31 Mart 2014 Pazartesi

TATLI KÜÇÜK BALKABAĞI

Nehir, daha önce BURADA yorumladığım Koş Balkabağım Koş kitabına takıldı bu aralar, defalarca okuyoruz, kendisi baştan sona ezberlemiş okuyor, hatta dramasını yapıyoruz evde babası ben ve Nehir.

Hal böyle olunca son günlerin teması kendiliğinden belli oldu: Balkabağı..

İşte Balkabağı konulu etkinliklerimiz:

1- Nesne/Gölge Eşleştirme


2- Balkabağı Şekil Eşleştirme


3- Çerçeve Rengine Göre Balkabaklarını Boyama


4- Kağıt Tabaktan Balkabağı Maskesi:



5- Balkabağı Renk Eşleştirme


6- Küçükten Büyüğe Sıralama


7- Sayı Yap-boz (1'den 10'a)



8- Farklısını Bul



Yazdırılabilir etkinliklerimizin çıktılarını BU siteden almıştım.


(Nehir 31 aylık)


28 Mart 2014 Cuma

DERİNCE HARİKALAR SAHİLİ

Geçtiğimiz haftasonu Derince Harikalar Sahili'ni gezmeye gittik. Hava çok güzeldi ve Nehir doya doya eğlensin istedik. Gitmeden evvel nette hem çok iyi hem de kötü yorumlar okuduğumuz için beklentimizi fazla yüksek tutmadık eşimle. Ama gayet memnun kaldık. Özellikle de park hastası Nehir çok eğlendi. Sabah 40 dakikalık bir araba yolculuğu ile parka ulaştık. Saat 10 gibi ordaydık, önce parkın içindeki cafelerden birinde kahvaltı ettik; kahvaltı gayet yeterli ve doyurucuydu. Kahvaltıdan sonra hemen oyuncaklara geçtik, Nehir saat tam 3'e kadar oynadı, koştu eğlendi. Keloğlan, Nasreddin hoca, Sindirella, Rapunzel, Çizmeli Kedi, Pamuk Prenses ve Yedi cüceler gibi masal kahramanlarının, Şirinler, Taş Devri gibi çizgi film kahramanlarının oyuncaklarını gezdi, fotoğraf çekildi; salıncakta sallandı, kaydıraklardan kaydı, hele bir köpekçiğin dilinden aşağı kayılan bir kaydırak vardı ki, ondan kaç defa kaymıştır sayamadık bile. O kadar saat oynamasına rağmen parktan ayrılırken yine de ağladı.

Mevsim olarak çok güzel bir zaman seçmişiz, ne üşüdük ne terledik. Yazın fazla sıcak olur ve durulmaz sanırım güneşin altında. Çocuklu ailelere en azından bir kez gidip görmelerini tavsiye ederim.

Bir de oyuncaklar biraz yıpranmaya başlamış, yetkililer sesimi duyarlarsa böyle güzel bir parkı korumak için birşeyler yapılır umarım diyeyim. 

Fotoğraflarımızın en güzelleri fotoğraf makinemizde, fırsat olursa birara onlardan da yüklerim; şimdilik cep telefonumla çektiğim fotoğraflarla idare edelim ;-) İşte güzel bir günden fotoğraflarımız:


He hee, Nehir nerdeee :-))














26 Mart 2014 Çarşamba

MİMLENDİM

Kayram Büyürken bloğunun sahibi arkadaşım Gamze ve Çocuğumla Eğlenirken bloğunun sahibi arkadaşım Nihal beni mimlemişler. İlk kez mimlendiğim için gerçekten heyecanlıyım. Ayrıca Nehir'le ilgili yazmak kadar kolay değilmiş bu iş, postu yazmaya başladım ve iki gün geçti tamamlayamadım inanın. Gelelim soru ve cevaplara:

1- Neden bloğumun adı fezakiral

Görüldüğü gibi bloğun adı benim adım, yani hiç de yaratıcı değil :-) Sebebini şöyle izah edeyim; blog yazma fikri eşime aitti, Nehir doğduktan sonra o bana önerdi blog yazmayı. O zamana kadar hiç bu kadar çok anne-bebek bloğu olduğunu bilmiyordum, takip ettiğim blog da yoktu diyebilirim. Kızımla birlikte anılarımızı biriktirmek amacıyla açtım bloğu ve ilk yıl pek de aktif yazamadım açıkçası, küçücük prematüre sayılabilecek bir bebeği büyütmek kolay değildi tabi. Hatta ilk blog yazım, kızımın doğum hikayesi bile üye olduğum bir anne grubundaki arkadaşlarıma bilgi vermek için yazdığım yazıydı; dilbilgisi, noktalama vs bile düzeltmeden olduğu gibi koymuştum yazıyı bloğa. Sözün özü bloğumun adı fezakiral ama blog başlığım Nehir'in annesi ve bu sayfalarda Nehir'in sayfaları diyebilirim.

2- Hayat felsefemi belirleyen söz:

Öyle, "işte bu benim hayat felsefemi bütünüyle, olduğu gibi yansıtıyor" diyebileceğim tek bir cümle yok açıkçası. Hayattan beklentim diyeyim;  elimi attığım her işi en iyi şekilde yapabilmek, sevdiklerime çevreme bir faydam olabilmesi, iyi ve dürüst insan olabilmek, çevreyi kirletmemek, değerlerimize sahip çıkmak, huzurlu olabilmek, fırsat oldukça yeni yerler görebilmek, yeni şeyler öğrenebilmek, sağlıklı olmak, kızımın büyüyüp çok mutlu bir insan olduğunu görebilmek, eşimle ömrümüzün sonuna kadar beraber olmak, ailemle hep birarada olabilmek... 

3- En vazgeçemediğim kitabım:

Kitap okumayı çok severim; lisede türk klasiklerine üniversitede dünya klasiklerine takmıştım ve büyük bir kısmını okudum; birara kişisel gelişim kitapları okudum, tarihi romanlar okudum, dönem kitaplarını da severim; sadece bilim kurgu kitaplara ve çok satanlara karşı biraz ön yargım vardır. Hamileliğimden itibaren doğal olarak çocuk gelişim kitaplarını okuyorum şu sıralar. Beni derinden etkileyen kitaplar oldu, arkadaşımdan ödünç alıp okuyup sonra bu kitap bende de muhakkak olmalı diyip satın aldığım kitaplar oldu.. Tekrar tekrar belli bölümlerini açıp okuduklarım da oldu. Ama vazgeçemediğin kitap derseniz, belki biraz garip gelecek ama Küçük Prens derim. Küçük büyük herkese okumasını önerebileceğim bir kitap varsa o da bu kitaptır. 

4- Benim mimlerim:

Sıra geldi en zor kısma. 

Şule 
http://berenligunler.blogspot.com.tr/

İlknur
http://emreylehayat.blogspot.com.tr/

Ebru
http://fulltimemomebru.blogspot.com.tr/

Tabiki başka arkadaşlarım da var, mimlemek isteyeceğim ama onlar halihazırda mimlenmişler.


Tekrardan sevgiler herkese.
Sürç-ü Lisan ettiysek affola......








KUM BOYAMA

Aylar önce aldığım kum boyama setleri bir kenarda bekliyordu. Artık zamanıdır deyip çıkardım dün akşam. Yapımı çok basit ve eğlenceliymis. Resmin üzerinde boyamak istediğimiz alanın çıkartmasını söküyoruz, alttan yapışkanlı kısım çıkıyor, buraya renkli kumları döküp fazlasını da silkeliyoruz. Nehir için kolay oldu. Ben etiketleri söktüm Nehir kum paketlerini makasla kesip kumları döktü. Bir setimiz daha var, onu da bu akşam yaparız büyük ihtimalle..





(Nehir 31 aylık)

25 Mart 2014 Salı

PEPEE'Lİ T-SHIRT BOYAMA

Nehir'e halası Pepee'li t-shirt boyama seti almış. Nehir görür görmez o kadar sevindi ki, eve kadar zor sabretti t-shirtünü boyamak için. Önce biraz büyüdüğü zamana mı saklasak, t-shirt ziyan olur mu diye düşünsem de sonradan hevesi kırılmasın, gönlünce yapsın dedim. Zaten Nehir'e de unutturmak mümkün olmayacaktı.

Nehir bizleri şaşırttı, yaşına göre harika bir performans gösterdi. Benim yardımım yok denecek kadar az oldu. Setin içinden çıkan örnek kağıda bakarak renk seçimlerini yaptı, renk geçişlerinde fırçasını yıkadı ve neredeyse taşma bile yapmadan tamamladı boyamasını. Hızımızı alamadık, artan boyalarla da Nehir'in beyaz bir atletini boyadık. 

T-shirt kuruduğunda giydi ve gece yatana kadar çıkarttıramadık üzerinden, inanılmaz mutlu oldu.

Bu demektir ki Nehir'e artık kum boyama, cam boyama vs aktivite setleri alabilirim. Yakında görürsünüz blogta ;-)









(Nehir 31 aylık)


17 Mart 2014 Pazartesi

RENK ÇARKI, ÖRÜNTÜ BLOK, ŞABLON BOYAMA, BONCUK DİZME VE PARK...

İşte geçtiğimiz haftasonunun özeti;

RENK ÇARKI

Biz de renk çarkı yaptık sonunda. Ama farklı bir yöntemle. Mandal sevmeyen kızım için bu çözümü düşündüm, renkli etiketler kullandık. 


ÖRÜNTÜ BLOK

Örüntü blokları yeniden çıkardım ortaya. Daha önceki çalışmamız BURADA. Bu sefer kuş ve penguen yaptık.


ŞABLON BOYAMA

Tchibo'dan aldığım dörtlü delgeçle kartonu delip şablon hazırladık. Kartonun altına beyaz kağıt koyup deldiğimiz şekilleri boyadık. Kartonu kaldırdığımızda gördüğü süpriz Nehir'in çok hoşua gitti. Bunu tekrar yaparız sanırım.


İPE BONCUK DİZME

Nehir epey küçükken Tchibo'dan almıştım bu ahşap boncuk dizme oyuncağını. Şimdilerde Nehir çok rahat yapıyor. Arada çıkarıyoruz ve Nehir bana süslü kolyeler hazırlıyor :-) El kasları için çok çok faydalı. Daha küçük boncuklarla genişletmeyi düşünüyorum çalışmayı.


VEE PARK

Güneşli havayı fırsat bilip, Nehir'in bisikletini de alıp sokağa çıktık. Bisikletle gezdik, parka gittik. Nehir Barbie bebeğini de taşıdı parka ve zavallı Barbie ne çekti :-) Nehir kaydıraktan önce bebeğini kaydırdı sonra kendisi kaydı, Barbie'yi salıncakta sallamayı da ihmal etmedi. 



Kısacık haftasonu böylece gelip geçti :-(


(Nehir 31 aylık)


10 Mart 2014 Pazartesi

BİRKAÇ MONTESSORİ AKTİVİTESİ VE BİR SANATSAL ÇALIŞMA

SUDA SÜZGEÇLE KAPAK YAKALAMA

Su dolu kaptan süzgeçle kapakları yakalayıp, boş kaba aktardı Nehir. Kapta biriken kapakları tekrar tekrar su dolu kaba geri boşalttı ve yeniden yakaladı. İşin içinde su olunca çok eğlendi tabi ve bıraksam uzun saatler sürecekti aktivite-tabi ki başka biçimlere dönüşerek...



KAPTAN KABA MERCİMEK AKTARMA

Tembel anne hala çıkıp iki küçük cam sürahi bulamayınca, yine kulplu bardaklarla yaptık aktarma çalışmamızı. 



SÜNGERLE SU TAŞIMA

Dolu kaptaki suyu süngerle boş kaba transfer etti Nehir. Süngeri sıkmakta giderek ustalaştığını izlemek çok zevkliydi. Kendisi de başardıkça daha çok eğlendi. 



YUMURTA KARTONU TIRTIL

Küçük sanat etkinliğimiz doğaçlama gelişti. Nehir, resim tahtasında asılı kağıdı boyamaktan sıkılıp, boyayacak başka birşeyler arayınca mutfakta atmadığım yumurta kartonu geldi aklıma. Nette pekçok sitede gördüğüm bu tırtılı biz de yaptık böylece ;-)


6 Mart 2014 Perşembe

EL İŞLERİMİZ

Genellikle nette çeşitli sayfalarda görüp, birgün deneriz diye fotoğrafını çektiğim bazı craft önerilerini, Nehir'le canımız sıkıldığı zamanlarda deniyoruz. İşte onlardan bazıları:

KAĞIT RULODAN AHTAPOT NİNO

Tuvalet kağıdı rulolarını ben kestim, Nehir boyadı, gözlerini yapıştırdı. Anne ahtapot ve yavru ahtapot Nino yaptık. Ardından da Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor kitabımızı okuduk.



BULAŞIK SÜNGERİNDEN SÜNGER BOB

Ne dahiyane bir fikir değil mi :-) Malzemeleri ben kesip hazırladım, Nehir birleştirip yapıştırdı. Sonra Nehir'in Sünger Bob sırt çantası ile bu küçük Sünger Bob'u konuşturduk.




UÇAK AVİZE SÜSÜ

Meraklı minik eski sayılarından sakladığım uçaklı avize süsünü yaptık Nehir'le beraber. Maketin parçalarını kartondan ayırması ve yapıştırıcı sürmesi Nehir'den, yapıştırması benden. Sonra ipleri deliklere geçirme işini de üstlendi Nehir, ben de bağladım. Avize süsümüz çok güzel oldu, astık Nehir'in odasına.



KÜTÜPHANEMİZ 22-GÜLE GÜLE KAKALAR VE BAY BAY BEZİM

Nehir 'e tuvalet eğitimi sırasında aldığım bu iki kitabı birlikte değerlendirmek istiyorum.  Tuvalet eğitimi ile ilgili bir yazı yazmadım, Nehir ilerde bu sayfaları okurken- bunu da mı yazdın anne demesin diye. Yalnız şu kadar bahsedebilirim, tuvalet eğitimi sürecimiz biraz apar topar, Nehir'in kendi isteği üzerine başladı ve ilk hafta dışında fazla sorun yaşamadık şükür.  Kitapları biz başladıktan sonra sipariş ettim ve biraz geciktiler. Yalnız şöyle ilginç bi durum yaşandı; benim Nehir'e tuvaleti sevdirmek adına uydurup anlattığım hikayenin neredeyse birebir aynısını içeriyor Güle Güle Kakalar kitabı. Kitabı ilk elime aldığımda çok şaşırdım. 

Güle Güle Kakalar kitabının sonunda anne-babalar için de faydalı ve özet bir takım bilgiler var. Her iki kitabı da tavsiye ederim, en azından çocuklara bu işle uğraşanın sadece kendileri olmadığını, başka çocukların da aynı yollardan geçtiğini göstermesi bakımından faydaları olur.

Yalnız her iki kitapta da kahramanlarımız ilk başlarda tuvaletten korkuyorlar. Bu bölümler, aslında tuvalet korkusu olmayan çocuklara bu korkuyu öğretebilir gereksiz yere. O yüzden ben bu kısımları değiştirerek okudum, siz de kirapları edinirseniz size de öyle yapmanızı öneririm. 




4 Mart 2014 Salı

MELEĞİM 31 AYLIK OLDU

Duygusalım bugün biraz. Instagramda tesadüfen Ceyda Düvenci'nin kızının fotoğraflarını gördüm; büyümüş, ne tatlı bir kız olmuş. Sonra Ceyda Düvenci'nin de benim gibi kızına ne zor şartlarda kavuştuğunu hatırladım; aylarca hastanede yatmıştı erken doğum olmaması için ve sonra kızını 31 haftalık prematüre olarak dünyaya getirmişti. Açtım, yeni doğum yaptığı tarihlerdeki bir röportajını okudum, ağladım. Bu kızlar bizim dünya üzerinde sahip olabileceğimiz en büyük mucizelerimiz.

Bu annelik ne garip duygu Allah'ım; sadece kendi kızımı değil dünya üzerindeki bütün çocukları kucaklayabilecek kadar büyük bir sevgi hissediyorum yüreğimde. Haber izleyemez, okuyamaz oldum; özellikle çocuklarla ilgili kötü haberleri bana anlatmayın, okumayın diyorum yakınlarıma, kazara duyar işitirsem günlerce kendime gelemiyor ağlıyorum. Dilimde hep dualar var, Allah'ım kızımı ve bütün annelerin evlatlarını her türlü kötülükten koru, sağlıklı-sıhhatli uzun ömür ver diye gece gündüz dua ediyorum. Sabah evden çıkıp işe giderken kızımı Allah'a emanet ediyorum.

Nehir'in üzülmesine, kırılmasına dayanamıyorum; o hep gülsün mutlu olsun istiyorum. Nehir için ne ödül ne ceza hiçbir disiplin yöntemi uygulamıyorum; ben çocuk eğitiminde SEVGİ yöntemini kullanıyorum diyorum soranlara. Kendimce Nehir'i hep çok seversem, hep tatlı tatlı konuşursam, sesimi yükseltmezsem ona ayna olurum ve aynı şekilde geri dönüş alırım diye düşünüyorum. Öyle de oluyor sanki. Babası ve benim davranışlarımızı Nehir aynen yansıtıyor. Gece Nehir'i uyutmak için yanına uzandığımda yüzümü seviyor, "güzel annem, güzeller güzeli annem, seni çok seviyorum" diyor ya işte o zaman yüreğimi söküp veririm yerinden..

Bir başka türlü seviyorum ben bu kızı. Hasta olmak, yorgun olmak vız geliyor, o benden ilgi istediği zamanlarda. Akşam iş çıkışı serviste uyuyarak, sürünerek eve geliyor sonra Nehir'in gülümseyen yüzüyle enerji doluyorum. Bütün enerjimi son damlasına kadar onun mutluluğu için harcıyorum. Bazen artık uyusun dinleneyim desem de, o uyur uyumaz da özlemeye başlıyorum. Sonra babasıyla fotoğraflarına bakmaya, Nehir bugün şunu yaptı, bunu dedi diye konuşmaya başlıyoruz.


Nehir bugün 31 aylık oldu. Ey benim hayatımı aydınlatan küçük meleğim, sen iyi ki doğdun... İyi ki böyle bir sevgiyi tattırdı Allah bana ve babana... Binlerce şükürler olsun Rabbim sana.... 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...