3 Aralık 2013 Salı

KÜTÜPHANEMİZ 11- GERGEDANLAR KREP YEMEZ

Nehir için kitap seçmek ve ona kitap okumak benim için iyiden iyiye büyük bir zevke dönüşmeye başlıyor. Nehir'in yeni bir kitabı eline aldığındaki mutluluğu, heyecanı, kitabı ezberleyene kadar tekrar tekrar okutması, sonra birgün yan odadan onun bıcır bıcır sesiyle kitabı okuyup anlatan sesinin gelmesi; gerçekten muhteşem bir duygu. 

Ben küçükken böyle renk renk, resimli kitaplar yoktu ya da vardı da biz erişemiyorduk, bilmiyorum. Hiç unutmuyorum birkez ablamla, babamın birikmiş eski gazete ve dergilerini karıştırırken içinden resimli Binbir Gece Masalları kitabı çıkmıştı. Ablamla mutluluğumuzu, o kitabı günlerce, haftalarca elimizden düşürmeden okuyuşumuzu anlatamam. Şimdi Nehir' e giderek genişleyen, zengin bir kütüphane oluşturma çabam biraz da bu yüzden belki de.

Şu sıralar çok sevdiğimiz, gittiğimiz yerlere götürdüğümüz, elimizden düşürmediğimiz kitabımızdan biraz bahsedeyim.

GERGEDANLAR KREP YEMEZ
PEARSON YAYINLARI
ANNA KEMP&SARA OGILVIE

Bu kitapta, annesi ve babası tarafından anlattıkları pek fazla dinlenmeyen, çok çalışıp işten yorgun gelen anne ve babasının biraz ihmal ettiği ve bu yüzden kendisini yalnız hisseden Begüm'ün hikayesi var.

Günlerden bir sabah, Begüm'ün mutfakta kahvaltı masasından bir krep alıp yemeye başlayan; büyük, mor bir gergedan görmesi ile heyecan başlıyor. Evin içinde mor gergedanın dolaştığını ailesine bir türlü anlatamayan Begüm günler geçtikçe gergedanla çok iyi arkadaş oluyor. Birlikte parkta oynuyor, mutfakta pizza yapıyor, salonda birbirlerini gıdıklıyorlar. Ailesinin mor gergedanı nasıl farkettiğini ve sonrasında neler olduğunu anlatmayayım. Ama şunu söyleyeyim, mor gergedanın eve gelişi herşeyi değiştiriyor ve artık anne ve babası Begüm'ün anlattıklarını sonuna kadar dinliyor, birlikte keyifli sohbetler gerçekleştiriyorlar.

Espirili anlatımı ve farklı hikayesi ile çocukları kendisine bağlayacak bir kitap ve beni cezbeden tarafı bu kitapta çıkarılacak dersin çocuklara değil büyüklere olması.

Nehir, Gergedanlar Krep Yemez'i çok çok sevdi. Yukarıda yazdığım gibi ona kitabı okumak ayrı, yan odadan gelen sesini dinlemek ayrı bir keyif.  "Aa kim yedi bir tabak dolusu krebi...... ama baba o bir örümcek değill, kocaman, bir gergedann.....  birlikte parkta oynamışşlaaarrr, pizza pişirmiişşleeerr, salonda birbirlerini gıdıklamışlaarr ... onu evine göndermeye karar vermiş, ama balona binemez, çok ağır, şişme bota da binemez, çok büyük, bisiklet de küçük gelir.......  " İşte Nehircik bu cümlelerle kitabını baştan sona okuyor.

Kitabın bize bir artısı da geçtiğimiz haftasonu Nehir krepli kahvaltısının hepsini " ben bir krep canavarıyıımmm " diyerek kolaylıkla bitirdi. Bu süper bir gelişme bizim için. 






Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...