça keyifliydi. 

Su Kuşları Dominosu





Hafıza Kartları 





Sakarmeke Maskesi




Çıkartmalarla Hikaye Tamamlama





Çıkartmalarla Anne/Yavru Kuş Eşleştirme






Kimin Ayağı





Su Kuşu Araştırmacısı






Ayak İzini Tahmin Etme





(Nehir 3,5 yaşında)

9 Şubat 2015 Pazartesi

EĞLENCELİ MATEMATİK

Dikkat !! Bu yazı yoğun matematik, sanat, duyusal aktivite ve montessori içerir .. :-)  Şaka bir yana Nehir'le geçen haftayı matematiğe ayırdık. Artık 10'a kadar rakamlar ve tane hesabı iyice yerleşti. Aşağıda yaptığımız çeşitli etkinliklerle de pekiştirdik matematik bilgimizi. 

"Kızım bu kaç: bir, hadi şimdi tekrarlayalım, biiirr" yaparsak da eminim öğrenirler bizim zamane akıllı bıdıkları ama her fırsatta söylediğim gibi benim maksadım Nehir birşeyler öğrensin değil, Nehir'in 0-6 yaş beyin hücrelerinin en hızlı geliştiği dönemde ona gerekli düzenlenmiş çevreyi sunarak, 5 duyusunun 5'ine birden hitap ederek gelişimine yardımcı olmak. 

Biz matematiği oyuna, sanata dönüştürdük; dokunma duyumuzu renkleri, boyaları kattık işin içine. 

Matematik etkinliklerimiz:

1- SAYI AVI

Benzerini @ecenazlabiromur renkli pirinçlerle yapmış instagram hesabında. Ben bir akşam işten eve gidince beş dakikada hazırladım etkinliği. Bir kap fasulyenin içine 1'den 6'ya kadar olan ahşap rakamlarımızı ve renkli kalp çıkartmalarını sakladım. Boş bir sayfayı 6'ya bölüp 1'den 6'ya rakamları yazdım ona da. Nehir fasulyelerin içinden önce rakamları buldu ve kağıttaki yerine yerleştirdi. Sonra kalpleri buldu, arkalarındaki kağıtları açtı ve her bölmeye sayı kadar kalp yapıştırdı. Rakamlar, tane hesabı, duyusal etkinlik ve ince motor aktivitesi birarada çok yönlü bir etkinlik oldu. Kalpleri yapıştırma işi bitince Nehir fasulyelerle aktarma oynadı uzunca.




2- SAYI YAKALAMACA

Yere bir örtü serdik. Boş bir kağıda 1'den 9'a rakamları yazdım. Ben ahşap sayılarımızı örtünün üzerine gelişigüzel saçtım; Nehir tek tek bulup kağıttaki sayılarla eşleştirdi. Nehir mümkün olduğunca hızlı sayıların hepsini bulup yerine koymaya çalıştı. Sonra sıra bana geçti, Nehir rakamları saçtı ben buldum. Birkaç kez bu şekilde tekrarladık, epey eğlendik. Matematik ve hareket etkinliği yapmış olduk.




3- SİHİRLİ BOYAMA

İşte Nehir buna bayıldı. Nehir'e sihirli boyama yapacağız dedim ve benim daha önceden beyaz pastel boya ile rakamları yazdığım kağıdı Nehir'in önüne koydum. Hadi boyayalım bakalım neler olacak dedim. Bizim uyanık boyamaya başlamadan beyaz rakamları farketti, aa dört, aa üçç demeye başladı  :-) Neyse sulu boya ile boyadıkça gizli rakamları ortaya çıkarmak çok hoşuna gitti. İlk sayfa bitince yeniden istedi hatta, ben apar topar bir sayfa daha hazırlayıp getirdim, onu da aynı şekilde boyayıp gizli rakamları bulduk. Matematik ve sanat biraraya gelmiş oldu. 



4- SAYI KADAR BONCUK DİZME

Bir kartona sayıları yazıp delik deldim ve şönil geçirdim. Bir kap mercimeğin içine de renkli boncukları gizledim. Nehir mercimeğin içinde saklı boncukları bulup şönillere sayı kadar dizdi. Aslında 6ya kadar dizdi sonra dikkati dağıldı. 9u da ben dizeyim hadi sen de 7 ve 8'i yap desemde çabalarım yetersiz kaldı :-) Nehirin mutfak takımlarını çıkardık. Nehir mercimekle çeşit çeşit yemekler yapıp, bana ve babasına ikram etti, bütün akşam oynadı. Burada da mercimekte gizli boncukları bulmak, tane hesabı yapmak, boncukları şönile geçirmek herbiri başlı başına bir etkinlik oldu. Duyusal etkinlik, matematik ve ince motor aktivitesi. Devamında oynadığı mutfak oyunu taklit oyuna güzel bir örnek. 





5- TÜBİTAK YAYINLARI SAYABİLİRİM KİTABI

Matematik kitabı görünümlü sanat kitabı.  Her sayfada patates baskı ile yapabileceğimiz resim örnekleri var; aynı zamanda da 50'ye kadar sayma alıştırması. Biz 10'a kadar olan sayfaları okuyup inceledik; patates baskı örneklerinden de birkaçını denedik. Aşağıdaki kedi, fare ve kurbağa motifleri tamamen Nehir'e ait. Çok harika olmuşlar değil mi, ben bayıldım..  
Nehir'in çok eğlendiği bir etkinlik oldu. Dahasını da yapmak istedi ama başka bir akşam devam etmek sözüyle sonlandırdık etkinliği.






(Nehir 3,5 yaşında)

PAKOLİNO ÇEKİLİŞ SONUCU

Pakolino Dünya Turu temalı Ocak ayı kutusu çekilişimiz sonuçlandı.

Takipçimizi kutluyorum. Çocuğuyla birlikte eğlenceli etkinlikler diliyorum.

fezacam@hotmail.com adresinden benimle iletisime geçmesini rica ediyorum.

Çekiliş sonucunu bu linkte bulabilirsiniz.  




Sevgiler..

6 Şubat 2015 Cuma

NEHİR 3,5 YAŞINDA

Yılbaşından bu yana- hatta daha da öncesinden beri hastayım. En sonunda anlaşıldı ki bu kadar uzun süren soğuk algınlığı-grip olamaz, sinüzit olmuşum hem de bariz bir şekilde dolmuş sinüslerim. Sözün kısası yorgun, hasta bir de ilaçların etkisiyle sersem gibi hissediyorum. Ama yine de bu yazıyı yazmayı istiyorum. Düşük cümlelerim olursa, bir konudan diğerine atlarsam ya da saçmalarsam affola.

Nehir'den ne haber bu aralar derseniz;

23.01.2015 Nehir ilk karnesini aldı.

Nehir okulda ilk karnesini alacağı gün, velilerin çoğu çalışan anneler olunca anneleri okula davet etmediler. Ben de Nehir'i okula gönderip işe geldim. İşlerim de yoğundu, ama içim içimi yedi, Nehir'in yanında olmak istedim. İşlerimi toparlayıp, kan ter içinde koştura koştura okula gittim; Nehir beni gördüğüne o kadar mutlu oldu ki, tüm akşam sürdü mutluluğu. 

Karnemize gelirsek; çeşitli gelişim alanları yazılmış (dil gelişimi, sosyal gelişim, motor gelişim ... şeklinde) herbirinin karşısında çok gülen yüz, gülen yüz ve üzgün yüz var. Nehir bir sürü gülen yüz almış; sadece 2 tane üzgün yüz vardı; biri dengeli beslenme.. Buna pek takılmadı Nehir. Kendi de biliyor tüm önüne konan yemekleri afiyetle yemediğini. Diğeri sayıları yazma.. Bu yaş grubundan sayıları yazmaları mı bekleniyor; yoksa karneler tüm okul için standart olduğundan mı bu madde var bilmiyorum. Neyse Nehir bu üzgün yüze fena taktı; nasıl kıvıracağımı bilemedim; öğretmenin Umut'un yemek yememe üzgün yüzünü de yanlışlıkla senin karnene işaretlemiş filan dedim olmadı. En sonunda üzerini bir gülen yüz sticker ile kapattık ve Nehir ikna oldu. Başarısızlığa karşı tahammülsüz mü olacak acaba Nehir bilemedim. 

Arkadaşlarımın çocuklarının karnelerinde gördüm bazı okullarda çocuğun adı, en sevdiği oyun, yemek vs şeklinde karne hazırlamışlar. Ben de Nehir için yapayım mı?

Adı Soyadı:  Nehir Kıral
Yaşı:  3,5
Boyu: 95 cm
Kilosu: 15,8 kg
En sevdiği oyuncak: Çeliknaz robotu (Arçelik'in oyuncağı. Nehir ne zamandır o kadar istedi ki en sonunda dayanamayıp aldık; ödenen ücrete değecek, faydalı bir oyuncak değil. Arçelik resmen paramızla kendi reklamını yaptırtıyor bize. Ama en azından oyuncağın gelirini eğitime bağışlıyorlarmış, buna sevindim.)

En sevdiği şarkı: hooopppaaa gangam style (bi şarkıyı tüm çocuklar mı sever Allah'ım. ) Nehir arabada, evde, tv de yüz kez dinlese bıkmıyor bu şarkıdan. Ben bazen, Nehir ıyyy midem bulandı bu şarkıdan, kusacağım şimdi diyorum da, kıkır kıkır gülüyor hanımefendi)

En sevdiği çizgi film karakteri: Daha öncede yazdım sanırım, Nehir hiçbir animasyon filmini sonuna kadar oturup izlemez. Evet sever ama en fazla yarım saatini izler bırakır. TV de yayınlanan çizgi dizileri de pek izleyemiyor çünkü akşamları ya da haftasonları TV açtığımız pek yok. Tek severek izlediği Çılgın Hırsız ve Köfte Yağmuru. Çılgın Hırsız'da minyon karakterlerine bayılıyor. Ve ilginçtir ki kötü karakterlerden nefret eden Nehir Köfte Yağmuru' nun kötü karakteri Chester V' yi çok seviyor.  Kıyafetlerini giymeyi sevdiği çizgi karakterler ise Hello Kitty, Minnie Mousse ve hiçbir çizgi filmini izlememiş olmasına karşın Prenses Sofia.

En sevdiği yemek: Köfte, tarhana çorbası, krep ve patates kızartması.. Zaten bunlara birkaç çeşit daha ilave etsem Nehir'in tüm yediği şeyleri sıralamış olurum hemen hemen. Yeni tatlara hiç açık değil nedense, denemeyi reddediyor. Ben alışması için yemese de sunuyorum kendisine bazı şeyleri ama bakalım; bir gün umarım yemeye başlayacak herşeyden.. Ben üniversite öğrencisiyken bile annemim yaptığı sebze yemeklerini reddeder, ben çayın yanında bişeyler atıştırırım anne derdim. Anneciğim ne çekmiş benden şimdi anlıyorum.  #anneoluncaanladım

En sevdiği arkadaşı: Kuzeni Azra. Okulda da bir ara "Umut iyi, bana hiç vurmuyor, çok uslu" diye anlatıyordu hep ama bu aralar da "Umut yüzüme oyuncak attı" filan diye anlatmaya başladı. Aralarında bir anlaşmazlık oldu sanırım. Bu arada Nehir'le aramızda belki 1 ay önce geçen komik bir diyaloğu yazayım:

Nehir: Anne ben büyüyünce anne olacağım, o zaman sen de annane olacaksın, annanem de büyük annane olacak
Ben: Evet kızım
Nehir: Peki babam ne olacak o zaman
Ben: Dede olacak kızım
Nehir: Peki baba kim olacak o zaman
Ben: O zaman sen büyümüş olacaksın, iyi bir çocukla tanışacaksın, O olacak baba.
Nehir: Umutla tanışayım ben o zaman

:-)))

Teknolojiyle Aramız 

Hala eve tablet bilgisayar almamakta direniyorum. Çünkü birkez aldık mı biliyorum ki bir süre sonra Nehir'in oyuncağına dönüşecek. Ancak birgün annemlerde kuzeni tablet oynarken Nehir de istemiş o da vermeyince ufak çaplı bir kriz yaşamıştık. Kuzeninin oynadığı oyunu (konuşan tom) hadi bir seferlik oynasın diye yüklemiştik telefonlara. Tabii bir seferle kalır mı çocuk bu. O gün bugün konuşan tom yüklü telefonlarda. Ama günde birkez açmaya izin var ve onda da alarm kuruyoruz; alarm çalana kadar oynuyor Nehir. Telefonu almışken youtubedan da birkaç video izliyor. Gummy bear, gangam style bir de ingilizce çocuk şarkıları ya da oyuncak videoları. 

Yani ne kadar teknolojiden uzak tutalım desek de , o kadar da uzak tutamıyoruz ne yazık ki. Teknoloji demişken şunu da anlatmadan geçmeyeyim:

Nehir'e önümüzdeki bahar/yaz sezonu için yeni bir çift spor ayakkabı aldım. O kadar sevdi ki yeni ayakkabılarını hemen giymeye başladı Nehir. Hatta altını sildirip evde de giydi birkaç gün, hatta ve hatta bir iki gece ayakkabıları başucunda yattı. Neyse, bir akşam benimle pazarlık yapıyor küçük hanım; "anne ben yarın okula da bu spor ayakkabılarımla gideyim, sen öğretmenime whats up' tan mesaj at, okulda da değiştirmeyim ayakkabılarımı bunlarla durayım"  :-)))


Etkinlikler 

Etkinlik yapmadan duramıyoruz; sizler de blogtan takip ediyorsunuz. Nehir'le sanat, matematik, el becerisi, dergi/kitap etkinlikleri, duyusal etkinlikler, İngilizce çalışmaları yapmaya çalışıyorum fırsat oldukça. Puzzle, oyun hamuru, flash kartlar, kutu oyunları da etkinlik yapamadığımız akşamlarda kurtarıcı oluyor. Etkinlikleri ben de seviyorum, Nehir de zevk alıyor. İlla birşey öğrensin değil amacım; çevresini tanısın, eğlensin; birlikte hoşça vakit geçirelim maksat. Nehir'in seveceğini düşündüğüm şeyleri bulmaya, üretmeye çalışıyorum. Yalnız şuna da karşıyım; internet gruplarında, instagramda bazen bir oyun ya da oyuncak moda oluyor ve hurra bütün anneler hücum ediyor bu oyuncağa. Her çocuk aynı şeyden hoşlanır mı siz söyleyin. Tabii ki bu anneler de çocukları için en iyisini yapmaya çalışan, onun için doğru oyun/oyuncağı bulmaya çalışan son derece ilgili anneler hepsi. Ben de pekçok grubu takip ediyorum internette, ilham aldığım durumlarda oluyor ama Nehir'in ilgisini çelecek ya da çekmeyecek şeyleri az çok tahmin ediyorum artık, o yüzden gördüğüm şeyleri bir mantık süzgecinden geçiriyorum muhakkak..  Her gördüğümüzü almak hem paramıza hem de çocuğumuza yazık diye düşünüyorum. 


Okul

Nehir okuluna severek, isteyerek gidiyor bu aralar. Okulda da gün boyu çok mutlu ve enerjikmiş öğretmenlerinin söylediği kadarıyla. Bu da bizi çok sevindiriyor.

Nehir' le İlişkimiz

Allah'ım bu annelere bu kadar yüklenmekten ne zaman vazgeçecek insanlar. Hergün yeni bir yaklaşım, farklı bir görüş. Dengeyi sağlamak ne kadar zor. Ben içimden geldiği gibi hareket ediyorum, o ya da bu ne diyor diye bakmıyorum. İşime, evime ve eşime gereken zamanı ayırdıktan sonra kalan zamanım Nehir'in. Haftasonları onu tiyatroya, sinemaya seveceği yerlere götürmek, akşamları onunla oynamak bana yük değil aksine benim en büyük mutluluk kaynağım. Nehir çok şükür, çok mutlu bir çocuk. Geceleri uykuya dalmadan o yumuk gözleriyle "seni çok seviyom" demiyor mu bana, işte ben bu an için herşeyimi veririm gerekirse.













5 Şubat 2015 Perşembe

KÜTÜPHANEMİZ 47- RAKAMLAR

RAKAMLAR
Karen Bryant
Tübitak Yayınları

Bu kitap belki bir seneden fazladır çekmecede zamanının gelmesini bekliyordu. Nehir'le sayılarla ilgili birtakım küçük etkinlikler yaptığımız bugünlerde artık zamanıdır deyip çıkardım. Kitapta hem tane hesabını içeren etkinlikler var hem de sayıların görsel olarak tanınması ve yazılması alıştırmaları var. Yazma kısmı için bana göre erken ancak Nehir heves etti ve kesikli çizgilerin üzerinden giderek rakamları yazmaya çalıştı. Ben parmakların yorulunca bırakalım diyerek izin verdim Nehir'e. İlk akşam 1, 2 ve 3ü çalıştık yalnızca. 

Aşağıda örnek sayfalarda göreceğiniz gibi sadece sayılar değil, büyük-küçük kavramları; şekiller ve renk alıştırmaları da var. Mesela "kedinin bir tane çorabını boyayalım ya da farenin kaç tane atleti var" şeklindeki yönlendirmelerde büyük giysilerin kediye, küçüklerin fareye ait olduğunu ayırt etmek gerekiyor. Ya da "üzerindeki şekilleri aynı olan kelebekleri aynı renge boyayalım, aynı renk kaç tane kelebeğimiz oldu sayalım" şeklinde hem şekil hem renk hem matematik çalıştıran etkinlikler var.  

Yalnız, yazım alıştırmalarında rakamlar daha büyük yazılsaymış, minik parmaklar için çok daha iyi olurmuş. 





KÜTÜPHANEMİZ 46- İNGİLİZCE İLK YÜZ SÖZCÜK ÇIKARTMA KİTABI

İNGİLİZCE İLK YÜZ SÖZCÜK
Kolektif
1001 Çiçek Yayınevi

Bu kitabı Migros'ta tesadüfen bulup aldım. Ama böyle güzel bir kitabı arasam bulamazdım. Hem İngilizce hem de çıkartmalı; Nehir'in sevdiği iki şey birarada. Kitap içeriğindeki kelimelerden Nehir'in çoktandır tanıdıkları da var, ilk kez duydukları da. Her sayfada belirli bir grup kelime verilmiş; kıyafetler gibi, yiyecekler gibi. Önce sayfayı inceleyip, bilmediğimiz kelimeleri tanıyoruz; sonra sayfanın üst kısmında yeralan kelimelerin çıkartmalarını bulup yerlerine yapıştırıyoruz. Ben Nehir'e banana, bread, orange şeklinde söylüyorum o da çıkartma sayfasından bulup yapıştırıyor. Çıkartmalar bitince tekrar amaçlı farklı oyunlar türetiyoruz. Mesela park sayfasında "how many cats", how many duck" şeklinde soruyorum, Nehir de "one, two, three..." diye sayıyor. Hem matematik hem İngilizce oluyor bu kez de bize :-)

Aynı kitabın boyama kitabı versiyonu da varmış, muhakkak alacağım. En azından biryere yemeğe, kahvaltıya vs giderken yanımıza alırız, oyalanırız. 

Biz İngilizce İlk Bin Sözcük kitabını da aldık ama onu henüz incelemedik.










Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...