30 Kasım 2013 Cumartesi

ŞİŞE KAPAKLARI İLE MONTESSORİ

1- KAPAKLARDAN TIRTIL

Süt şişesi kapaklarını Nehir uyurken ortalarından deldim. Nehir uyandığında kapakları birlikte şönile dizdik. Nehir için ipe boncuk dizme benzeri bir ince kas çalışması oldu. Sonra göz yapıştırdık, ağız çizdik ve tırtılımız oynamaya hazır.




2- TIRTIL RENK EŞLEŞTİRMESİ

Resim kağıdına elişi kağıtlarıyla renk renk bir tırtıl yaptım. Aynı renk kağıtlardan şişe kapaklarına da yapıştırdım. Nehir kapakları kağıttaki tırtılla eşleştirdi. Güzel bir renk çalışması oldu. Aslında tırtılı bilgisayarda hazırlamak çok daha pratik olabilir ya da elişi kağıdı yerine keçe kumaş kullanılabilir. 









İNGİLİZCE DUYGULARIMIZ VE YÜZ İFADELERİ

Nehir ingilizce yüz ifadelerini öğrensin diye bu küçük çubuklu kuklaciklari hazırladım. Kuklacıklar "hello, i am happy, sad, angry, suprised" diye kendilerini tanıttılar önce,  sonra da kuklacıkları bol bol konuşturduk. 




Nehir de yüz ifadelerini taklit etti. Burada mutlu Nehir, happy..


Angry..


Ve suprised..


Very sad.. 



26 Kasım 2013 Salı

İNGİLİZCE ÖĞRENMEYE BAŞLADIK

Nehir doğmadan önce çift dilli çocuk yetiştirme konusunda çok yazılar okumuş ve Nehir doğar doğmaz onunla İngilizce konuşmayı kafama koymuştum. Babası  Nehir'le sürekli Türkçe ben de sürekli İngilizce konuşarak iki dili aynı anda öğrenip konuşmasını sağlayabiliriz diye düşünüyordum. Ama Nehir doğduğunda, kızımla başka bir dilde iletişim kurmak çok garip geldi, hadi yalnızken neyse; hele ki başkalarının yanında imkansız gibiydi.

Sonuç olarak bu fikrimden caydım. Ancak Nehir'in dil yeteneği ve sözel zekası çok erken yaşta kendini belli etti; Nehir 1 yaşında konuşup, 1,5 yaşında birçok şarkı ezberlemeye başladı. Bu da bana Nehir'i İngilizceyle tanıştırma konusunda cesaret verdi. Aylar önce şarkılarla başladık; İnternetteki Muffin Songs ve Super Simple Songs videoları sayesinde eğlenerek, dans ederek pekçok ingilizce şarkı ezberledik. Bu ilk etapta kulak dolgunluğu sağladı. Daha önceki yazılarımda bahsi geçmiştir ama ilk olarak bu yazımı okuyacaklar için fikir olması açısından tekrar yazayım Nehir'in çok sevdiği ve ezberlediği şarkılar:

Five little monkeys
Incy vincy spider
Twinkle twinkle little star
Head, shoulder, knees and toes
The wheels on the bus
Walking in the jungle
Finger family
If you are happy
Teddy bear
Skidamarink
Old Mc Donald had a farm
Hickory dickory dock
BINGO
ABC song
Ten in the bed

Bir çocuğun 5 yaşına kadar pekçok dili aynı anda edinme kapasitesine sahip olduğunu okudum. Öğrenme 5 yaşından sonra başlıyor; daha küçük yaşlarda edinme oluyormuş. Tabiri caizse bir sünger gibi verilen bilgiyi emiyor bu boş beyinler. O yüzden İngilizce öğretirken bak bu kuş, ingilizcesi de bird şeklinde değilde, bird kelimesini sanki kuş kelimesinin başka bir kullanılışıymış gibi söylemek gerekiyormuş.

Ben Nehir'le bir-iki gündür kendimce geliştirdiğim bir yöntemle yarı İngilizce-yarı Türkçe konuşmaya başladım. Örneğin Nehir'i uyutmaya götürürken hadi kızım Let's sleep, uyuyalım diyorum. Ya da kiss me Nehir deyip, yanağımı uzatıyorum. Ev ayakkabılarını çıkardığında Nehir, please put on your shoes, ayakkabılarını giy diyorum. Ona teşekkür edeceğim zaman bir seferinde teşekkür ederim, diğer sefer thank you diyorum. Bu şekilde kendimce belirlediğim birkaç cümleyi Nehirde iyice yer edene kadar günlük konuşmamızda tekrarlamaya gayret ediyorum. Birkaç günde bile epey yol katettik; Nehir bayağ alıştı, kiss me dediğimde gelip beni öpüyor ya da ııhh öpmicem diyor :-) Ayakkabılarını çıkarmış geçen akşam ve bana bakmış "anne, put on shoes de" dedi :-) Ona da eğlenceli geldi bu yöntem. İlk başlarda cümlelerin İngilizcesinin peşinden Türkçesini de söylerken, Nehir'in artık anladığını farkettiğim cümlelerde Türkçesini söylememeyi planlıyorum.

Şarkılarla İngilizce ve günlük konuşmaların içerisine İngilizce katma yöntemleri dışında üçüncü bir yöntem olarak Nehir'in bebeklik döneminde aldığım kavram kartlarını çıkardım. Nehir'le birlikte kartlardaki kelimelerin İngilizcelerini söyledik önce, sonra da odamızdaki oyuncaklarla kartları eşleştirdik. Bunu da şu şekilde yaptık; "hadi Nehir şimdi bir elephant bulalım" dedim ve birlikte bulup kartın üzerine koyduk. Bu şekilde tüm kartları tamamlamaya çalıştık. Çok faydalı oldu, epey yeni kelime öğrendik.




Nehir'le birlikte dönem dönem bir tema belirleyip, o konuda duyusal havuz,  el işleri, kitap okuma, çalışma kağıtları yapıyoruz; bloğumu takip edenler zaten bilirler. Ben bu çalışmalara da İngilizce katmaya başladım. Örneğin Çiftlik temasını çalışırken, çiftlik hayvanlarının İngilizcelerini, orman konusunda da orman hayvanlarını öğrendik. Bu şekilde belli bir konuda, birbiri ile bağlantılı kelimeleri vermek benim açımdan da kolaylık oluyor çünkü kafa karışıklığı yaşamıyorum ve acaba şimdi ne yapsak diye bir sıkıntıya düşmüyorum. Nehir'in neleri bilip neleri bilmediğini takip etmem de kolaylaşıyor.

Son olarak durununannesi blog sayfasında görmüştüm, Disney First Words İngilizce eğitim setini aldım. Set 4 ktap ve 1 DVD 'den oluşuyor. Kitaplar;

It's me:  Vücudumuzu anlatıyor.
Hello: "Saying Hello/ goodbye" gibi eylemlerle mommy/daddy gibi kelimeleri içeriyor.
Animal friends: Bazı hayvan isimlerini veriyor.  Nehir hayvan isimlerinin bir kısmını  bildiğinden bu kitap çok daha eğlenceli geldi bize. 
At home: Evde kullandığımız eşyalar tanıtılıyor ve "watching tv" gibi bazı fiiller de veriliyor.

Kitapların sonunda, kitaptaki kelimeleri içeren kısa bir öyküyle; İngilizce alfabe, renkler, sayılar, şekiller var.

 DVD ise kitapların sesli hali gibi hazırlanmış. Kelimelerin okunuşları ve her bölüm sonunda bir şarkı içeriyor. Nehir çok daha eğlenceli ve görsel açıdan zengin İngilizce şarkılara alışık olduğundan bu DVD sıkıcı geldi, anne sevmedim, kapat dedi. Daha sonra tekrar deneriz, belki fikri değişir.
Ama kitapları çok sevdik, ancak yine benim günlük konuşmalarda yaptığım gibi Türkçe/İngilizce karışık okuma şeklinde çalıştık bu kitapları da. Kitaptan renkleri ya da diğer kavramları ezberletmek bana mantıksız geldi, Nehir içinde sıkıcı olurdu muhtemelen. Kitapları hikayeleştirdik. (Nehir'in en sevdiği şey) Örneğin, "Nehir bak bu Roo, annesine hoşçakal diyor ve oyun oynamaya gidiyor, he says goodbye. Mickey ve Mini top oynuyorlar, they are playing ball, bak bu ball Nehir" şeklinde okuduk kitapları. Ball, doll, toy car gibi epey kelime öğrendik daha yeni başlamamıza rağmen.




Nehir'le İngilizce maceramız bu şekilde başladı, bakalım nasıl devam edecek. Başta nasıl yapmalıyım, nerden başlamalıyım diye kara kara düşünürKen İngilizceyi gayet doğal birşey gibi günük konuşmaların içerisine katmak, şarkılarla desteklemek ve okumalarımızı da bu şekilde yapmak bana hem uygulanışı kolay hem de efektif bir yöntem gibi geldi.    

24 Kasım 2013 Pazar

ORMAN TEMALI AKTİVİTELERİMİZ

Bu hafta orman yaşamı ve ormanda yaşayan hayvanlarla ilgili aktiviteler yaptık, oyunlar oynadık Nehir'le.

1- ORMAN DUYUSAL HAVUZ

Orman hayvanları elimizde olunca duyusal havuzu hazırlamak çok kolay oldu. Nehir'le dışarı çıkıp birkaç ağaç dalı topladık. Sonra Nehir öğle uykusundayken ben havuzu 5 dakikada hazırlayıverdim. 

Havuzdakiler:

- Zeminde yeşil ve mavi keçe kullandım. 
- Ağaçları yerleştirmek için yeşil oyun hamuru,
- Yazın sahilden topladığımız taşlar
- Fil, su aygırı, zürafa, kaplan, aslan, ayı, maymun, geyik, zebra

Nehir'in ilgisi fena değildi. Önce Nehir havuzu bir güzel inceledikten sonra, en çok sevdiğimiz oyun olan hayvanları konuşturma oyununu oynadık tabi ki yine :-)








2- HAYVANLAR VE YAVRULARINI EŞLEŞTİRME

Nehir ve babasının icadı bir oyun. Eşimin aldığı orman hayvanları küçük boy, benim aldıklarım büyük boy çıkınca güzel bir tesadüf oldu.Nehir yavru hayvanları, anne ve babalarıyla eşleştirmeyi çok sevdi.






3- ORMAN ŞARKISI

Yine bir İngilizce şarkı. Ama kabul edelim, Türkçe çocuk şarkıları çok çok yetersiz. 

WALKING IN THE JUNGLE

Let's take a walk in the jungle

Walking in the jungle
Walking in the jungle
We're not afraid
We're not afraid

One step, two steps, three steps forward
One step, two steps, three steps back

Stop! Listen!
What's that
It's a frog
We're not afraid

Let's stamp

Stamping in the jungle
Stamping in the jungle
We're not afraid
We're not afraid

One step, two steps, three steps forward
One step, two steps, three steps back

Stop! Listen!
What's that
It's a monkey
We're not afraid

Let's jump

Jumping in the jungle
Jumping in the jungle
We're not afraid
We're not afraid

One step, two steps, three steps forward
One step, two steps, three steps back

Stop! Listen
What's that
It's a tiger
Run, runnn

Şarkıyı çok çok sevdik, dansı ve hareketleriyle birlikte söyleyip eğlendik. Nehir bu sayede frog, monkey, tiger gibi hayvan isimleriyle;  jump, stop, listen, run fiillerini öğrendi.
Bunlar dışında elephant, lion, bird ve fish kelimelerini de öğrendik bu hafta.

Bu aralar evde ve işte aşırı bir yoğunluğumuz ve yorgunluğumuz var eşimin de benim de. O yüzden Nehir için kapsamlı aktiviteler hazırlamak pek mümkün olmuyor; önceden yapıp sevdiğimiz oyunları tekrar ediyoruz, lego, doktorculuk, çiftlik hayvanlarıyla oyunlar oynuyor, bol bol kitap okuyor, puzzle çözüyoruz, müzik açıp dans ediyoruz, biraz da ingilizce öğreniyoruz minik minik (nasıl olduğunu ayrı bir başlık ile yazacağım). 





17 Kasım 2013 Pazar

OYUN HAMURU SAYILAR

Nehir 'in sayılara olan ilgisi az gibi geliyordu bana, uzun zamandır sayı saymayı bilmesine rağmen rakamları tanımadığını zannediyordum, ama yanılıyormuşum. Bizim kız çaktırmadan rakamları öğrenmiş. Sayılarla ilgili yaptırdığım aktivitelerde bazen ilgisiz gibi görünse de ya da kısa sürede sıkılıp bıraksa da aktivitelerin faydası olmuş, Nehir birşeyler kaydetmiş.

Rakam oyun hamuru kalıplarını geçenlerde NT kırtasiyede görünce çok sevindim. Hamur seven kızıma bu sayede rakamları sevdiririm diye düşündüm. Nehir'le oynamaya başlayınca gördüm ki Nehirciğim sayıları tanıyor. Kızım 1'i ver, 3' ü ver, 5'i, 9' u derken baktım ki hepsini doğru olarak veriyor.. He, doğal olarak 6 ve 9 karışıyor tabi biraz.


Kalıplarımızla tüm rakamları çıkarıp, sıraya dizdik.





Çok eğlenince, bir takım daha yapıp eşleştirme yaptık.




Baktım iyi gidiyoruz, evdeki ahşap rakamları da çıkardım. Onları da eşleştirdi Nehir.




Nehircik öyle eğlendi ki, öğleden sonra bir daha oynamak istedi sayı kalıplarıyla; ama benim vaktim yoktu ve tekrarlayamadık. Ama bu sıralar sık sık bu kalıplar ve hamurlar ortaya dökülecek gibi duruyor.




SÜTLÜ BROKOLİ ÇORBASI

   

Malzemeler:

Bir kaç dal brokoli
1 havuç
1 patates
Tuz
1 bardak süt
1 yemek kaşığı un
Yarım yemek kaşığı tereyağ

Yapılışı:

Brokoli, patates ve havucu bol suda iyice haşlayın. Ayrı bir tencerede tereyağını eritip, unu biraz kavurun.Azar azar süt ekleyin ve karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Haşlanmış sebzeleri ve haşlama suyunun yarısını da ilave ederek blenderdan geçirin. Tuzunu ekleyip bir 5 dakika daha kaynatın.

Süper vitaminli, harika bir kış çorbası.. Bebişlere şimdiden afiyet olsun...

KURBAĞA YAŞAM DÖNGÜSÜ

Nehir'le kitaplardan okumuştuk ama bir de canlandıralım istedik ve oyun hamurlarımızı aldık elimize; Tübitak Yayınlarının Gölde kitabını karşımıza koyduk ve kendimizce kurbağa yaşam döngüsünü çalıştık.

Önce, oyun hamuruna bir sürü oynayan göz yapıştırıp, iribaş yumurtası yaptık.






Sonra, sarı oyun hamuru ile iribaşlar yaptık..


En son olarak da iribaşlar büyüdü ve kurbağaya dönüştü...



Nehir, kurbağasının yalnız kalmasını istemedi. Biz de bayan kurbağa ile yavru kurbağayı da yaparak kurbağa ailesini tamamladık. Sonra da hepsini gölün üzerine koyduk... 



Hem eğlenceli hem de öğretici bir aktivite oldu, üstelik uzunca bir süre Nehir konsantrasyon sağladı.







13 Kasım 2013 Çarşamba

12 PARÇA PUZZLE

Nehir 9 parçalı puzzle'ları iyice çözdükten sonra, daha fazla parçalıları da denemek istedim. Nehir'e çok küçükken hediye gelen disney puzzle'larımız vardı; 12 ve 24 parça. 24 parça olanı şimdilik yine saklamaya devam edip, 12 parçalıyı çıkardım.

Bu puzzle bizim yaptığımız 9'lulara göre çok daha zor çünkü altta puzzle'i üzerine yerleştirebileceğimiz bire-bir resim yok. Buna rağmen Nehir çok az bir yardımla tamamladı. Ortadaki Minnie ve Mickey' nin olduğu kısmı kolayca bir çırpıda yapıyor, kenarlardaki yeşil alanda birz kafası karışıyor ama dediğim gibi küçük bir yardımla hallediyor onu da.

Biz çok sevdik bu puzzle işini.. Sanırım ev kitaplardan sonra şimdi de puzzle'larla dolmaya başlayacak :-)







11 Kasım 2013 Pazartesi

NEHİR'İN İLK TİYATRO DENEYİMİ












Güneşe Yolculuk

Dünya giderek kirlenmektedir. Güneş bu kirlenmeye daha fazla dayanamaz, Dünya ya ve bu kirliliğe sebep olan tüm insanoğluna küser ve ışıklarını göndermeyi bırakır. Acilen bir şey yapılmazsa, Güneş in Dünya ya küsmesi çok kötü sonuçlar doğuracaktır. Dünya yok olmakla karşı karşıyadır. İnsanoğlu çok pişmandır ama Güneş bir türlü barışmamakta, hatta iletişim bile kurmamaktadır. Güneş in, çocukları çok sevdiğini bilen insanlar, uzaya içi çocuklarla dolu bir uzay gemisi yollamaya karar verirler. Tam o esnada Ceko adında bir çocuk, kendisinden daha küçük çocukları uzayda gezdiren bir gemide çalışmaktadır. Gemi kalkmak üzeredir. Bu yüzden Dünya büyükleri Ceko yu ve tüm yolcu çocukları elçi olarak seçip Güneş e yollarlar. Ceko ve tüm çocuklar, uzay gemisi ile Güneşin yanına çıkarlar ve onu Dünya ile tekrar barışması için ikna etmeye çalışırlar. Ceko ve çocuklar hep beraber öfkeden gürleyen Güneşe çocuklar olarak söz verip, onu ikna ederler ve Dünya yı kurtarırlar.

Yazan: Serhat Kahveci
Yöneten: Birol Engeler
Oyuncular: Alper Yaman, Deniz Telek, Gamze Bakkal, Müge Gündemli, Özlem Basumlu
Süre: 60 dk.


Nehir ilk kez tiyatroya gitti. Uygur Çocuk Tiyatrosu'nun hazırladığı, Güneşe Yolculuk isimli oyunu, Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi'nde izledik. Oyun 3yaş+ idi fakat 2-2,5 yaşın da izleyebileceğini öğrenince bir denemeye karar verdim. Oyunun süresi 1 saat. Nehir'in bu kadar zaman bir koltukta oturup, konsantre olup oyunu izleyeceğinden hiç emin değildim, ama en kötü yarıda çıkarız diye düşündüm. Nehir beni çok şaşırttı, baştan sona ilgiyle izledi oyunu. Alkışladı, zaman zaman oyunculara el salladı; en komiği sahneye yıldızlar çıktığında bizim küçük hanımın "twinkle twinkle little star..." diye şarkı söylemeye başlamasıydı..


Bülent Ecevit Kültür Merkezi'ne geliş...

Bekleme salonunda oyunun başlamasını beklerken, İBB Kültür Sanat broşürlerini inceliyoruz.

Oyun başlamak üzere, heyecanlıyız.

Özellikle aydedeye bayıldı Nehir. 

Sağlam kahvaltı yapıp geldik ama yine de acıkmışız, çıkışta simit aldık. Çok güzel, eğlenceli ve yeni deneyimlerle dolu bir günü geride bırakarak yola koyulduk. Nehir o kadar yorulmus ki daha eve varmadan arabada uyudu.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...