29 Eylül 2013 Pazar

HER GÜNE BİR MONTESSORİ: EYLÜL/3

Eylül ayı her güne bir montessori aktivite listemizi ve uygulamalarımızı burada  ve burada  paylaşmıştım. Son 10 aktivitemiz de aşağıda;

HER GÜNE MONTESSORİ- AKTİVİTE LİSTEMİZ:

1- Biraz fasulye aktar
2- Düz bir çizgi üzerinde yürü
3- Kolay yemek hazırla
4- Bardaktan su iç
5- Kendi yemeğini ye
6- Şapkanı kendin giy
7- Büyük/küçük sırala
8- Bebeklerini besle/uyut
9- Ellerini kendin yıka
10- Dişlerini kendin fırçala
11- Eşleştirme yap
12- Sıranı bekle
13- Masayı sil
14- Hayvanları besle
15- Ağaçlara su ver
16- Havlu katla
17- Bulaşık yıka
18- Seksek oyna
19- Biraz sanatsal etkinlik yap
20- Birkaç kapak aç/kapa
21- Kaptan kaba su dök
22- Yürüyüşe çık/etrafı keşfet
23- Mıknatısları keşfet
24- Düğmelemeyi öğren
25- Renkleri keşfet
26- Şekiller hakkında konuş
27- Danset
28- Zıpla
29- Yeni bir şarkı öğren
30- Fermuar Aç/kapa


1- MASAYI SİL

Nehir'in en sevdiği etkinliklerden biri. Bazen eline süngeri alır mutfaktaki bulaşık makinesini, çamaşır makinesini bile temizler..



2- ŞEKİLLER HAKKINDA KONUŞ

Nehir çok küçüklüğünden bu yana şekilleri tanıyor. Şekil bul-tak oyuncağımızla oynayarak bir kez daha tekrar etmiş olduk.


3- BİRAZ FASULYE AKTAR

Yemek kaşığıyla, kürekle ve mama ölçü kaşığıyla aktarma yaptık. Nehir birkaç denemeden sonra pratikleşti ve hiç dökmeden çok güzel başardı kaptan kaba fasulyeleri aktarmayı.

Yalnız genelde Nehir'le yaptığımız etkinliklerin somut bir karşılığı olur ve ben Nehir'e her aşamada ne yaptığımızı anlatırdım; o yüzden bu aktarma çalışması önce biraz anlamsız geldi Nehir'e " Anne biz şimdi ne yapıyoruz" diye sordu. Kızım şakacıktan yemek yapıyoruz dedim ve birkaç küçük oyuncak tabak verdim Nehir'e. Böyle konuştuktan sonra aktivite çok daha eğlenceli geldi. Bütün gün fasulyeleri ortadan kaldırmama müsade etmedi ve gelip gidip oynadı. Dediğim gibi oynadıkça da pratikleşti.


4- KAPTAN KABA SU AKTAR

Nehir minik bardaklarıyla kaptan kaba su aktarmayı da çok güzel başardı. Önce suyu birden boşaltıyordu, ben kızım yavaş yavaş dök diye birkez gösterdikten sonra neredeyse hiç taşırmadan yaptı etkinliği. 

Aynen fasulye aktarmada olduğu gibi bu etkinliğe de bir anlam yüklemek istedi; "anne napıyoruz, yağmur mu?" diye sordu. Ben de kızım sen bana çay yap ben içeyim dedim. O da bardaklara şakacıktan çay doldurup bana verdi. Yarım saat kadar sıkılmadan devam etti bu şekilde. Dikkatimi çeken, hep sağ elini kullandı su aktarırken, soldaki bardağı da sağ eline alıp öyle döktü.



En son süngerle tepsiye dökülen suyu silip, süngeri sıkarak suları kaseye topladık.


5- KENDİ YEMEĞİNİ YE

Yogurdunu da pilavını da kendisi yedi kuzucuk..

6- FERMUAR AÇ/KAPA

Nehir kendi seyahat çantasının fermuarını çok güzel açıp kapıyor.


7- DÜĞMELEMEYİ ÖĞREN



8- ŞAPKANI KENDİN GİY




Havlu katlamayı ve bulaşık yıkamayı istemedi şimdilik bizim küçük prenses. Çamaşırları katlarken bana hep yardım eder ama onu da fotograflayamadım. Eylül ayı için bizden bu kadar. Ekim ayında yeni ve farklı etkinliklerle görüşmek dilegiyle...





26 Eylül 2013 Perşembe

ANNELİK ZOR ZANAAT, HELE Kİ ÇALIŞAN ANNE OLMAK...

Her zaman söylüyorum, anne olmak her kadının mutlaka yaşamasını dilediğim müthiş, sevgiler üstü bir duygu. Ama gelgelelim bir o kadar da zor ve yorucu. Çalışan bir anneyseniz, 2 yaşında enerjisinin doruklarında, çok merak eden, çok ilgi isteyen bir bebeğiniz varsa, evinizle işiniz arasında İstanbul trafiğinde kilometrelerce yol gitmek durumundaysanız ve hergün köprü geçiyorsanız üstelik, boşvermiş/umursamaz bir yapınız yoksa hatta aksine herşeyi önceden planlama, bir sonraki adımı mutlaka düşünerek atma huyunuzdan vazgeçemiyorsanız, mükemmelliyetçiyseniz bir de bunların üstüne; o zaman siz de benim gibi çok yorgun bir annesiniz ve bu yazımda bana hak vereceksiniz muhakkak.

Bu tarifime uyan ben ve benim gibi anneler ne isteriz;

- Evimiz herzaman temiz ve düzenli olsun,
- Çocuğumuz sağlıklı, organik beslensin, yoğurdu günlük mayalansın,
- Mutfağımızda sağlıklı yemekler pişsin, sağlıklı beslenelim, spor yapalım, ideal kilomuzda kalalım,
- Çocuğumuzla kaliteli, verimli zaman geçirebilelim; birlikte etkinlikler yapalım, her akşam mutlaka onunla oyun oynamak için biraz zaman ayıralım,
- Giysilerimiz yıkansın, ütülensin, dolapta hazır bulunsun; tüm hafta dolaptan elimizi atıp istediğimiz giysiyi şıp diye temiz ve ütülü bulup giyelim işe giderken,
- Her akşam duşumuzu alıp, saçımızı fönleyip, ojemizi sürelim; bakımlı anne olalım,
- Eşimizle başbaşa zamanımız olsun, hiç olmazsa arada bir film koyup TV'ye, sonuna kadar izleyebilelim,
- Çocuğumuzun yaşına uygun oyuncakları, kitapları araştıralım, bulalım, satın alalım,
- Çocuğumuz güzel giyinsin, güzel yerlere gezmelere götürelim onu, birlikte oyun gruplarına, atölyelere katılalım,
- Çocuğumuzun hem fiziksel hem zihinsel  sağlıklı gelişimi için ne gerekiyorsa yapalım,
- Çocuğumuz mutlu bir birey olsun,
- Eşimiz mutlu olsun,
- Çocuğumuza bakan annemiz mutlu olsun, onun da gönlünü hoş tutalım,
- Eve arkadaşlarımızı davet edelim, ağırlayalım; biz de onlara gidelim; çocuğumuzla yaşıt çocuğu olan arkadaşlarımızla görüşelim, çocuklar oynasın, sosyalleşsin,
- İşimizde de verimli olalım; uykusuz, yorgun, hasta bile olsak işimize yansıtmayalım, gerekli işleri gereken zamanda yetiştirelim; çocuğumuza da yetişelim kariyerimize de...

İsteriz, isteriz de biri olsa biri olmaz. Evi temizlersek ütü yetişmez, ütüyü yaparsak yemeksiz kalırız. Akşam işten gelir, yemek hazırlar, yer,toplar,  ilgi bekleyen kuzucuğumuzla oynar; uyku öncesi rutinlerini yapar uyuturuz da onu uyutur uyutmaz biz de sızar kalırız. Kuaföre gidip saçlarımızı boyatmak isteriz aylar geçer; dişçi, göz doktoru muayeneleri ertelenir de ertelenir, akrabalar büyükler ancak bayramdan bayrama ziyaret edilebilir, sinema, tiyatro gibi kelimeler ütopik kavramlar olmaya başlar hayatımızda. Alışverişe çıksak, çocuğun ihtiyaçlarını gördükten sonra kalan kısıtlı zamanda ya alelacele doğru dürüst deneyemeden birkaç parça birşey alırız kendimize ya da onu bile alamadan döneriz. Çocuğumuzu eksik mahrum mu bırakıyoruz, üzüyor muyuz diye hep bir vicdan azabı, yetişilemeyen işler için hep bir stres...

Ama biz de buluruz bir yolunu, pratikleşiriz, zorları kolaylaştırırız. Bünyemiz uykusuzluğa öyle alışır ki, beş saat kesintisiz uyusak uykumuzu almış, dinç bir şekilde dikiliriz ayağa. Haftasonu sabahları saat 10 da evimizde kahvaltı yapılmış, çocuğumuz yedirilmiş, ev bal dök-yala şeklinde toplanmış, çamaşırlar makineye atılmıştır bile. Artık gezmeye de gidilebilir , parka da, alışverişe de; evde etkinlik de yapılır. Organize olmayı öğreniriz, zamanı planlarız, ekstradan bir güç verilir adeta bize. Çok zordur çalışan anne olmak ama iyi tarafları da yok değildir. Tüm gün özlediğimizden mi çocuğumuzu, yoksa birlikte vaktimiz kısıtlı olduğundan mı; daha dolu dolu geçiririz zamanı sanki; çocuğumuzun sorularına sıkılmadan bıkmadan yanıtlar veririz, daha sabırlı, daha anlayışlı oluruz. 

Tabi burada yazdıklarım benim bakış açımdan, çalışan bir annenin bakış açısından yazılmış cümleler. Ben ev hanımı bir anne olsaydım, büyük ihtimalle tüm gün evde olmanın ne kadar zor ama çocuğumuzun her anına şahitlik etmek açısından aynı zamanda da ne kadar güzel birşey olduğunu anlatan bir yazı yazacaktım.

Velhasıl kelam, anne her zaman her koşulda annedir; her zaman kendisini unutmak, yıpratmak pahasına çocuğuna emek verir; onun en ufak gülümseyişinde de tüm yorgunluğunu unutur...




19 Eylül 2013 Perşembe

HER GÜNE BİR MONTESSORİ: EYLÜL/2

Eylül ayı Montessori aktivite listemizi, detaylı açıklamaları ve ilk 10 günlük uygulamalarımızı burada paylaşmıştım. İkinci 10 uygulamamız da aşağıda;

HER GÜNE BİR MONTESSORİ- AKTİVİTE LİSTEMİZ:

1- Biraz fasulye aktar
2- Düz bir çizgi üzerinde yürü
3- Kolay yemek hazırla
4- Bardaktan su iç
5- Kendi yemeğini ye
6- Şapkanı kendin giy
7- Büyük/küçük sırala
8- Bebeklerini besle/uyut
9- Ellerini kendin yıka
10- Dişlerini kendin fırçala
11- Eşleştirme yap
12- Sıranı bekle
13- Masayı sil
14- Hayvanları besle
15- Ağaçlara su ver
16- Havlu katla
17- Bulaşık yıka
18- Seksek oyna
19- Biraz sanatsal etkinlik yap
20- Birkaç kapak aç/kapa
21- Kaptan kaba su dök
22- Yürüyüşe çık/etrafı keşfet
23- Mıknatısları keşfet
24- Düğmelemeyi öğren
25- Renkleri keşfet
26- Şekiller hakkında konuş
27- Danset
28- Zıpla
29- Yeni bir şarkı öğren
30- Fermuar Aç/kapa



1- DANSET


2- KOLAY BİR YEMEK HAZIRLA

Mozaik pasta yaptık kuzumla. Bisküvileri kırması da, biskuvilerle pudingi karıştırması da Nehir'den...


3- RENKLERİ KEŞFET

Önce renk renk oyun hamurlarıyla çeşitli hayvancıklar yaptık Nehir'le. Sonra 'da Nehir oyun hamuru kutularının kapaklarını, içindeki hamurun rengine göre kapattı. Artık çok kolay yapıyor bu çeşit renk eşleştirmelerini.


4- BÜYÜK/KÜÇÜK SIRALA

Farklı boyuttaki şişe kapaklarını, köpüğe çizdiğim gölgelerine göre büyükten küçüğe dizdi Nehir. Akşam da babasına göstermek için çıkardığımızda, babasına anlatarak birkez daha dizdi. " Bak baba bu en büyük, bu büyük, bu biraz küçük, bu en küçük" diyerek :-)



5- ZIPLA

Zıplamak bu sıralar Nehir'in en sevdiği şey.. Bayağı da iyi sıçrıyor minnoş :-)



6- EŞLEŞTİR

Meraklı minik dergisinden çıkan tren tombalasını kullandık bu sefer eşleştirme için. Tren vagonlarıyla, aynı desendeki kartları eşleştirdik. 


7- SANATSAL BİR FAALİYET YAP

Parmak boya ile taşları ve resim kağıdını boyadık.




8- BİRKAÇ KAPAK AÇ/KAPA

Farklı boyutlardaki kavanozları ve kapaklarını verdim Nehir'e, her kavanozun kendi kapağını bulup taktı.


9- BEBEKLERİNİ BESLE/UYUT

Bu zaten Nehir'le çok küçüklüğünden beri oynadığımız evcilik oyunumuz..


10- MIKNATISLARI KEŞFET

MIKNATIS DUYUSAL HAVUZU
Nehir için mini bir mıknatıs duyusal havuzu hazırladım; birkaç mıknatıs, birkaç vida, birkaç toka, bir demir somun ve birkaç plastik kapak ile. Mıknatısların demirleri tutup, plastiğe yapışmamasını inceledi, epey ilgisini çekti.




18 Eylül 2013 Çarşamba

KEÇEDEN PARMAK AİLESİ

Geçenlerde Ali Deniz'in bloğu'na bakarken Nehir kağıttan yaptıkları parmak ailesini görüp, "biz de yapalım anne lütfen" diye tutturunca ona söz vermiştim. Ve bir gün o uyurken ona bir sürpriz hazırlamak istedim. Önce eski bir eldiven kullanmak geldi aklıma ama evde eski eldiven bulamayınca keçeden yaptım el kuklamızı... Her parmağa da ailemizin bireylerini yerleştirdim.

Nehir uykudan uyanıp, çok sevdiği Finger Family şarkısının canlısını karşısında görünce çok mutlu oldu. Kaç gündür de severek oynuyor oyuncağıyla.

Şarkımızın sözleri şöyle;

FINGER FAMILY
Daddy finger, daddy finger
Where are you?
Here i am, Here i am
How do you do?
(daha önce de yazmıştım, Nehir how do you do kısmını ben büyüdüm olarak söylüyor :-)

Şarkı mommy finger, brother finger, sister finger ve baby finger olarak devam ediyor.





15 Eylül 2013 Pazar

HER GÜNE BİR MONTESSORİ : EYLÜL/1

Instagramda #pcmontessoriaday etiketiyle yapılan paylaşımları ve hazırlanmış, her güne bir küçük montessori aktivitesi içeren listeleri görünce, bu fikir çok hoşuma gitti ve ben de Nehir için kendi aylık listemizi hazırladım. Aktivitelerin bir çoğu günlük yaşam ve öz bakım becerilerini içeren aktiviteler ve zaten günlük rutin içinde yaptığımız şeyler olunca biz günde bir değil birkaç aktivite yaparak ilerledik. 

Fotoğraflarıyla hergün yaptığımız aktiviteleri ben de instargram ve facebook da #pcmontessoriaday etiketiyle gün gün paylaşıyorum. Şimdi listemizi ve fotoğraflarımızı topluca burada da paylaşmak istiyorum. Yazı çok uzun olacağı için, aktivitelerimizi onar onar üç parçada yayınlamayı düşünüyorum.

HER GÜNE BİR MONTESSORİ- AKTİVİTE LİSTEMİZ:

1- Biraz fasulye aktar
2- Düz bir çizgi üzerinde yürü
3- Kolay yemek hazırla
4- Bardaktan su iç
5- Kendi yemeğini ye
6- Şapkanı kendin giy
7- Büyük/küçük sırala
8- Bebeklerini besle/uyut
9- Ellerini kendin yıka
10- Dişlerini kendin fırçala
11- Eşleştirme yap
12- Sıranı bekle
13- Masayı sil
14- Hayvanları besle
15- Ağaçlara su ver
16- Havlu katla
17- Bulaşık yıka
18- Seksek oyna
19- Biraz sanatsal etkinlik yap
20- Birkaç kapak aç/kapa
21- Kaptan kaba su dök
22- Yürüyüşe çık/etrafı keşfet
23- Mıknatısları keşfet
24- Düğmelemeyi öğren
25- Renkleri keşfet
26- Şekiller hakkında konuş
27- Danset
28- Zıpla
29- Yeni bir şarkı öğren
30- Fermuar Aç/kapa

İşte uygulamalarımız:

1- BARDAKTAN SU İÇ

2- DÜZ BİR ÇİZGİ ÜZERİNDE YÜRÜ


3- ELLERİNİ KENDİN YIKA



4- DİŞLERİNİ KENDİN FIRÇALA


5- HAYVANLARI BESLE


6- SIRANI BEKLE



7- SEKSEK OYNA



8- AĞAÇLARA SU VER



9- YÜRÜYÜŞE ÇIK/ ETRAFI KEŞFET

Fotoğrafını çekemedim ama bu sabah yürüyüşe çıktık Nehir'le... Ve minik bir diyaloğumuzu aktarmak istiyorum.

Anne: Nehir bak, ağaçların yaprakları dökülmüş
Nehir: Sonbahar mı geldi anne ?
Anne: Evet kızım Sonbahar geldi, ağaçların yaprakları sararıp dökülmeye başladı.
Nehir: Sonra da kış mı gelecek anne ?

:-)))  Yorumu sizlere bırakıyorum. Şimdiki çocuklar böylesine akıllı işte.

10- YENİ BİR ŞARKI ÖĞREN

Bu aralar daha çok ingilizce şarkıları sevip ilgilendiği için yeni şarkımız da yine ingilizce. Youtube'dan videolarını izliyor, birlikte söylüyor, öğreniyoruz. Bloğuma video eklemeyi henüz başaramadım, eğer yöntemini öğrenirsem belki buraya video da eklerim daha sonra.

Şimdlik şarkımızın sözlerini yazayım.

TEDDY BEAR

Teddy bear, Teddy bear
Turn around
Teddy bear, Teddy bear
Touch the ground
Teddy bear, Teddy bear
Shine your shoes
Teddy bear, Teddy bear
That will do.

Teddy bear, Teddy bear
Go up stairs
Teddy bear, Teddy bear
Say your prayers
Teddy bear, Teddy bear
Turn off lights
Teddy bear, Teddy bear
Say good nights.

14 Eylül 2013 Cumartesi

BENİM ANNEM DE MONTESSORİCİYDİ...

Evet evet başlığı yanlış okumadınız, benim annem de montessori eğitim felsefesini benimsemişti bizi büyütürken. Sadece adının montessori olduğunu bilmiyordu o zamanlar. Neler mi yapardık birlikte;

- Annem bahçeyi ekerken ablam ve ben de çok merak ederdik yaptıklarını, o da bahçede bize ufak bir yer verirdi, burası sizin derdi, tohum, fide vs de verirdi. Ablamla ben, önce kendi minik bahçemizi bahçeden bulduğumuz tahta, çubuk, dallarla çevirir sonra da annemden gördüğümüz gibi ekip biçmeye başlardık.

- Hamur açarken yine annemin yanındaydık, o da bize de birer minik hamur parçası ve oklava verirdi. Belki renk renk oyun hamurları yoktu ama annemin yaptığını taklit etmek çok daha eğlenceliydi. Sonra kestiği hamurların içine peynirleri dizerdi, üçgen-üçgen kapatma kısmında ablamla ben de yardım ederdik.

- Çubuk makarnayı haşlamadan önce, biz kolay yiyelim diye 2-3 parçaya kırardı annem; kırma işini kim yapardı dersiniz: ablam ve ben tabii ki.

- Renkli masal kitaplarımız yoktu ama annemin zihninde onlarca masal vardı, tekrar tekrar anlattırırdık her birini.

- Elektrikler kesildiğinde gölge oyunları oynardık muhakkak..

- Bir sürü çocuk şarkısı bilirdi annem, hepsini söyler, bize de söylettirirdi. 

-Annem örgü örerken bir küçük yumak ve tığ da bize verirdi. Daha ilkokula gitmeden bebeklerime kıyafet örebiliyordum ben.

- Kakaolu fındık kremasını evde kendisi yapardı annem. Bütün tarif hala ezberimdedir çünkü birlikte yapardık; 10 kaşık un, 10 kaşık şeker...

- Annem bayram temizliği yaparken büyük işleri o yapardı, mobilyaların tozlarını alma işi ise ablam ve benimdi.

- Bizi çocuk gibi görmez, yetişkin yerine koyardı, dert ortağı arkadaşı yapardı çoğu zaman, kahvaltı masasında saatlerce oturur sohbet ederdik; annem, ablam ve ben.

- Sobayı tutuşturmasını bile bilirdik.

- Birlikte egzersiz yapardık. Akşam hava kararınca hep birlikte sokağa çıkar, sadece annem değil, komşu teyzeler, çoluk çocuk ip atlardık. 

- Birlikte fasulye kırar; bezelye, barbunya ayıklardık.

- Bahçede kendimiz yetiştirdiğimiz, domatesi, hıyarı, biberi yerdik mis gibi. Dalından incir toplar yerdik. Doğayla içiçeydik.

- Türlü hayvan besledik; kuş, tavuk, kaz, kedi, köpek, bıldırcın, güvercin, tavşan. Çiftlik, bizzat kendi bahçemizdi. Ablamla az civciv çobanlığı yapmadık. Hastalanan, üşüyen civcivleri koynumuzda ısıtırdık, iyileşene kadar bir-iki gün eve alırdık.

- Sanatçı bir ruhumuz da vardı ablamla. Kendimizce bale/ tiyatro gösterileri hazırlardık. Kimi zaman ağabeyim ve annemi izlemeye zorlardık, kimi zaman da mahallenin çocuklarına bilet keser, bahçeye toplar onlara sunardık şovlarımızı.

- Her yaz mutlaka bir sergi açardık bahçede. Bütün okul sezonu boyunca yaptığımız resimleri, resim defterimizden tek tek ayırır, bahçenin duvarlarına asardık; yine mahalleden arkadaşlarımıza haber verir, sergimize davet ederdik.

- Ağabeyim bir takım yarışmalar düzenlerdi, mesela melodisini mırıldandığı şarkıyı tahmin etmece, söylediği kelimenin bittiği harfle başlayan kelime bulmaca; annem de uyardı bize, hep birlikte oynardık. İsim-şehir, adam asmaca, beş-taş, bunları saymıyorum bile. 


Bu yazı çok uzar, yazmakla bitiremem ama kısaca özetlemem gerekirse benim annem bizi kısıtlamazdı, müsamahakardı, kendimize güven aşılardı bize hep; yapamazsınız demezdi, güvenirdi yapacağımıza. Kendisine can yoldaşı görürdü, yetişkin gibi görürdü; ama çocukluğumuzu yaşamamıza da izin verirdi. Bahçede piknik yapmak için arkadaşlarla sözleşirdik örneğin; herkes eve koşardı, annesinden izin ve de birkaç parça yiyecek almaya, çoğu çocuk azarı yiyip dönerken, annem bize özene bezene yiyecek bir şeyler hazırlar, verirdi elimize. Öylesine tatlıydı, öylesine tontondu işte.. Hala da öyle benim canın annem...






11 Eylül 2013 Çarşamba

EYLÜL AYI: YAĞMUR ETKİNLİKLERİMİZ

Havaların serinlemesi ve Eylül ayıyla birlikte yağmurların başlamasıyla ve bir sabah gittiğimiz kahvaltıda açık havada yağmura tutulduğumuzda Nehir'in yağmurdan birazcık rahatsız olduğunu görmemle birlikte bu ay yağmur konulu bir dizi etkinlik yapmaya ve Nehir'e yağmuru anlatıp sevdirmeye karar verdim.

Daha aklımda yapacak epey bir etkinlik varken araya rahatsızlığım girdi ve bir 10 gün kadar biraz istirahat etmem gerekecek, o yüzden etkinlikleri erteledik; eğer yaparsam da ikinci bir yazıda paylaşırım mutlaka.

1- YAĞMUR CRAFTI

Gerekli malzemeler;

Mavi fon kartonu
Yapıştırıcı
Makas
Şönil
Cupcake kağıdı
Eva süngeri

Evadan bulutları ve yağmur damlalarını ben önceden kestim. Nehir'le önce bulutları kartona yapıştırdık. Sonra yağmur yağacağı zaman bulutlar griye döner diyerek bulutları griye boyadık, sonra yağmur başladı ve damlalarımızı tek tek yapıştırdı Nehir, En sonunda da yağmurdan korunmak için şemsiyelerimizi yapıp yapıştırdık kartonumuza. Nehir bir tane de kendisi elinde tutmak için şemsiye istedi, cupcake kağıdı ve şönille hemen yapıverdik bir tane.





2- TÜBİTAK YAYINLARI: YAĞMURLU BİR GÜN

Daha önceden de okuyup sevdiğimiz yağmurlu bir gün kitabımızı yine aldık elimize, yağmur nasıl oluşur okuyup öğrendik.



   


3- YAĞMUR DENEYİ

Gerekli malzemeler;

Bir bardak su
Traş köpüğü
Gıda boyası ya da sıvı parmak boyası
Damlalık

Bir bardağı üzerinde biraz boşluk bırakarak su ile doldurduk. Üzerindeki boşluğa Nehir'le birlikte traş köpüğü sıkarak bulut yaptık. Sonra damlalıkla sıvı boyayı çekip traş köpüğünün üzerine damlattık, yani bulutlarımızı yağmurla doldurduk. Bir süre sonra mavi damlalar bulutlardan süzülmeye başladı, işte yağmur yağıyooorr..

Nehir çok ilgiyle izledi ve akşam da babasına yaptıklarımızı bir bir anlattı, çok hoşuma gitti.








4- YAĞMUR TEMALI MİNİ DUYUSAL HAVUZ

Gerekli malzemeler;

Pirinç
Yeşil mercimek
Pamuk
Gri simli tutkal
İnci taneleri
Keçe kumaşlar

İlk kez bir duyusal havuz hazırladım Nehir için, ama devamı gelecek. Artık her ay belli bir konuda hazırlamayı istiyorum. Mini duyusal havuzumun hazırlıklarına birkaç gün önce başlamıştım, pirinçleri maviye boyayıp kurumaya bırakmıştım örneğin. Bugün hasta olduğumdan pek ayağa kalkmadan beş dakikada eksikleri tamamlayıverdim, Nehir henüz görmedi. Tepkisini ben de 
merak ediyorum.

Havuzun detaylarına gelirsek, mavi pirinçten gökyüzü, yeşil mercimekten de yeryüzü, toprak yaptım. Pamuklar bulut oldu. Simli tutkalla üzerlerini biraz gri yaptım, yağmur taşıdıklarını betimlemek için. Keçeden güneş ve gökkuşağı, inci taneleriyle de yağmur damlalarını yaptım. Eğer kendimi iyi hissetseydim topraktan çıkan minik solucanlar vs. de eklemek istiyordum açıkçası. 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...