16 Nisan 2013 Salı

NEHİR 20 AYLIK


Güzel kızım 4 Nisan'da 20. ayını doldurdu. Onun hızla büyüdüğünü izlemek inanılmaz keyifli. Aslında ne kadar hızlı büyüdüğünü, daha çok eski fotoğraflarına baktıkça anlıyorum. Daha dün incinmesin diye yastık üzerinde taşıdığımız, 1.790 gramlık, saçsız minik yavrumuz şimdilerde oradan oraya koşturuyor, şarkılar ezberliyor, bizimle diyaloglar kuruyor.
Nehir enerjisinin çoğunu anlama-konuşma ve iletişim kurmaya verdi son aylarda. Artık akıcı bir şekilde 3-4 kelimelik cümlelerle konuşabiliyor; her sorumuza cevap verebiliyor; anlamadığı şeyleri de kendi kurduğu cümlelerle sorup öğreniyor. Bir yazı okumuştum 12-36 ay arası bebeklere yaklaşımın nasıl olması gerektiği ile ilgili; bu aylardaki bebekler olumsuz emir cümlelerini ve rica cümlelerini algılayamaz gibi bir şey yazıyordu. Nehir için anlamamak ne kelime, kendisi bizzat rica ederek konuşuyor. Bir kaç örnek vereyim:  Mutfak masasına gelir biz yemek yerken, boş sandalyeyi gösterir "buuya otuyabilimiyimm annesii"  Suluğunu uzatir "bunu alabiliimisin annesii"... 

Ben Nehir'e genellikle birşey yaptırmadan önce isteyip istemediğini sorarım, örneğin boya yapmak ister misin, müzik dinlemek ister misin? O da benden öğrenmiş sanırım birşey isteyeceği zaman şu cümleyi kurar hep "su ister miyim, memii ister miyim, saatalık ister miyimm"  isterim demek istiyor aslında ama benim sorum "ister misin" şeklinde olduğu için onun yanıtını "ister miyim" şeklinde yorumluyor akıllı bıdık.

Babasına sevgisi katlanarak artıyor. Her dakika "babacımmm, babacımmm"

Galatasaray'ı da, Fenerbahçe'yi de, Milli takımı da destekliyor. Babası "re re re, ra ra ra" diyor, o da "gassarayy cim-bom-bom" diye tamamlıyor. Fe-ner-bah-çe ve Tür-ki-ye tezahüratlarını da biliyor ayrıca.

Pekçok şarkılar ezberledi. Ama bunda benim katkım çok çok az. Şarkıları anneannesinden öğreniyor; her akşam geldiğimde yeni bir şarkı mırıldanıyor. "Birgün bir çocuk, portakalı soydum, çatlak patlak, mini mini kuş, küçük kurbağa, kutu kutu pense, daha dün annemizin, güneşin alası çok"  bildiği şarkılardan bazıları. Tabi bir de Adım Adım'ın şarkıları var, onların da pekçoğunu ezberlemiş çaktırmadan. Abartısız bu şarkıları baştan sona söylüyor hem de melodileriyle. Müziğe aşırı bir ilgisi ve yeteneği var gibi geliyor bana. Biraz daha büyüdüğünde değerlendirmemiz gerek diye düşünüyorum. En çok şunu söylemesi hoşuma gidiyor:

Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum
Duma duma dum
Kırmızı mum

Dolapta pekmez
Yala yala bitmez
Ayşecik, Fatmacık
Sen bu oyundan çıııkkkk

Nehir'in bu aralar en sevdiği oyunlar; saklambaç oynamak (babası ve benimle birlikte), boya yapmak, etiket/sticker yapiştirmak hatta söküp söküp tekrar yapıştırmak,birlikte kitaplara bakmak ve evcilik tarzı bebekleri, kuklaları konuşturarak kurduğumuz oyunlar. Fisher Price'ın eğitici market oyuncağını almıştım ona, ne kadar iyi yapmışım, favori oyuncağı oldu. Masasının üzerinde kurulu duruyor hep ve Nehir gelip gidip oynuyor onunla. Çoğunlukla da beni yanında istiyor tabii; bakkal oyuncağında 2 minik adam, bir kasa ve de birsuru satılık ürünler var. Nehir "simdii sabah olduu, makete geldikk, simdii gece olduu evimise didiyoss, simdii biraz elma alalimm, simdii pasta alalimmm" cümleleriyle eğlenceli bir oyun kuruyor. Oyuncak hem Türkçe hem İngilizce; bu sayede Nehir ilk ingilizce kelimelerini de öğrenmiş oldu; helloo, bananas, apples gibi kelimeleri ve sayıların ingilizcelerini tekrarlıyor.  Yakın zamanda da Barbie ve köpekleri yüzme havuzunda oyuncağını aldık, ona da bayıldı; yavru köpekçikler, anneleri ve barbie ile yine evcilik tarzı oyunlar oynuyoruz; havuza su doldurup köpekleri yüzdürüyoruz, epey eğleniyor.

El işlerine devam ediyoruz; fon kartonları, ponponlar, tuvalet kağıdı ruloları vs ile kuklalar, oyuncaklar yapıyoruz. O oyuncaklar Nehir için çok kıymetli oluyor; uzun zaman elinden düşürmüyor ve de biz yaptık diye söylerken kendisiyle inanılmaz derecede gurur duyuyor.

Motor becerilerinde de gelişmeler var. Tırmanma, koşma, birşeylerin üzerine çıkıp inme gibi biraz tehlikeli oyunlar başladı çoktan. Arada ufak kazalarımız da oluyor bu hareketlilikte. İnce motor gelişimi de iyi gidiyor bana kalırsa; elinde kaşık tutup kendi kendine birşeyler yemeye çalışıyor- ağzına fazla birşey gitmese de, çok güzel kalem tutuyor, birlikte el işleri yaptığımızda da genelde ben yapıştırıcıyı sürüp ona yapıştırtıyorum, çok güzel, olması gereken yere yapıştırıyor.  

Bana hala çok düşkün, oyun arkadaşı olarak görüyor, akşamları işten geldiğimde birlikte oynayalım diye tutturuyor, hep onunla ilgilenmemi istiyor. 

12 dişimiz var ve 4 köpek dişi yolda. Yaklaşık 1 aydır damakları şiş ve geceleri özellikle rahatsızlık veriyor olmalı ki geceleri çok sık kalkıyor bu sıralar yine.











Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...