26 Ağustos 2014 Salı

KÜTÜPHANEMİZ 32- YAPBOZ YAPIYORUM-VAHŞİ HAYVANLAR/ YAPBOZ YAPIYORUM-EVCİL HAYVANLAR

YAPBOZ YAPIYORUM-VAHŞİ HAYVANLAR
YAPBOZ YAPIYORUM-EVCİL HAYVANLAR
PEARSON LONGMAN/ ÇOCUK KİTAPLARI DİZİSİ
Kolektif

Nehir'in çok sevdiği iki şey: kitap ve yapboz birarada olursa kesin sever diye düşünerek aldım bu kitapları ve yanılmadığımı gördüm. Yazın küçük balkonumuzda kaç akşam geçirdik bu iki yapboz kitabı ile. Gerçi kitaplar 3+ olduğu için yapbozların parça sayısının daha fazla olacağını düşünmüştüm ama 4 parçalıymış yapbozlar. Bu bizim için biraz basit kaçtı. Ama her sayfada sayı sayma ya da renk bulma içeren birer minik soru var ve dogru yanıtı içeren parçayı bulup yerine takıyoruz. Bu sayı alıştırmaları bizim için iyi oldu. Daha önce de yazdığım gibi bu aralar sayı sayma alıştırmaları yapıyoruz çünkü ufak ufak. 

Kitaplar güzel. 2 yaş miniklerine de tavsiye ederim. Önce hayvanları, renkleri tanıyarak başlayabilir; zamanla yapbozları birleştirerek, nesneleri sayarak devam edebilirsiniz. Biz hayvanların ve renklerin ingilizcelerini de tekrar ettik bu kitaplarla..







(Nehir 36 aylık)

21 Ağustos 2014 Perşembe

KÜTÜPHANEMİZ 31- MUHTEŞEM BALKABAĞI EVİ (SİHİRLİ MATEMATİK HİKAYELERİ DİZİSİ / SAYILAR)

MUHTEŞEM BALKABAĞI EVİ
FİNAL KÜLTÜR SANAT YAYINLARI
Sihirli Matematik Hikayeleri Dizisi
Sayılar



Bu kitabı tatilde küçük bir kitapçıda tesadüfen görüp aldım. Nehir'le tam da sayma alıştırmaları yaptığımız günlerde bu kitabın karşıma çıkması harika oldu. Kitap güzel bir hikayenin içinde nesneleri tek tek saydırıyor bize ve kitap sonunda da birkaç sayma etkinliği yeralıyor. 

Öyküde, küçük karınca Simi kendisini yağmurlardan koruyacak bir ev ararken, büyük bir balkabağı bulur ve orada yaşamaya karar verir. Cırcır böceği Lele de aynı nedenle kabağın bir başka bölümüne evini taşır. Hergün dışarı çıkıp evlerine yiyecek taşırlar. Bazen 1 tane bisküvi, bazen 2 tane çekirdek... Böylece bahsi geçen yiyecekleri tek tek sayıyoruz. Birgün dere kenarında karşılaşırlar Simi ve Lele. Arkadaş olurlar. Simi Lele'ye 9 tane çiçekten bir kolye yapar. Birlikte 10 tane taşı dere kenarına taşıyıp bir havuz yaparlar... Hikaye bu şekilde devam ediyor ve Simi ve Lele'nin aynı balkabağında yaşadıklarını keşfetmeleri ile son buluyor. 





Nehir kitabı tatil boyunca elinden düşürmedi, ilk günden Nehir'in favorileri arasına yerleşti kitap. Eve dönünce kitap sonundaki sayı etkinliklerini de yaptık.  İlk etkinlikte nesneleri sayıp karşısına kaç adet olduklarını rakamla yazmamız isteniyordu. Nehir rakam yazamayacağı için ben sayı çıkartmaları aldım ve ilgili yere ilgili sayı çıkartmasını yapıştırdık. Bir başka etkinlikte bir tarafta verilen karışık sayılarla karşı taraftaki nesneleri sayıp eşleştirmemiz ve çizgi ile birleştirmemiz isteniyordu. Bunu da yaptık ama fotoğraflamayı unutmuşum. 



Serinin diğer kitapları da gönül rahatlığıyla edinilebilir bence. Ben de buldukça alacağım





(Nehir 36 aylık)

20 Ağustos 2014 Çarşamba

MERAKLI MİNİK AĞUSTOS/2014- YAVRU KIRLANGIÇLAR

Meraklı minik Ağustos sayısı Yavru Kırlangıçlar. İçerik daha çok hayvanlar ve yavruları şeklinde hazırlanmış. Yine bir dolu şey öğrendik bu sayıdan.




1- EŞLEŞTİRME

İlk olarak hayvanlar ve yavruları eşleştirme kartları ile başladık. 



2- ÇİFTLİKTEKİ YAVRULAR MASA OYUNU

Çiftlikteki yavrular masa oyununu Nehir, babası ve ben üçümüz oynadık. Zarı ve piyonları Nehir'le birlikte hazırlayıp oyuna başladık. Birkaç oyundan sonra Nehir olayı çözdü. Zarın üzerindeki noktaları sayarak kaç geldiğini anlamaya, piyonunu o sayı kadar hareket ettirmeye başladı. Yavru hayvan kartlarını topladı. Oyunun mantığında tüm yavru hayvan kartlarını önce tamamlayan kazanıyor. Nehir'e "sende hangi kart eksik" diye sorduğumda kartlarına bakıp eksik olanı söyleyebilmesi çok hoşuma gitti. Cidden büyüdü bu kız. 




3- İKİ RESİM ARASINDAKİ FARKLAR

Nehir iki resim arasındaki farkları bulup gösterdi. Hatta iki resimdeki farkliliklari çizgi ile de birleştirdi :-)

4- GÖLGE EŞLEŞTİRME

Hayvan resimlerinin gölgelerini bulup eşleştirdi Nehir.


5- ORMANDAKİ YUVALAR

Nehirle sohbet ederek, ormanda yuva yapmış hayvanları bulduk. 



6- ÇIKARTMALARLA EŞLEŞTİRME SAYFASI

Dergi ekinde yavru hayvan çıkartmaları vardı. Her yavrudan iki tane olduğunu görünce bir eşleştirme oyunu hazırlamak geldi aklıma. Bir kartona karşılıklı iki sıra noktalar yaptım. Nehir'den çıkartmaları bu noktalara denk gelecek şekilde yapıştırmasını istedim. Diğer çiftleri de rastgele karşı sıraya yapıştırdık. Sonra Nehir kalemle aynı olanları birleştirdi. Bir taşla birkaç kuş vurmuş olduk. 


 



(Nehir 36 aylık)

19 Ağustos 2014 Salı

NEHİR 3 YAŞINDA

3 yaş adeta sihirli bir değnek gibi dokundu bize. Nehir artık bebeklik çağı alışkanlıklarını bir kenara bıraktı ve çocukluk çağına hızlı bir geçiş yaptı. Tam 30.ayında kendi isteğiyle bezini bıraktı Nehir, bir sabah gelip "anne  bezimi çıkar ben de tuvalete yapıcam artık" dedi, bezi çıkardık o sabah ve birdaha da takmadık, 1 hafta gibi bir sürede tuvalet eğitimini tamamladık.

3 yaşına birkaç ay kala biberonu bıraktık. Nehir gece uykusuna yatarken bir biberon süt içerdi. Sütten sonra dişlerini fırçalatmaya ya da en azindan birkaç yudum su içirmeye dikkat etsem de artık gece sütünü- en azından biberonla içmeyi- bırakması gerektiğini düşündüm. Birkaç günlük alışma evresinden sonra bu iş de tamamdı.

Nehir kahvaltısını 2,5 yaşını geçerken hala karışım olarak tüketiyordu. Yumurtayı ve peyniri ayrı ayrı yemediği için ve bu kadar besleyici bir öğünü Nehire tek tek verdiğimde yedirmem imkansız olduğu için devam ettik karışım kahvaltıya. Ama 3 yaşına doğru bu işe de el attık. Nehir hala çok seçici olsa da, hala peyniri ayrı olarak tüketmese de artık kahvaltılarında domates, salatalık, krep, yağda peynirli yumurta, börek, tost, patatesli omlet yiyor, kış aylarında portakal suyu içiyor, yazın karpuz, üzüm gibi meyveler tüketiyor. Bu da çok önemli bir gelişme bizim için.

Bir de emzik olayımız vardı bizim. Her ne kadar gün içerisinde hiç aramasa da uyurken muhakkak emzik aliyordu Nehir. 3 yaş doğum gününden sonra emzik konusuyla ilgilenmekti planım. Birkaç ay önceden Nehir'i hazırlamaya anlatmaya başladım. Artık büyüdüğünü ve 3 yaş doğum gününden sonra emziğini küçük bir bebeğe hediye edebileceğimizi söyledim. Bu fikir hoşuna gitmedi Nehir'in. "Mavi emziğimi verelim bebeğe, beyazını da ben emerim" şeklinde oldu yaklaşımı. 3 yaş doğum gününe 1 hafta kala evdeki ağzında emzik olan bebe (peppee'nin kardeşi) oyuncağını gösterdi babasına, "baba bak bu oyuncağın emziği var ama çizgi filmde artık bebe emzik emmiyor" dedi. Sonra babası Nehir'e, bebenin artık büyüdüğü, abla olduğu için emziğini çöpe attığını, emmediğini; kendisinin de artık emziğini çöpe atabileceğini anlattı. Birkaç gün ara ara anlattı aynı şeyleri ve birgün biz mutfaktayken Nehir emziğiyle yanımıza geldi; "ben emziğimi çöpe atıcam, artık emmicem" dedi. Eğer atarsa bir daha geri alma şansımızın olmayacağını ve artık hiç emzik emmemesi gerekeceğini birkez daha anlattık, tamam dedi Nehir ve emziğini çöpe attı. Doğru mu yaptık bilmiyorum ama biz de ona bir ödül vadettik; eğer birkaç gün boyunca emmezse istediği bir oyuncağı alacağımızı söyledik ona. Tam 3 hafta oldu ve Nehir hiç emzik almadı. Tıpkı bezi olduğu gibi emziği de kendisi bıraktı benim akıllı kızım.

Bir başka gelişme Nehir'in odasında kendi kendine oyun kurup vakit geçirmeye başlaması. Bazen bir oyuna dalıyor, minik hayvanlarını ya da bebeklerini konuşturup evcilik kuruyor, ya da legolarla çeşitli şekiller yapıp anne bak market yaptım vs şeklinde getirip bana gösteriyor, oyun hamurlarıyla oynuyor, boyama yapıyor. Her oyunda muhakkak babası ya da beni yanında isterken bu aşamaya geçmesi süper bir gelişme. Zaman zaman yine bizi yanına çağırıyor, birlikte oynayalım diye tutturuyor tabi hala ama bu kadarı zaten bizim de arzulayacağımız birşey.

Aşırı bir büyüme ve abla olma hevesi var şu sıralar. Kendisine "sen küçüksün" diyenlere inanılmaz sinirleniyor. Herşeyi tek başına kendisi yapmaya çalışıyor. Gece uykusuna yatarken bile "ben abla oldum ya kendim uyuyabilirim, sen bana bir kitap oku anne, sonra git ben kendim uyuyayım" diyor. "Sen artık abla oldun, büyüdün" diyerek yaptıramayacağınız şey yok Nehir'e bu dönemde :-)

Bunun dışında pek çok bakımdan Nehir'deki gelişim ve değişim dikkatimden kaçmıyor. Hani 2 yaş civarındayken bir yazımda yazmıştım; çocukla bu sıralar inatlaşmamalı, birşey tutturduklarında dikkatlerini dağıtmaya çalışmalı, uzun açıklamalarımızı 3 yaş civarında anlayacaklar diye. İşte Nehir şu sıralar tam o evrede. Güzelce açıkladığınız, anlattığınız zaman ikna oluyor, tutturmuyor.

Yaşıtlarıyla, kuzenleriyle paylaşımlı oyunlar başladı. Özellikle kuzenleri Mustafa Sarp ve Azra ile oynamaya bayılıyorlar. Doğal olarak zaman zaman hala oyuncak kavgaları yaşansa da, birlikte pazarcılık, marketçilik, öğretmencilik vs oyunlar kurup oynadıklarını görmek çok sevindirici.

Tüm bunların dışında Nehir sevgi dolu, sosyal, dışa dönük bir çocuk olarak büyüyor. Benim çocukluğumun aksine hiç utangaç değil, isteklerini net bir şekilde ifade edebiliyor. Ayrıca oldukça dışa dönük; geçenlerde bir çay bahçesinde otururken bir başka masada 7-8 yaşlarında bir çocuk Tübitak Bilim Çocuk Dergisi'ni karıştırıyordu. Nehir yanına gidebilir miyim diye bize sordu, izin verdik gitti, çocuğa başladı birsürü şey anlatmaya " bende de bunun değişiği meraklı minik var, su samurlusu var, kağlumbağalısını da annem almıştı" vs vs. :-)))

Bir başka karakter özelliği olarak küçük şeylerle mutlu olabilen bir çocuk. Annem, ablam ve ben öyleyizdir; bu huyu bize benziyor sanırım:-) Süpriz yumurtadan çıkan minik oyuncaklar için bile mutlu olur; kaybetmez, sağa sola atmaz; değer verir saklar. Belki de 1 yıldan fazla olmuştur, Migros'un verdiği minik minik market ürünleri vardı, dayısı getirmişti Nehir'e. Hala kaybetmedi o minicik şeyleri; benim aldığım yazar kasa oyuncağı ve bu minik market ürünleriyle kasiyercilik oynuyoruz zaman zaman.

Görüyorsunuz ya, şu 2,5-3 yaş aralığında epey gelişim ve değişim gösterdi Nehir, resmen büyüdü. Allah sağlıklı sıhhatli daha çok güzel günlerini göstersin bizlere inşallah..








18 Ağustos 2014 Pazartesi

PAKOLİNO AKTİVİTE KUTULARI- DENİZ TEMASI

Pakolino 3-8 yaş aktivite kutularına 1 aylık deneme üyeliği yaptırdım. Kutumuz gelir gelmez etkinliklere başladık. Kutu içerisinden 3 paket çıkıyor. Her pakette bir aktiviteyi tamamlamak için gerekli tüm malzemeler ve ebeveynler için yönergeler yeralıyor. Paketleri tatilde, misafirlikte bile açıp rahatlıkla etkinlikleri yapmaya başlayabilirsiniz çünkü gerekli her detay düşünülüp, içeriğe eklenmiş.

Temmuz ayı teması deniz canlıları imiş. İşte bizim deniz canlıları etkinliklerimiz:

1- EN SULU SULU BOYAMA ve BİR DENEY

İlk aktivite paketimizin içinden, 6 adet keçeli kalem, koruyucu örtü, sprey su şişesi, plastik bardak çıktı. Nehir deniz canlılarını keçeli kalemlerle istediği gibi boyadı. Sonra sprey şişesi ile su sıkarak ıslattı. Birlikte renklerin dağılıp birbirlerine karışmalarını izledik ve kurumaya bıraktık. Ertesi akşam iyice kurumuş olan eserlerimizi dolabımıza astık. 



Gelelim deneyimize; paketten çıkan yedek kağıttan (bu arada bu kağıdın cinsini bilemedim; açıklamalar içerisinde de bulamadım, keşke yazılsaymış) bir şerit kestik, şeridi ortadan katladık ve kat yerini Nehir bir çizgi şeklinde boyadı. Plastik bardağa su doldurup kağıdın yarısını bardağa batırdık. Suyun yavaş yavaş şerit kağıt boyunca ilerlemesini, ve boyadığımız alanı akıtıp boyayı dağıtmasını gözlemledik.




2- BALON YELKENLİ GEMİ

Köpük geminin üzerine yelkenini ve bayrağı takip; pipeti geçirdik ve pipetin üzerine balonu takip şişirdik. Suya bıraktığımızda balonun havası boşalırken yelkenlimiz suyun içinde hızla ilerledi. Gerçekten eğlenceliydi. Balonu birkaç kez şişirip tekrarladık, sonra biraz da eliyle yüzdürdü Nehir gemisini.



3- AKVARYUM TİYATROSU

Karton tiyatroyu pakolino kutusunun üzerine yerleştirdik; misinaları Nehir ahşap boncuğa geçirdi, ben düğüm attım. Ucuna balıkları yapıştırıp, akvaryumun tavanından sarkıttık. Balıkları konuşturup, ileri geri hareket ettirip eğlendik. Nehir o kadar sevmiş ki akvaryumunu, bu sabah annanesine kadar taşıtmış babasına; orada da oynayacakmış :-)




(Nehir 36 aylık)

6 Ağustos 2014 Çarşamba

3 YAŞ DİSNEY PRENSESLERİ DOĞUM GÜNÜ PARTİMİZ

Benim mucizem, güzel meleğim tam 3 yaşında oldu. O kadar akıllı, o kadar tatlı bir genç kıza dönüşüyor ki günden güne, tarifsiz duygular, mutluluklar yaşatıyor babası ve bana. Evimizin neşesi, herşeyimiz küçük kızımız en ufak gülümsemesiyle bize mutlulukların en büyüğünü yaşatıyor.

Bu yıl da kızımın mutlu olacağı, güzel bir parti hazırlamak için bayağ emek verdim, yoruldum ama Nehir'in heyecanı, mutluluğu herşeye değerdi. İlk hazırlıklarda eşimin, ikramların hazırlanmasında ablam ve annemin çok yardımları oldu sağolsunlar.

Nehir günler öncesinden partinin heyecanını yaşamaya başladı; herkese anlattı, herkesi davet etti prenses partisine. Prensesli pasta için ayrı, elbisesi için ayrı, gelecek arkadaşları için ayrı heyecan yaşadı. 

Gelelim hazırlıklarıma;

- Disney prenses temalı partimizde kullanacağımız banner, cupcake süsü, davetiye için gerekli çıktıları bu siteden aldım, bilgisayarımda Nehir'in ismini ekleyerek kişiselleştirdim. Bunları eşim ozalitte fotoğraf kağıdına bastırdı ve prensesli parti süslerimiz hazırdı.

- Çocukların masası için, yine prenses temalı kağıt tabak, bardak, parti şapkası, kaynana dili, peçeteler aldım. Disney prensesli balonları büyük bir marketten aldık. Çocuklar için üzerinde disney prenseslerinin resmi olan kakaolu sütler aldık.

- Prenses tacı şeklindeki şeker hamurlu kurabiyeleri kendim yaptim. Poşetleyip, kurdele ile süslemede eşim ve hatta Nehir yardımcı oldular. Kurabiyeleri çubuklu yapıp, kurabiye kovalarına dizdim, gayet dekoratif oldular.

- Masaların üzerini süslemek için ponpon çiçekler yaptım; pelur kağıt bulamadığımdan krapon kağıdı ile yaptığım çiçeklerim gayet şık oldular.

- Disney prensesli hatıra fotoğraf çerçevesini avmlerde balon satan cornerların birinden aldım. 

- Nehir'e Disney markasının prenses elbisesini ve bir aksesuar mağazasından prenses tacı aldık. Tam bir küçük prensese dönüştü meleğim.

- Bu sene pastayı kendim yapmadım; 25-30 kişi olacağı için cesaret edemedim böyle büyük bir pastaya; 2 katlı üzerinde prenses bebekler olan şirin pastamızı Damak pastanesine yaptırdık. 

- Çocukların sevdiği şarkıları usb ye yükleyip hazırladı eşim. Parti boyunca müzik çaldık, çocuklar çok eğlendiler.

- Doğum günümüzü bu sene ilk kez dışarda kutladık. Evimize çok yakın olan Güzelyalı sahilinde denize nazır Güzelyalı Sosyal Tesisleri' nin teras katında oldu. Serin, püfür püfür, manzaralı ortam tüm misafirlerimizi etkiledi. 

- İkram menüsünü ablamla birlikte oluşturup, hazırladık. Peynirli poğaça, çikolata parçacıklı muffinler, havuçlu-cevizli kek, sosisli börek, makarna salatası, mercimek köftesi, şehriye salatasından oluşan menümüzü açık büfe olarak servis ettik, çok rahat oldu. 

-Partinin başlama saatinden 1 saat erken parti mekanını süslemeye gittik. Canım yiğenlerim Emre ve Berke'nin katkı ve yardımları büyük oldu bu konuda. Hep birlikte balonları şişirdik, bannerları astık, masalara çiçekleri yerleştirdik. 

Her sene ev ortamında detayları parti başlamadan tek tek fotoğraflardım. Bu yıl dışarıda parti yapmanın heyecanı ve koşturmacası ile bu imkanı bulamadım. Ama genel fotoğrafların içinde detayları yakalamak yine de münkün. İşte partimizden birkaç fotoğraf:






















  

1 Ağustos 2014 Cuma

MUTLU BAYRAMLAR

Bayramı İstanbul'da geçiren bir tek bizdik sanırım bu sene. Herkes iznini uzatmış tatil yörelerine, memleketlerine kaçtı ama biz hem o yol kalabalığını hem de gidilecek yerlerdeki kalabalığı çekemeyeceğimizi düşünerek hem de iznimiz fazla olmadığı için, bir yandan da Nehir'in doğum günü hazırlıklarıyla uğraştığımızdan biryere gitmek istemedik. Bir de biz karı-koca hala biraz gelenekseliz sanırım; bayramlarda tatile gitme alışkanlığımız şimdilik oluşmadı; büyükler kırılmasın, muhakkak ziyaretlerine gidelim düşüncesindeyiz. 

Bu bayram için Nehir'in bazıları henüz giyilmemiş ya da bir, iki kez giyilmiş birçok kıyafeti olmasına rağmen ona bir bayramlık aldım; küçüklüğümüzde bayramlarda bizim yaşadığımız heyacanı o da yaşasın istedim. Bayram sabahı önce annane ve dedemizi, sonra babanne ve dedemizi ziyaret ettik. İstanbul dışına çıkan teyze ve dayımızı bayramın ikinci günü görebildik. Sahillere, parklara gittik; adettendir dedik Nehir'i lunaparka götürdük. Biz de küçükken babamız bizi her bayram götürürdü ve çok mutlu olurduk.

İstanbul çok sıcaktı, sıcaktan bunalsak da güzel bir bayram geçirdik çekirdek ailemizle. Nehir beş gün boyunca anne ve babasının işe gitmemesinin, her gece geç saatlere kadar oturmanın, kuzenleriyle doya doya oynamanın zevkine vardı.











TRT ÇOCUK DERGİSİ

Geçen haftasonu çıktığımız market alışverişinde Nehir küçük bir kızın elinde çocuk dergisi görüp kendisi de dergi almak istedi. Dergilere baktık birlikte ve kendisi için TRT Çocuk dergisini seçti Nehir. Eve gelip açtığımızda derginin bizim yaş gurubumuz için çok da uygun olmadığını gördüm çünkü tamamı çizgi-roman tarzında hazırlanmış. Yine de çizgi-romanlardan birkaçı fena değildi, okuyoruz arada sırada. 

Ancak derginin okul öncesi eki çok hoşumuza gitti. Bir akşam balkonda otururken konuşarak, eğlenerek ; babası Nehir, ben üçümüz tüm sayfaları tamamladık. Bu ek için dergi alınabilir.

Eski-yeni, canlı-cansız gibi zıt kavramlar, renklerin açık ve koyu tonları, sayılar gibi güzel etkinlikler vardı.







(Nehir 36 aylık)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...