23 Ekim 2013 Çarşamba

NEHİR 26 AYLIK

Nehir aslında 26,5 aylık oldu ancak ben 26. ay gelişim yazısını yazmaya ancak fırsat buluyorum. Benim minik kuzum giderek bebeklikten çıkıp küçük bir birey olma yolunda ilerliyor. Kendi kararlarını alan, seçimleri olan, zevkleri ve tercihleri oluşmaya başlayan, kendisini çok rahat ifade edebilen, anlatılanı anlayan küçük bir genç kız artık o. Artık sevdiği /sevmediği yiyecekler, giymeyi istediği/istemediği kıyafetler, hoşlandığı/sevmediği çizgi filmler belirli Nehir'in.

2 yaş sendromunu yumuşak bir geçişle atlattık gibi duruyor; Nehir giderek biraz daha uyumlu, uysal oluyor. Örneğin mutfaktaki cam masanın altına girmeyi seviyordu Nehir, ama orasının onun için tehlikeli olduğunu ve isterse mama sandalyesinin altına girebileceğini güzelce anlattım ona ve artık masanın altına girmek için hiç diretmiyor; mama sandalyesinin altına girip oynuyor, sonra da bana dönüp " anne bak, ben hiç masanın altına girmiyorum" diyor. Ben de onu övüp, afferin benim akıllı kızıma diyorum. Eşim ve benim tutumumuzun bu yumuşak geçişte etkisi olduğunu düşünüyorum; Nehir'le asla karşılıklı inatlaşmaya girmeden, yapılabilecek isteklerine rıza göstererek, tehlikeli olabilecek yapmaması gereken isteklerinde alternatifler sunarak, ikna olmuyorsa dikkatini başka yönlere çekerek Nehir'in giderek daha sakin ve uyumlu bir çocuk olmasına yardımcı olduk sanırım. Nehir' le herzaman göz hizasına, onun boyuna inerek konuşmaya, isteklerini dinleyip anlamaya gayret ettik. Bizden ilgi istediği zamanlarda ilgimizi, enerjimizi sonuna kadar ona verdik eşim de ben de.

Bir Aslan burcu bebeği olarak doğduğu günden itibaren her girdiği ortamda varlığını belli eden, ilgi odağı olmayı başaran Nehir'in bu özelliği katlanarak devam ediyor.  İnsanlarla iletişim kurmayı çok seviyor, çekingen değil hiç, markete bile gittiğimizde orada çalışanlarla kaynaşıveriyor. Geçenlerde ona yapıştırıcı almak için markete gittik fakat reyonlarda bulamadık, Nehir reyondan kasaya sesleniyor, "Ablaa yapıştırıcılar nerdee"  :-)

Bu ay Nehir'de neler değişti:

Eşleştirme oyunlarını artık çok rahat yapıyor.

Renklerden kırmızı, mavi, sarı, yeşil, turuncu, mor, beyaz, kahverengi ve yeni yeni griyi tanıyor.

Ezbere bildiği çocuk şarkılarına yenilerini ekledi.

Büyük- küçük, dolu-boş, şişman-zayıf, uzun-kısa, alçak-yüksek gibi zıtlıkları biliyor. Tübitak'ın Karşıtlıklar kitabının, 3 yaş+ olmasına rağmen yarısını çözdük bile Nehir'le.

Oynadığı oyuncağını oyunu bittikten sonra toplamaya artık iyice alıştı. Mesela kitaplarını dağıtmış okuduktan sonra bir başka oyuna geçeceksek, kitaplarımı toplayalım önce diyor ve çekmecesine tek tek kaldırıyor hepsini.  

Artık arkadaşlarıyla birlikte oynamaktan çok hoşlanıyor; oyunlarda daha paylaşımcı. (tabi hala oyuncak kavgaları oluyor zaman zaman).

Evcilik türü oyunları giderek daha çok seviyor. Bebeklerine çay yapıyor, ballı/çikolatalı ekmek ikram ediyor, yürütüyor, yediriyor, yatırıyor.

Oyun hamurları hala favorisi.

Bul-tak yap-bozları çok kolaylıkla yapıyor artık, 3-4 parçalı yap-bozları da aynı şekilde rahatlıkla yapıyor. En son 9 parçalı yap-bozlar aldım ona, yapamaz sanıyordum ama daha ilk denemede şaşırttı beni;  çok ufak bir yardımla tamamlıyor yap-bozları. 

Kendi kendine oynama süresi biraz arttı. Ben evde olduğum zamanlarda bensiz hemen hemen hiç oynamazdı. Ama bu sıralar ona görünmezsem ve oyuna ya da kitaplarına dalmışsa bir müddet kendi kendine oyun kurup oynuyor.   

Kurduğu cümleler bizi şaşırtmaya devam ediyor.Yine gelenek bozulmasın Nehir'den incilerden birkaç örnek yazayım:

- Geçen gün birlikte deterjan aldık, "Anne aldın mı temizliğin ABC'sini?" dedi bana. Reklamlarda görmüş sanırım, o kadar da az TV izliyor halbuki.

- Arkadaşı gelmişti bize, stickerlar, boyalar vs verdim küçük bir aktivite yaptılar birlikte. Bitirdiklerinde yanıma geldi "Annecim bize aktivite hazırladığın için tekkür ederim" dedi. :-)

- Nehir'e birkaç ahşap yap-boz ve ayıcık giydirme oyunu almıştım. 9 günlük tatil sonrası işe gitmeden önce son Pazar akşamı, Nehir'e ertesi gün işe gideceğimi ama ona ördekli yap-boz getireceğimi söylemiştim. Ertesi akşam yolumu dört gözle beklemiş, kapıyı açar açmaz bana yap-bozları sordu. Çantamdan çıkarırken de "Bakalım beğenecek miyim" diyor :-) Neyseki beğendi. Epey bir oynadıktan sonra "Anne, ne güzel şeyler almışsın bana" dedi.

- İşten gelen anne-babasına "hoşgeldin" der, eve gelmiş misafir giderken" yine gel" hapşurana " çok yaşa" banyo yapana da "sıhhatler olsun".  Nezaket kurallarını bilen, kibar kızım benim.

- Geçenler de dayısı sesleniyormuş Nehir'e. Bizimkinin yanıtı "Dayı şimdi müsait değilim, oyun oynuyorum" olmuş :-)

- Arçelik'in 10 yıl önceki reklam filmini çok seviyor ne hikmetse ve internetten izliyor arada. Orada geçen diyaloğu ezberlemiş, aynen şu şekilde kendisi oynuyor reklamı : 
"Selam, ben çelik, ar-çelik ya sen kimsin?
Sırrı, bekçi sırrı
Nerelisin?
Eyzincan
İçinden mi?
İçinden"   :-)))
Nı-nı-nını- Nınınııı  yapıyor sonunda da... 

- Dedim ya Arçelik seviyor diye, oyuncakları çıkmış; Nehir annanesine anlatıyormuş geçen gün "Biliyo musun, ben anneme söylicem bana çelikle, çelik naz oyuncağı alacak, Arçelikte satılıyo" :-)





Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...