28 Ekim 2013 Pazartesi

ENGİNARLI SEBZE ÇORBASI

Çok besleyici ve çok pratik bu çorbayı tüm 1 yaş üstü bebek ve küçük çocuklara (ve hatta yetişkinlere) öneriyorum.

Malzemeler:
2 adet ayıklanmış enginar
1 havuç
1 patates
Çok az pirinç
Limon suyu
Tuz
1 tatlı kaşığı tereyağ


Yapılışı:
Enginarları limonlu suyla yıkayıp küp küp doğradım. Aynı şekilde havuç ve patatesi de küp küp kesip, pirinç ve tuzunu da ekleyerek; üzerini epey aşacak kadar su ilavesiyle havuçlar yumuşayana kadar pişirdim. 1 tatlı kaşığı tereyağını da ekleyip, 5 dakika daha kaynattım. Blenderdan geçirdim. 

Hafif ekşimsi nefis bir çorba oldu, daha çok yapsaydım ben de içecektim. Nehir afiyetle içti. Bir daha ki sefere aile boyu yapacağım artık :-)   

ÇİFTLİK TEMALI AKTİVİTELERİMİZ

Nehir'le bu aralar çiftlik yaşamı, çiftlik hayvanları konulu bir dizi aktivite yaptık. 

1- ÇİFTLİK DUYUSAL HAVUZ

İlk olarak duyusal havuzla başladık. Duyusal havuzu hazırlarken toprak olarak bulgur ve mısır, saman olarak makarna kullandım. Havuzun içinde;

- Plastik çiftlik hayvanları (inek, tavşan, horoz, ördek, köpek, kedi, at, eşek)
- Evadan yaptığım bir ağaç,
- Kavanoz kapağı ve keçe kumaş ile yaptığım minik bir göl,
- Kartondan yaptığım çit,
- Şişe kapağının içine yerleştirdiğim, oyun hamurundan yaptığım yumurtalar var.

Nehir'e sürpriz olarak hazırladım çiftliği. İlk gördüğünde çok şaşırdı ve abartmıyorum tüm öğleden sonra oynadı. Hergün bir müddet oynuyor muhakkak çiftliğiyle. Birlikte de oynuyoruz. Çok güzel oyunlar kurgulanabiliyor bu kadar hayvanla.










2- İKİ BOYUT/ÜÇ BOYUT EŞLEŞTİRME (KİTAP CANLANDIRMA)

Tübitak yayınları'nın Çiftlikte kitabını birkez daha aldık elimize. Sayfaları karıştırıp elimizdeki çiftlik hayvanlarının aynılarını bulup eşleştirme yaptık.











3- KORKULUK CRAFTI 

Nehir' le birlikte korkuluk yaptık. 

Malzemeler: Eva süngeri, fon kartonu, 2 adet düğme, çöp şiş çubuğu ve yapıştırıcı.

Ben malzemeleri önceden kesip hazırladım, Nehir'e biraraya getirip yapıştırması kaldı. Çok eğlendik, korkuluğu konuşturduk, çiftliğimizin içine koyduk. Akşam babası gelir gelmez, Nehir önüne koşup "biliyo musun, biz korkuluk yaptık baba" dedi.. Akşam da bir daha yapalım diye tutturdu, ama hazırda mazlemelerimiz yoktu yapamadık. Birara birtane daha yapıp, karşılıklı konuşturabiliriz sanırım.








4- ÇALIŞMA SAYFALARI

Ya-Pa Etkinlik Kitabımızın çiftlik konusuyla uyumlu olabilecek sayfalarını çalıştık Nehir'le birlikte.






5- PARMAK BOYA

Parmak boya ile elma ve kiraz boyama sayfasını boyadık. Nehir fırça tercih etti, çoğu zaman olduğu gibi. Sonra da Nehir'in el izinden birbiriyle sohbet eden iki tavuk yaptık.




6- ÇIKARTMA YAPIŞTIRMA (İNEĞİN BENEKLERİ KAÇ TANE?)

Linkteki sayfadan bulup çıktı aldığım ineğin beneklerini yaptı Nehir stickerlar ile. Sonra da kaç benek olduğunu saymaya çalıştı.






7- GÖLGESİNİ BULMA

Yine yukarıdaki linkten çıktı aldığım, çiftlik hayvanlarının gölgesini bulma etkinliğini yaptık. Ben hayvanları kesip Nehir'e verdim, o da gölgesini bulup üzerine yapıştırdı. Çok başarılıydı, iki dakikada tamamladı.








23 Ekim 2013 Çarşamba

NEHİR 26 AYLIK

Nehir aslında 26,5 aylık oldu ancak ben 26. ay gelişim yazısını yazmaya ancak fırsat buluyorum. Benim minik kuzum giderek bebeklikten çıkıp küçük bir birey olma yolunda ilerliyor. Kendi kararlarını alan, seçimleri olan, zevkleri ve tercihleri oluşmaya başlayan, kendisini çok rahat ifade edebilen, anlatılanı anlayan küçük bir genç kız artık o. Artık sevdiği /sevmediği yiyecekler, giymeyi istediği/istemediği kıyafetler, hoşlandığı/sevmediği çizgi filmler belirli Nehir'in.

2 yaş sendromunu yumuşak bir geçişle atlattık gibi duruyor; Nehir giderek biraz daha uyumlu, uysal oluyor. Örneğin mutfaktaki cam masanın altına girmeyi seviyordu Nehir, ama orasının onun için tehlikeli olduğunu ve isterse mama sandalyesinin altına girebileceğini güzelce anlattım ona ve artık masanın altına girmek için hiç diretmiyor; mama sandalyesinin altına girip oynuyor, sonra da bana dönüp " anne bak, ben hiç masanın altına girmiyorum" diyor. Ben de onu övüp, afferin benim akıllı kızıma diyorum. Eşim ve benim tutumumuzun bu yumuşak geçişte etkisi olduğunu düşünüyorum; Nehir'le asla karşılıklı inatlaşmaya girmeden, yapılabilecek isteklerine rıza göstererek, tehlikeli olabilecek yapmaması gereken isteklerinde alternatifler sunarak, ikna olmuyorsa dikkatini başka yönlere çekerek Nehir'in giderek daha sakin ve uyumlu bir çocuk olmasına yardımcı olduk sanırım. Nehir' le herzaman göz hizasına, onun boyuna inerek konuşmaya, isteklerini dinleyip anlamaya gayret ettik. Bizden ilgi istediği zamanlarda ilgimizi, enerjimizi sonuna kadar ona verdik eşim de ben de.

Bir Aslan burcu bebeği olarak doğduğu günden itibaren her girdiği ortamda varlığını belli eden, ilgi odağı olmayı başaran Nehir'in bu özelliği katlanarak devam ediyor.  İnsanlarla iletişim kurmayı çok seviyor, çekingen değil hiç, markete bile gittiğimizde orada çalışanlarla kaynaşıveriyor. Geçenlerde ona yapıştırıcı almak için markete gittik fakat reyonlarda bulamadık, Nehir reyondan kasaya sesleniyor, "Ablaa yapıştırıcılar nerdee"  :-)

Bu ay Nehir'de neler değişti:

Eşleştirme oyunlarını artık çok rahat yapıyor.

Renklerden kırmızı, mavi, sarı, yeşil, turuncu, mor, beyaz, kahverengi ve yeni yeni griyi tanıyor.

Ezbere bildiği çocuk şarkılarına yenilerini ekledi.

Büyük- küçük, dolu-boş, şişman-zayıf, uzun-kısa, alçak-yüksek gibi zıtlıkları biliyor. Tübitak'ın Karşıtlıklar kitabının, 3 yaş+ olmasına rağmen yarısını çözdük bile Nehir'le.

Oynadığı oyuncağını oyunu bittikten sonra toplamaya artık iyice alıştı. Mesela kitaplarını dağıtmış okuduktan sonra bir başka oyuna geçeceksek, kitaplarımı toplayalım önce diyor ve çekmecesine tek tek kaldırıyor hepsini.  

Artık arkadaşlarıyla birlikte oynamaktan çok hoşlanıyor; oyunlarda daha paylaşımcı. (tabi hala oyuncak kavgaları oluyor zaman zaman).

Evcilik türü oyunları giderek daha çok seviyor. Bebeklerine çay yapıyor, ballı/çikolatalı ekmek ikram ediyor, yürütüyor, yediriyor, yatırıyor.

Oyun hamurları hala favorisi.

Bul-tak yap-bozları çok kolaylıkla yapıyor artık, 3-4 parçalı yap-bozları da aynı şekilde rahatlıkla yapıyor. En son 9 parçalı yap-bozlar aldım ona, yapamaz sanıyordum ama daha ilk denemede şaşırttı beni;  çok ufak bir yardımla tamamlıyor yap-bozları. 

Kendi kendine oynama süresi biraz arttı. Ben evde olduğum zamanlarda bensiz hemen hemen hiç oynamazdı. Ama bu sıralar ona görünmezsem ve oyuna ya da kitaplarına dalmışsa bir müddet kendi kendine oyun kurup oynuyor.   

Kurduğu cümleler bizi şaşırtmaya devam ediyor.Yine gelenek bozulmasın Nehir'den incilerden birkaç örnek yazayım:

- Geçen gün birlikte deterjan aldık, "Anne aldın mı temizliğin ABC'sini?" dedi bana. Reklamlarda görmüş sanırım, o kadar da az TV izliyor halbuki.

- Arkadaşı gelmişti bize, stickerlar, boyalar vs verdim küçük bir aktivite yaptılar birlikte. Bitirdiklerinde yanıma geldi "Annecim bize aktivite hazırladığın için tekkür ederim" dedi. :-)

- Nehir'e birkaç ahşap yap-boz ve ayıcık giydirme oyunu almıştım. 9 günlük tatil sonrası işe gitmeden önce son Pazar akşamı, Nehir'e ertesi gün işe gideceğimi ama ona ördekli yap-boz getireceğimi söylemiştim. Ertesi akşam yolumu dört gözle beklemiş, kapıyı açar açmaz bana yap-bozları sordu. Çantamdan çıkarırken de "Bakalım beğenecek miyim" diyor :-) Neyseki beğendi. Epey bir oynadıktan sonra "Anne, ne güzel şeyler almışsın bana" dedi.

- İşten gelen anne-babasına "hoşgeldin" der, eve gelmiş misafir giderken" yine gel" hapşurana " çok yaşa" banyo yapana da "sıhhatler olsun".  Nezaket kurallarını bilen, kibar kızım benim.

- Geçenler de dayısı sesleniyormuş Nehir'e. Bizimkinin yanıtı "Dayı şimdi müsait değilim, oyun oynuyorum" olmuş :-)

- Arçelik'in 10 yıl önceki reklam filmini çok seviyor ne hikmetse ve internetten izliyor arada. Orada geçen diyaloğu ezberlemiş, aynen şu şekilde kendisi oynuyor reklamı : 
"Selam, ben çelik, ar-çelik ya sen kimsin?
Sırrı, bekçi sırrı
Nerelisin?
Eyzincan
İçinden mi?
İçinden"   :-)))
Nı-nı-nını- Nınınııı  yapıyor sonunda da... 

- Dedim ya Arçelik seviyor diye, oyuncakları çıkmış; Nehir annanesine anlatıyormuş geçen gün "Biliyo musun, ben anneme söylicem bana çelikle, çelik naz oyuncağı alacak, Arçelikte satılıyo" :-)





ERKEN YAŞTA OKUMA ALIŞKANLIĞI VE KİTAP SEVGİSİ

NASIL KİTAP KURDU OLUNUR?

Nehir tam bir kitap kurdu. Hiçbir oyuncağıyla vakit geçirmişliği yoktur, kitaplarıyla vakit geçirdiği kadar. Yeni bir kitaba çok heyecanlanır; hatta o gece geç uyur, yeni kitabını okumak aşkına.

Büyük ihtimalle yapısal ve içten gelen birşey kitap sevgisi. Ama Nehir'in kitapları bu kadar sevmesinde az da olsa katkım olduğunu düşünüyorum. Nasıl mı?

- Daha Nehir doğmadan, ben hamileyken eşimle birlikte kitapçıdan 365 masal içeren bir kitap aldık ve akşamları işten geldikten sonra ya ben ya eşim yüksek sesle karnımdaki Nehir'e masal okuduk.

- Nehir doğduğunda daha kırkı bile çıkmamışken onu kucağıma alıp ona masal okumaya devam ettim, 2-3 aylık olduğunda canlı renkler resimler ilgisini çekmeye başlamıştı ve kitap sayfalarına dokunmak istediğinde itiraz etmedim; yırtacak diye korkup sakınmadım; benim kucağımda ben ona kitap okurken o da zaman zaman sayfaları çevirmeye çalışırdı.

- Ona kitap okurken düz bir metin okur gibi değil, işin içine hafif oyunculuk katarak; tonlamalar, ses taklitleri yaparak, adı geçenleri resimlerde parmağımla işaret ederek küçük bir tiyatro oyununa çevirdim. Böylece kitap okuma zamanları daha zevkli, daha ilgi çekici oldu Nehir için.

- 1 yaşından önce; kalın karton sayfalı, tek tek nesnelerin resimlerinin olduğu kitaplar aldım Nehir'e. Nehir' e bu kitaplarda ki nesneleri öğretirken şu 3 aşamalı eğitim yöntemini kullandım genellikle;

1. Parmağımla bir nesneyi işaret edip "Nehir bak bu şemsiye" "Bu bir ağaç" şeklinde her nesnenin ismini söyledim. Yeterince tekrardan sonra ve Nehir'in kavradığına emin olduğumda, ikinci aşamaya geçtim.

2. Bu kez Nehir'e sordum ve ondan göstermesini istedim nesneleri: "Nehir ağaç nerede kızım?", "Şemsiye nerede?" şeklinde.

3. Üçüncü aşamada nesnelerin isimlerini Nehir'in söylemesini istedim. "Parmağımla bir nesneyi işaret edip; "Nehir bu nedir kızım?" diye sordum, o da "Şemsiye" diye yanıt verdi örneğin.

Nehir'in dil gelişimine inanılmaz faydası oldu bu şekilde kitap okumamızın. 1 yaş civarı, hayvanların, yiyeceklerin, giyeceklerin ve daha pekçok şeyin isimlerini söyleyebiliyordu Nehir.

- 1 yaş sonrası her sayfasında yine bol resim ve kısa yazılar olan hikaye kitaplarına geçtik. Yine ben ses tonumu değiştirerek, beden dili ekleyerek bu kitapları okumaya devam ettim Nehir'e.
- İşbankası Kültür Yayınları'ndan çıkan Hareketli Kitaplarım, 1,5 yaş sonrası için hem kitap okumayı sevdirmesi hem de el-göz koordinasyonuna yardımcı olması açısından çok faydalı oldu. Bu kitaplar oyuncaklardan bile daha eğlenceliydi Nehir için; Hareketli Bahçe'de el arabasının arkasına saklanmış çocuğun böö yaparak köpeğini korkutması, Hareketli Oyun Saati'nde süpriz kutusundan çıkıveren palyaço inanılmaz güldürüyordu Nehiri.

- Nehir 2 yaşına yaklaşırken de zaman zaman blogda da paylaştığım, artık daha fazla sayfalı ve daha uzun yazıları olan, ama yine bol renkli ve resimli hikaye kitaplarımızı okumaya başladık.

Nehir'le her akşam mutlaka kitap okuruz. Oyun saatlerimizde, uykudan önce, gittiğimiz bir yerde... Sadece ben değil, artık Nehir kendi kendine de kitap okur. Kitaplarının yeri bellidir. Çekmecelerini açar, dilediği kitapları seçer, odasının yerine yayar ve okumaya başlar. Sayfaları tek tek çevirir ve bütün hikayeyi benim ona anlattığım gibi ses tonunu değiştirerek bir güzel okur. (ezberinden okur gibi yapar :-) Çok mutlu olurum onu böyle gördükçe. Tek dileğim kitap sevgisinin bu şekilde hep devam etmesi.            




21 Ekim 2013 Pazartesi

İSTANBUL AKVARYUM GEZİMİZ

Dünyanın en büyük tematik parkları içerisinde yeralan, içinde 15.000 civarı canlı barındıran, Karadeniz' den Pasifik' e 16 adet tema ve 1 adet Yağmur Ormanı teması içeren, 2 katlı bu dev projeyi görmeyi ve Nehir' i götürmeyi çok istiyordum ne zamandır. Kurban Bayramı tatili bize bu fırsatı verdi ve harika bir gezi gerçekleştirdik. 

Nehir; köpek balıklarından, deniz yıldızlarına; deniz analarından, vatozlara; su kaplumbağalarına kadar, çeşit çeşit ve renk renk balıkları ilgiyle ve heyecanla seyretti. 

Hele bir an vardı ki unutulmazdı; Nehir camekandan balıkları izlerken, vatoz balıklarından bir tanesi ansızın belirip cama yapıştı ve o gülümseyen yüz ifadesiyle Nehir'in tam karşısında durdu, ardından da adeta bir gösteri sunarcasına aşağı yukarı danseder gibi hareketler yaptı ve gitti. Önce irkilen Nehir sonrasında çok heyecanlandı. Günlerdir de anlatıyor, "Vatoz bana gülümsedi" diye. O kalabalıkta ve onca çocuk arasında sadece Nehir'e nasip oldu böyle bir görüntü. Ben de acemice fotoğraflamaya çalıştım bu anı. 

Akvaryumu gerçekten çok beğendim, özellikle küçük çocuğunuz varsa muhakkak götürmenizi tavsiye ederim. Biz Nehir 3-4 yaşlarına geldiğinde birkez daha gidelim diye kararlaştırdık bile.
Tek handikap bayram tatili olması nedeniyle aşırı kalabalık olmasıydı. Fırsat yaratılabilirse haftaiçi sakin olduğu günlerde çok daha keyifli olur diye tahmin ediyorum.

Son fotoğrafta eve döndükten sonra Minik Balık kitabını inceleyen Nehir.. :)

   























Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...