26 Kasım 2013 Salı

İNGİLİZCE ÖĞRENMEYE BAŞLADIK

Nehir doğmadan önce çift dilli çocuk yetiştirme konusunda çok yazılar okumuş ve Nehir doğar doğmaz onunla İngilizce konuşmayı kafama koymuştum. Babası  Nehir'le sürekli Türkçe ben de sürekli İngilizce konuşarak iki dili aynı anda öğrenip konuşmasını sağlayabiliriz diye düşünüyordum. Ama Nehir doğduğunda, kızımla başka bir dilde iletişim kurmak çok garip geldi, hadi yalnızken neyse; hele ki başkalarının yanında imkansız gibiydi.

Sonuç olarak bu fikrimden caydım. Ancak Nehir'in dil yeteneği ve sözel zekası çok erken yaşta kendini belli etti; Nehir 1 yaşında konuşup, 1,5 yaşında birçok şarkı ezberlemeye başladı. Bu da bana Nehir'i İngilizceyle tanıştırma konusunda cesaret verdi. Aylar önce şarkılarla başladık; İnternetteki Muffin Songs ve Super Simple Songs videoları sayesinde eğlenerek, dans ederek pekçok ingilizce şarkı ezberledik. Bu ilk etapta kulak dolgunluğu sağladı. Daha önceki yazılarımda bahsi geçmiştir ama ilk olarak bu yazımı okuyacaklar için fikir olması açısından tekrar yazayım Nehir'in çok sevdiği ve ezberlediği şarkılar:

Five little monkeys
Incy vincy spider
Twinkle twinkle little star
Head, shoulder, knees and toes
The wheels on the bus
Walking in the jungle
Finger family
If you are happy
Teddy bear
Skidamarink
Old Mc Donald had a farm
Hickory dickory dock
BINGO
ABC song
Ten in the bed

Bir çocuğun 5 yaşına kadar pekçok dili aynı anda edinme kapasitesine sahip olduğunu okudum. Öğrenme 5 yaşından sonra başlıyor; daha küçük yaşlarda edinme oluyormuş. Tabiri caizse bir sünger gibi verilen bilgiyi emiyor bu boş beyinler. O yüzden İngilizce öğretirken bak bu kuş, ingilizcesi de bird şeklinde değilde, bird kelimesini sanki kuş kelimesinin başka bir kullanılışıymış gibi söylemek gerekiyormuş.

Ben Nehir'le bir-iki gündür kendimce geliştirdiğim bir yöntemle yarı İngilizce-yarı Türkçe konuşmaya başladım. Örneğin Nehir'i uyutmaya götürürken hadi kızım Let's sleep, uyuyalım diyorum. Ya da kiss me Nehir deyip, yanağımı uzatıyorum. Ev ayakkabılarını çıkardığında Nehir, please put on your shoes, ayakkabılarını giy diyorum. Ona teşekkür edeceğim zaman bir seferinde teşekkür ederim, diğer sefer thank you diyorum. Bu şekilde kendimce belirlediğim birkaç cümleyi Nehirde iyice yer edene kadar günlük konuşmamızda tekrarlamaya gayret ediyorum. Birkaç günde bile epey yol katettik; Nehir bayağ alıştı, kiss me dediğimde gelip beni öpüyor ya da ııhh öpmicem diyor :-) Ayakkabılarını çıkarmış geçen akşam ve bana bakmış "anne, put on shoes de" dedi :-) Ona da eğlenceli geldi bu yöntem. İlk başlarda cümlelerin İngilizcesinin peşinden Türkçesini de söylerken, Nehir'in artık anladığını farkettiğim cümlelerde Türkçesini söylememeyi planlıyorum.

Şarkılarla İngilizce ve günlük konuşmaların içerisine İngilizce katma yöntemleri dışında üçüncü bir yöntem olarak Nehir'in bebeklik döneminde aldığım kavram kartlarını çıkardım. Nehir'le birlikte kartlardaki kelimelerin İngilizcelerini söyledik önce, sonra da odamızdaki oyuncaklarla kartları eşleştirdik. Bunu da şu şekilde yaptık; "hadi Nehir şimdi bir elephant bulalım" dedim ve birlikte bulup kartın üzerine koyduk. Bu şekilde tüm kartları tamamlamaya çalıştık. Çok faydalı oldu, epey yeni kelime öğrendik.




Nehir'le birlikte dönem dönem bir tema belirleyip, o konuda duyusal havuz,  el işleri, kitap okuma, çalışma kağıtları yapıyoruz; bloğumu takip edenler zaten bilirler. Ben bu çalışmalara da İngilizce katmaya başladım. Örneğin Çiftlik temasını çalışırken, çiftlik hayvanlarının İngilizcelerini, orman konusunda da orman hayvanlarını öğrendik. Bu şekilde belli bir konuda, birbiri ile bağlantılı kelimeleri vermek benim açımdan da kolaylık oluyor çünkü kafa karışıklığı yaşamıyorum ve acaba şimdi ne yapsak diye bir sıkıntıya düşmüyorum. Nehir'in neleri bilip neleri bilmediğini takip etmem de kolaylaşıyor.

Son olarak durununannesi blog sayfasında görmüştüm, Disney First Words İngilizce eğitim setini aldım. Set 4 ktap ve 1 DVD 'den oluşuyor. Kitaplar;

It's me:  Vücudumuzu anlatıyor.
Hello: "Saying Hello/ goodbye" gibi eylemlerle mommy/daddy gibi kelimeleri içeriyor.
Animal friends: Bazı hayvan isimlerini veriyor.  Nehir hayvan isimlerinin bir kısmını  bildiğinden bu kitap çok daha eğlenceli geldi bize. 
At home: Evde kullandığımız eşyalar tanıtılıyor ve "watching tv" gibi bazı fiiller de veriliyor.

Kitapların sonunda, kitaptaki kelimeleri içeren kısa bir öyküyle; İngilizce alfabe, renkler, sayılar, şekiller var.

 DVD ise kitapların sesli hali gibi hazırlanmış. Kelimelerin okunuşları ve her bölüm sonunda bir şarkı içeriyor. Nehir çok daha eğlenceli ve görsel açıdan zengin İngilizce şarkılara alışık olduğundan bu DVD sıkıcı geldi, anne sevmedim, kapat dedi. Daha sonra tekrar deneriz, belki fikri değişir.
Ama kitapları çok sevdik, ancak yine benim günlük konuşmalarda yaptığım gibi Türkçe/İngilizce karışık okuma şeklinde çalıştık bu kitapları da. Kitaptan renkleri ya da diğer kavramları ezberletmek bana mantıksız geldi, Nehir içinde sıkıcı olurdu muhtemelen. Kitapları hikayeleştirdik. (Nehir'in en sevdiği şey) Örneğin, "Nehir bak bu Roo, annesine hoşçakal diyor ve oyun oynamaya gidiyor, he says goodbye. Mickey ve Mini top oynuyorlar, they are playing ball, bak bu ball Nehir" şeklinde okuduk kitapları. Ball, doll, toy car gibi epey kelime öğrendik daha yeni başlamamıza rağmen.




Nehir'le İngilizce maceramız bu şekilde başladı, bakalım nasıl devam edecek. Başta nasıl yapmalıyım, nerden başlamalıyım diye kara kara düşünürKen İngilizceyi gayet doğal birşey gibi günük konuşmaların içerisine katmak, şarkılarla desteklemek ve okumalarımızı da bu şekilde yapmak bana hem uygulanışı kolay hem de efektif bir yöntem gibi geldi.    
Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...