30 Kasım 2014 Pazar

YENİ YIL ETKİNLİKLERİ 2- KAR KÜRESİ (SNOW GLOBE)

Nehir' le birlikte, Nehir'in fotoğrafından kar küresi yaptık. Yapımı oldukça basit ve Nehir çok keyif aldı bu etkinlikten. 

Kar küresi için gerekli malzemeler:

-istediginiz boyda kavanoz
-fotoğraf
-laminasyon kağıdı
-beyaz renk mum
-gümüş rengi sim
-gliserin
-su
-silikon tabancası

Kar küremizin yapımı:

Nehir kar görüntüsü vermek için kullanacağımız beyaz mumu rendeledi. Kavanoza mum kırıntılarını, biraz sim, birkaç damla gliserin ve benim daha önceden lamine ettiğim fotoğrafı koydu.  Üzerine de su doldurdu. ( gliserini, kar küremizi salladığımızda simler hemen aşağı çökmesin daha uzun süre havada kalsın diye kullanıyoruz. ) Kavanozun kapağını sıkıca kapattık. Sonra su sızmasın diye etrafını silikonladık.

Nehir çok eğlenip tekrar yapmak isteyince farklı birkaç küre daha yaptık. Bu sefer Nehir'in süpriz yumurtadan çıkan küçük oyuncaklarını kavanozun kapağına silikonla yapıştırarak yaptık kürelerimizi. 






( Nehir 39 aylık)



29 Kasım 2014 Cumartesi

YENİ YIL ETKİNLİKLERİ 1- YENİ YIL ÇALIŞMA DOSYASI

Yeni yıl etkinliklerine çalışma sayfaları ile başladık. Nehir bayılıyor bu tarz (eşleştirme, farklısını bulma, çizgi çalışmaları vs.) masa başı aktivitelere... 

Yaptığımız bir dolu etkinlikten bazıları:

Gölgesini Bulma


Şekillerin üzerinden gitme


Üçgen süsleri takip ederek bitişe ulaşma


Kırmızı çorapları takip ederek bitişe ulaşma


Çizgi çalışmaları





Renk eşleştirme


Farklısını bulma



Sayma alıştırmaları





Çıktılar yine giftofcruosity.com sitesinden.


(Nehir 39 aylık) 

27 Kasım 2014 Perşembe

KÜTÜPHANEMİZ 43- MIŞ GİBİ

MIŞ GİBİ
Peter H. REYNOLDS
ALTIN KİTAPLAR YAYINEVİ

Peter H. Reynolds'un çok sevdiğimiz diğer kitabı Nokta' dan sonra şimdi de Mış Gibi' den bahsetmek istiyorum. Ramon resim yapmayı çok seven, her gördüğü şeyin resmini çizmeye çalışan bir çocukken, birgün abisinin çizdiği resimlerle alay etmesi ile tüm cesareti kırılır. Tam ve mükemmel bir resim çizmeye uğraşır ama yapamadıkça çizmekten vazgeçer. Günün birinde kızkardeşi çizdiği resimlerin mükemmel olması gerekmediğini, çiçek-miş gibi, balık-mış gibi, gemiy-miş gibi çizerek kendisini ifade edebileceğini gösterir Ramon'a. Bu andan sonra Ramon yeniden çizmeye başlar, hatta şiire başlar ve içindeki yaratıcılığı dışa vurarak şiirlerin ve resimlerin dünyasında yeniden mutluluğu yakalar.

Nokta'ya göre biraz daha ağır bir kitap. Yani şöyle ki, küçük yaş gurubu için anlaşılması güç olabilecek bazı cümle kalıpları ya da kelimeler içeriyor. Ancak çocukları bizler bazen hafife alıyor, bazı şeyleri anlayamayacaklarını düşünüyoruz ama onlar bizi her defasında şaşırtıyorlar. Ben bu kitabı Nehir'e olduğu gibi okuyorum, o da zevkle dinliyor. 






KÜTÜPHANEMİZ 42- NOKTA

NOKTA
Peter H. REYNOLDS
ALTIN KİTAPLAR YAYINEVİ

Ben bu kitaba bayıldım. Kitabımızın kahramanı Vashti tüm bir resim dersi boyunca kağıdına tek bir karalama bile yapmaz. Öğretmeni sorduğunda "ben resim çizemem" diye yanıt verir. Öğretmeni ondan bir nokta yapmasını, ardından da yaptığı bu nokta resmini imzalamasını ister. Ertesi hafta derse geldiğinde Vashti'yi bir süpriz beklemektedir. Çizdiği nokta, çerçevelenmiş ve öğretmen masasının tam arkasına asılmıştır. Bundan daha iyi bir nokta yapabilirim diye işe koyulan Vashti, çizdikte çizer ve çizdiği farklı nokta resimlerinden oluşan bir sergi açacak kadar ilerler. Bazen içlerindeki yetenekleri keşfetmeleri için çocukları teşvik etmek bu kadar önemli olabilmektedir işte. Ve anlayışlı, hoşgörülü bir öğretmen (ya da ebeveyn) bir çocuğun hayatının gidişatını olumlu ya da olumsuz bu kadar etkileyebilmektedir işte. 

Çocuğunuza sanat, yaratıcılık, cesaret, kendini keşfetmek üzerine bir hikaye okumak isterseniz bu kitap muhakkak kütüphanenizde olsun bence. 

Yazarın hayat öyküsü de ilginç: kardeşiyle birlikte yedi yaşında çizgi roman hazırlayıp, babalarının fotokopi dükkanında çoğaltıp yayınlamaya başlamışlar. Ortaokul yıllarında ünlü dergiler için illustrasyon hazırlıyormuş. Onun da bu yeteneğini açığa çıkaran, kitabını ithaf ettiği matematik öğretmenidir belki, kimbilir. 

Kitabı eşim birkaç hafta önceki kitap fuarından aldı. Yayınevi çok yakında çocuklar için büyük bir Nokta etkinliği düzenleneceğini söylemiş, takipteyim ama henüz birşey çıkmadı. Eğer sizlerin kulağına gelirse bana haber verirseniz çok sevinirim. 






25 Kasım 2014 Salı

NEHİR'İN ÇİZİMLERİ

Nehir'in çizimlerinde karalama dönemi birkaç ay önce geride kaldı. Tabii karalama yapmaktan hala zevk alıyor ve zaman zaman bu tarz resimler yapıyor ancak şimdilerde çoğunlukla aynı insan figürünü çiziyor; büyük bir yuvarlak baş, bu baştan çıkan kollar ve bacaklar, el ve ayaklar ile gözler burun ve ağız. Bu resme bazen saç ekliyor. Bazen kulaklar ekleyip ayıcık yapıyor. Bazen de bıyık ekleyip kedi çiziyor. Şimdilik gövde yok. Zaman zaman çiçek, su şişesi ya da kilit gibi değişik objeler çiziyor. Bazılarını (çiçek gibi) bilinçli olarak çiziyor yani örneğin bir yuvarlak ve sap çizerek bir çiçek yapıyor; bazılarını ise rastgele birşey çizdikten sonra onu bir objeye benzeterek elde ediyor; mesela bir kare içinde de küçük bir kare çizdiğinde kilite benzetip, kilit yaptım diyor. 

Aşağıdaki resimde Nehir babasını çizdi. Koşup resmi babasına gösterdi, sonra bana gelip "anne, babam çok mutlu oldu" dedi.:-) Buzdolabımıza astım bu resmi. Hepsini asmaya imkan olmasa da Nehir'in eserlerini odasındaki dolabın kapağına ya da buzdolabımıza asarak sergilemeye ve Nehir'i cesaretlendirmeye çalışıyorum.







(Nehir 39 aylık)

KÜTÜPHANEMİZ 41- PEZZETTINO

PEZZETTINO
Leo LIONNI
ELMA YAYINEVİ

Pezzettino yani parçaçık (İtalyanca bir kelime), herkesin büyük ve güçlü olduğu bir dünyada, kendisi çok küçük olduğu için muhakkak bir başkasının parçası olduğunu düşünmektedir. Bu yüzden kime ait olduğunu bulmak için yollara düşer. Ve yolculuğunun sonunda kendisini keşfeder. Aslında kimsenin parçası değildir; kendisi de minik parçacıklardan oluşmuştur. Zayıf ya da güçlü, küçük ya da büyük, sıska, uzun, şiman; her ne olursak olalım kendimiziz. Neysek oyuz, olduğumuz gibi mutlu olmalıyız. Sade anlatımıyla, harika renkli çizimleriyle bir çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap bana göre.    





KÜTÜPHANEMİZ 40- ŞUŞU VE ÜÇTEKERİ

ŞUŞU VE ÜÇTEKERİ
Yıldıray KARAKİYA
REDHOUSE KİDZ YAYINLARI

Redhouse Kidz yayınlarından şu ana kadar alıp da müptelası olmadığımız bir kitap yok gibi. Şuşu ve Üçtekeri, Nehir'in son zamanlardaki favori uykudan önce kitaplarından biri. Şuşu' nun doğum günüdür ve dayısı onu önce muhallebiciye sonra da oyuncakçıya götürür. Oyuncakçıda kendisi için üç tekerlekli bir bisiklet seçen Şuşu eve kadar ve hatta evde dahi üçtekerinden inmek istemez. Evde dedesi, ninesi, halası, teyzesi toplanmış doğumgününü kutlamak için beklemektedir. Bizim geleneksel kalabalık aile yapımızı yansıtan, sıcak, bizden bir öykü. Biraz hareketli, uçuk kaçık Şuşu' da bizim kuzucuklar kendilerinden birşeyler bulacaklar.

   





24 Kasım 2014 Pazartesi

KÜTÜPHANEMİZ 39- KOYUN RUSSELL

KOYUN RUSSELL
Rob SCOTTON
Mandolin Yayınları

Nehir'in kütüphanesine epeyce yeni kitap eklendi. Ya hiçbirini yazmayacağım ya da kısa kısa hepsinden sözedeceğim. Çünkü artık yetişemeyecek gibi hissediyorum. Şu ana kadar kitaplarını yazdığım ve olumlu geri dönüşler aldığım için ikinci yolu seçip, kısa kısa tüm kitaplarından bahsetmeye çalışmak istiyorum.

Koyun Russell kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap. Bir gece vakti, kendisini bir türlü uyku tutmayan, uyuyabilmek için türlü metotlar deneyen, sevimli biraz da şaşkın bir küçük koyunun öyküsü.








Biz çok sevdiğimiz kitabımızı canlandıralım dedik ve bir Koyun Rusell craftı yaptık Nehir'le beraber. Ben acemice bir Russel çizdim; Nehir pamuk yapıştırıp boyadı. Ertesi akşam "Russell'ın arkadaşlarını da çiz anne" diye tutturdu, tamam kızım söyle hangisini çizeyim dedim. "Anne adları yok ki nasıl söyleyeyim" dedi bana :-))) 



13 Kasım 2014 Perşembe

INSTAGRAMDAYIZ

Bloğuma Instagram hesabımızın bir linkini eklemek istedim ama nasıl yapacağımı bulamadım. Vakitsizlikten kafa da yoramadım açıkçası. Oysa ki uzun zamandır Instagramdayız Nehir'le. Ulaşmak isterseniz kullanıcı adımız blogla aynı: @fezakiral

Bekleriz..




NEHİR 39 AYLIK

3 Yaşın o büyülü havası esmeye devam ediyor demeyi isterdim ama ne yazık ki işler biraz tersine döndü bizde bu aralar. Okula başlamanın yarattığı stres mi, hastalıklar mı, horrible three dedikleri o üç yaş sendromumu bilmiyorum ama Nehir'de sürekli bir mızmızlanma, ağlayarak tutturma halleri mevcut. Nehir iki yaşındayken bile bu öfke nöbetlerini, ağlama krizlerini yaşamamış olan eşim ve ben şoktayız, ne yapacağımızı nasıl davranacağımızı şaşırmış durumdayız. Her akşam Nehir uyuduktan sonra oturup bayağ bir kafa yoruyoruz, Nehir'le inatlaşmanın hiçbir çözüm olmayacağını görüyoruz fakat bu sefer de her istediğini yapma noktasına geliyoruz. Daha küçükken Nehir olmayacak birşey için ağlasa tuttursa dikkatini dağıtmak, ilgisini başka yöne çekmek mümkün olabiliyordu. Hatta ;Nehir'e o şeyin neden olamayacağını sakin sakin anlattığımda beni anlayıp dinliyordu. Şimdi yaşadığımız öfke anlarında ne anlattıklaırmı duyuyor, ne de dikkatini dağıtmak mümkün oluyor. Eşimle böyle anlarda onunla ilgilenmeyi bırakıp (güvenliğini tehlikeye sokacak bir durum olmadığı sürece) başka bir odaya geçip beklemeyi tercih ediyoruz. Siniri yatışınca kendisi geliyor yanımıza.

En büyük sorun kaynaklarımız; birincisi kıyafet seçimi. Ev içinde giymesi için alınmış taytlarla, kıyafetlerle okula gitmek istiyor ya da okulda giydiği üstüyle yatağa yatmak. Sabah hazırladığım giysileri beğenmiyor. Tamam seçimlerine saygı duyuyor, istediğini giymesine müsade ediyoruz fakat kirlenmiş bir çorabı ya da iç çamaşırını çıkarmak istemediği, ya da uykudan uyandığında terlemiş üstünü değiştirmemek için ağladığı zamanlar oluyor.   

Bir diğer sorunumuz Nehir'in son haftalarda bana olan aşırı düşkünlüğü. Geceleri benim uyutmamı, benim tuvalete götürmemi, uyandığında beni görmeyi istiyor. Kısacası herşeyi benimle yapmak istiyor. Geceleri kaç defa çişim geldi vs bahanelerle uyanıyor, amacı çiş değil aslında sırf beni kontrol etmek ve yanına getirtmek. 

Üçüncü ve bizi en çok üzen ise okula gitmek istememesi. Nehir ilk bir ay okuluna sorunsuz , seve seve , neredeyse koşa koşa gidip geldi. İkinci ay hastalıklarla geçti, okula bir hafta gittiyse bir hafta gidemedi. Hasta olduğunda ya benimle ya annanesiyle kaldı. Bizim şefkat ve ilgimiz okula ağır bastı ki sanırım, her hastalık sonrası okula alışması daha da zor olmaya başladı. Şimdi şu son hafta neredeyse her sabah ağlayarak gidiyor. Önceleri anne diye tutturuyordu, bunu aştık çok şükür, sabahları beni uğurluyor sonra babasıyla hazırlanıyorlar ama en son servise bineceği anda yine başlıyormuş ağlamaya. Gün içinde okulda gayet mutlu ve aktifmiş ama.

İçim sıkılıyor ama pek fazla kimseyle paylaşamıyorum. Annem "okula başladı çocuğun huyu değişti, ne kadar uslu çocuk huysuzlaştı" şeklinde düşünüyor. Oysa ben okula onun gelişimine faydası olması için başlamasını istedim; yaşıtlarıyla birarada olmasını, oyunlar oynayıp, eğlenmesini, tüm gün evde sıkılmaktansa mutlu olmasını. Tersine mutsuz mu ettim çocuğumu.. Yoksa bu sadece bir geçiş dönemimi. Hastalıkların, kullanılan onca ilacın, eziyetin sonrası yaşanabilecek gerginlik mi? Ya da evde tek ilgi noktası olan Nehir'e okulda öğretmenin 10a 15e bölünmüş ilgisi mi yetmiyor? Evde çok çeşitli etkinlikler yaptığımız için okul ilgisini mi çekmiyor? Öğretmeniyle diyalog halindeyiz; gün içinde Nehir gayet mutlu olduğu için sabah huysuzlukları karşısında kararlı ve net durmamızı öneriyorlar. Haftasonu veli toplantımız, önümüzdeki hafta da pedogogla görüşmemiz olacak bakalım. Çok da olumsuz düşünmek istemiyorum, çocuğum tam başlıyor, üç-beş gün gidiyor, tam alışacakken hasta oluyor ve birdahaki sefer yeniden alışması gerekiyor. O da haklı.

Buradan biraz içimi dökmek, varsa önerileriniz almak istedim sadece. Pek aylık gelişim yazısı gibi olmadı ama bu ay yaşadığımız bu ve ben de bunu yazmak istedim. 

Tabii bunlar dışında olumlu şeyler de var; Nehir okuldan yeni şarkılarla, şiirler, tekerlemelerle dönüyor. Kitaplara ilgisi katlanarak artıyor. Tek başına yaptığı tek faaliyet kitap okumak hatta. Kuzenleriyle biraraya geldiklerinde artık çok güzel oyun kurup oynuyorlar. Paylaşmayı öğrenmeye başladı. Biraz boyu uzadı; 15 kg-95 cm civarı son zamanlarda. Hareketliliği, esnekliği arttı, bacaklarını açıyor, atlıyor, zıplıyor, taklalar atıyor. Eskiden yemediği bazı şeyleri yemeye başladı (haşlanmış yumurta gibi) Masa oyunlarını çok seviyor. (Kart, zar oyunları. En çok da meraklı minik ekinden çıkan oyunlar) Birkaç yaşına uygun masa oyunu almak istiyorum ona. Beklemeyi öğrendi; birşey olduğunda "şimdi sabırla beklemeliyim diy mi anne" diyor ve bekliyor. El becerileri arttı; kesme, yapıştırma, hamur açma, yoğurma, mandal takma, çıkarma, sticker sökme, yapıştırma. Sayılarla arası küçüklüğüne göre daha iyi. 20'ye kadar saymayı öğrendi. 10a kadar olan rakamları tanıyor, 10a kadar nesneleri tek tek sayabiliyor. Masa oyunlarının katkısı oldu bunda, bir de diğer sayı etkinliklerinin tabi. Tv izlemiyor, tablet bilgisayar yok evde, cep telefonlarımıza da ilişmiyor. 

Önümüzdeki günlerde streslerinden arınmış bir Nehir yazmak dileğiyle..
   







12 Kasım 2014 Çarşamba

KASIM AYINDA BİR HAFTASONU

Nehir geçen hafta hasta olup birkaç gün okula gidemedi yine. Çarşamba ve cuma günleri ve de haftasonu birlikteydik. Hasta, biraz huysuz, fazlasıyla anneye düşkün olan Nehir'i evde oyalamak kolay değildi. Cuma günü yemek yapmam gerekiyorken fakat Nehir beni bırakmazken tek çözüm olarak Nehir'i de mutfağa sokmayı buldum. Hem ben akşam için birşeyler yapmış olurum hem Nehir oyalanmış olur diye düşündüm. Poğaça ve kurabiye yaptık birlikte. İkisinde de çok hevesli çok da başarılıydı.

Poğaçaları yaparken ki yorumu çok tatlıydı: "Anne sen ve ben ikimiz de çok becerikliyiz değil mi? Akşam babamı ne güzel kokular karşılayacak." :-))




Cumartesi gününe kadar Nehir bayağ toparlamıştı, hava da çok sıcaktı; biraz çıkıp temiz hava alalım istedik. Pendik Bahçe Cafe'ye kahvaltıya gittik. Bahçesindeki çocuk parkının hemen yanında bir masaya oturduk; Nehir doya doya parkta oynadı, biz de kahvaltı yaptık. 




Hasta başlayan haftamız çok şükür güzel bitti. 

   

11 Kasım 2014 Salı

MERAKLI MİNİK- KASIM/2014 SAYISI: KIZIL TİLKİ YAVRULARI

Bloga yazacak çok şey var; yorumlanacak kitaplar birikti, etkinlik fotoları hazır editlenip yayınlanmayı bekliyor ama yetişemiyorum bu aralar. Ama bir yerden başlamak lazım değil mi? Meraklı Minik'in bu ay ki sayısını çok çabuk bitirdik. 

Bu ayın konusu kızıl tilki yavruları. İşte etkinliklerimiz:



Farklı Olanı Bul: Tilkilerden farklı olanı daire içine aldık.

Dizgiyi Bozanı Bol: Tilki-Baykuş, Tilki-Baykuş şeklinde giden dizgiyi bozan resmi daire içine aldık.

Mini Kitap: Kızıl tilki mini kitabı yine Nehir kesti, mini delgeciyle delip ip geçirdi, ben de bağladım.

Kimin Kuyruğu: Resimlerdeki kuyruğun sahibi hayvanı çıkartmalardan bulup yerine yapıştırdık.

Tilki Sayı Eşleştirme Kartları: Önce beşe kadar olanları eşleştirdik bu kısım kolaydı, ama 5ten sonrası biraz zordu çünkü her iki kartı da sayıp eşlemek yorucu oldu.

Kızıl Tilki Aileleri Oyunu: Bu oyunu Nehir çok sevdi, günlerdir babasıyla oynuyor. Kızıl tilki ve kutup tilkisi aileleri zarlarını atıp, gelen resimdeki tilki pulunu bulup, yerine yerleştirmece. Önce tamamlayan kazanır. Uyanık Nehir bazen aynı tilki gelince hemen zarı çevirip " aa bana uyuyan tilki geldi"  şeklinde minik hilelere başvuruyor zaman zaman. Bazen göz yumuyor bazen de düzeltiyoruz.

Bunlar dışında, fotoğraflarda görünmeyen kızıl tilki maskesi yaptık. Dergi içinde bir sayfada yeralan fotoları, diğer sayfalarda bulup eşleştirdik, okuduk inceledik dergimizi. Yine keyifli bir sayı oldu.



(Nehir 39 aylık)

4 Kasım 2014 Salı

DİŞ SAĞLIĞI ETKİNLİKLERİ

MUTLU DİŞ, ÜZGÜN DİŞ
Mutlu Diş, Üzgün Diş etkinliğimizde önce diş sağlığımız ve dişlerimiz için sağlıklı besinler hakkında konuştuk. Sonra, hangi yiyecekler dişlerimiz için sağlıklıdır ve dişlerimizi mutlu eder; hangi yiyecekler dişlerimizi çürütür, mutsuz eder, onu pekiştirmeye çalıştık. Nehir karışık olan yiyecekleri mutlu ve üzgün dişe yapıştırdı.

Mutlu ve üzgün dişin kalıbını netten alıp, yüzlerini ben çizdim. Yiyecekleri de yine netten aldim ama link kaydetmemişim. 



DİŞ/ DİŞ FIRÇASI EŞLEŞTİRME
Ağızdaki dişleri sayıp, üzerindeki numaralara göre diş fırçası ile eşleştirdik.







(Nehir 39 aylık)

1 Kasım 2014 Cumartesi

GÜNLÜK YAŞAM BECERİLERİ

Montessorinin temel felsefesidir, çocuğa kendisi yapması için fırsat tanımak. Ben de elimden geldiğince, vaktim ve sabrım oldukça Nehir'in kendi işlerini kendisi görmesini teşvik etmeye çalışıyorum. Zaten kendisi de durmuyor, ne iş yapsam yardım edebilir miyim anne diyerek yanıma geliyor. 


Nehir sofra düzenini öğreniyor. Bu servisleri İkea'dan aldım. Sofra düzenini öğretmek için çok kullanışlı. 

Nehir'in kendi kendine giyinme denemeleri. Bol pijama altlarını rahatlıkla giyiyor artık da üstlerde biraz zorlanıyor.

Sabah Nehir'e kahvaltı hazırlrken salatalığı ben yıkayım anne dedi, yıkamasına izin verdikten sonra eh peki doğramasını da sen yap o zaman dedim :-) 

Ben her çamaşır astığımda Nehir yanıma gelir ve yardım etmek ister. Çamaşırlığın alt bölmesine de o asar çorapları vs. Bu küçük çamaşırlığı nette görüp çok beğendim ve sağolsun eniştemiz Nehir için birtane yaptı. Artık kendi çamaşırlarını asıyor küçük hanım.


Nehir'in kendi boyuna uygun askılığı. Dışarıdan geldiğinde montunu çantasını asmasını yerleştirmeye çalışıyoruz.





(Nehir 38 aylık)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...