25 Nisan 2012 Çarşamba

8 AYLIK BEBEK NELER YAPAR?

Nehirciğim bugün 8 ay 3 haftalık. Neler yapabiliyor benim tatlı kızım:
-Alkış yapıyor.
-Gel gel yapıyor
-Desteksiz oturabiliyor.
-Bay bay yapıyor hem de çok tatlı bir şekilde.
-Oyuncaklarını sallıyor, birbirine vuruyor, piyanosunun tuşlarına basıyor, yürütecini çok rahat kumanda edebiliyor, en çok da eline geçirdiği herşeyi ya ağzına götürüyor ya da yere atıyor.
-Baba, mama, dede, çiş, anne, del-del diyor. Bir de anlamını bilmediğimiz dıgın-dıgın diyor. Son günlerde de babasından dikkat-dikkat demeyi öğrendi. (Bay bay yapmayı da babası öğretmişti, sanırım babasını daha çok model olarak alıyor ki onun öğrettiklerini çok çabuk öğreniyor. Ben çoğunlukla bakımı, beslenmesi, uyutulması vs. ile uğraştığımdan eğitim kısmında babasından geride kalıyorum sanırım.)
-Yere düşen ya da elinden alıp sakladığımız oyuncağını arıyor, geri vermezsek ağlıyor.
-Yerde yuvarlanıyor, sürünüyor, yalnız emeklemiyor.
-Çok kısa süreliğine bir yerden tutunarak ayakta durabiliyor.
-Hala dişimiz çıkmadı, bu gidişle diş buğdayı partisiyle doğum gününü bir arada yapmak zorunda kalacağım. :-(


24 Nisan 2012 Salı

UYKU EĞİTİMİ- BÖLÜM2

Merakla beklenen sorular: 3 günümüz nasıl geçti? Uyku eğitiminde başarılı olduk mu? Tracy Hogg- Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler kitabı bizde de mucizeler yarattı mı?

Şöyle söyleyeyim; hafta sonu radikal bir kararla kızımın odasını ayırdık. Gece boyu defalarca kalkan bir bebeği ayrı odada yatırmak fikri nereden geldi derseniz Nehir'in çok sık uyanmasının sebebi belkide 3 kişi aynı odada oluşumuz, belki bizim sağdan sola dönerken çıkardığımız ufak gürültüler, belki odanın havasız kalması ya da varlığımızdan rahatsız olması olabilir diye düşündük eşimle, bir denemeye karar verdik. Hem iyice anne-baba yatağına alışmadan, fazla büyüyüp bu alışkanlık yer etmeden zamanında müdahale edelim dedik. Kendine ait odasında, kendi nefesinin sıcaklığında mışıl mışıl uyusun dedik. Zaten hemen yan odada olacak ve mızırdansa bile duyabileceğiz. Peki sonuç umduğumuz gibi oldu mu? Sayılır. Nehir ilk gün ilk yatırdığımızda 2,5-3 saate yakın uyudu; uyanıp beslendi ve bir bu kadar daha uyudu. Yalnız sabaha karşı 4,30-5 ten sonra uyumak istemedi, yatağına yatıramadık, o saatten sonra yanımıza aldık ve 6-7 ye kadar da böyle uyudu. Bu bile bizim için mucize gibiydi; yarim saatte 40 dakikada bir uyanan bir bebekten buralara geldik. 2. gece yine odasında yatırdık, bu kez çok sık uyandı yine ama pes edip yanımıza almadık, ama sabaha karşı 4,30 dan sonra yine  yanımıza aldık. Dün gece ise ilk gün gibiydi. İyiye gidiyor gibiyiz.

19 Nisan 2012 Perşembe

UYKU EĞİTİMİ- BÖLÜM1



Benim kizim uykuyu sevmiyor artik anladim. 2-3 yasina kadar uykusuz kalmayi da goze aldim. Ama ya sonra, ya o yaşlara geldiğinde hala bir uyku düzeni kuramazsak... Örneklerini çok duyuyorum etrafımda; 3 yaşinda hala kendisini annesine saatlerce sallatan bebekler, 4-5 yaşına gelmiş ama hala geceleri salonda ışıkları açıp oturmak oynamak isteyen bebekler... İşte bu örnekler gözümü korkuttu, 1 yaşından önce kızıma uyku eğitimi vermem gerektiğine kesin kanaat getirdim artik...

Epey araştırma yaptım, yazılar okudum ama karşıma yalnızca 2 yöntem çıktı; ilki ağlatma yöntemi olarak bilinen Ferber yöntemi ki bu yöntemi en baştan eliyorum çünkü bir ay erken ve çok küçük doğmuş, türlü çilelerle kavuştuğum, annesinin babasının birtanesi minicik bebeğimi kendi iyiliği için de olsa ağlatmaya gönlüm hiç razı değil. Zaten kendim de o kuvveti de bulamiyorum, değil, 10-15 dakika, 1 dakkika bile ağlatabileceğimi sanmıyorum. Öte yandan gündüz işe gittiğim için beni göremeyen kızım zaten özlem çekiyor ve akşam işten döndüğüm andan itibaren hep kucağımda olmak istiyor, tekrar gitmemden korkuyor belli ki, onu odada tek başına ağlar vaziyette bırakıp çıkarsam bana olan tüm güveni sarsılır gibi geliyor.

Okuduğum diğer yöntem Tracy Hogg’un yatır/kaldır yöntemi. Bu yöntem mantığıma daha yakın geldi ve Tracy Hogg’un bu yöntemi ve başka pekçok bebek bakım önerilerini de içeren “Bebek bakim sorunlarına mucize çözümler” kitabını internetten sipariş ettim. Ama artik uykusuzluktan o kadar bitkin bir haldeyim ki kitabın gelmesini bile bekleyemeden internet okumalarimdan elde ettiğim bilgi ve önerilerle yöntemi dün gece uygulamaya başladim.

Öncelikle Nehir’in nasıl bir uyku düzeni (düzensizliği) var ondan bahsedeyim. Akşam 21.00 gibi sütünü içer, eğer muhallebisini geç yemisse sutunu içmez ve arabasinda ileri geri sallamak suretiyle babasi ya da bemim yardimimla uyutulur. Yatağına alırız, 20 dakika sonra ağlar, pişpişler uyuturuz bir 20 dakika sonra yine uyanır. 22-22.30’a kadar idare ederiz; o saatten sonra tutamayız artık kendisini illa beni yanında ister, artık bırakırım işi gücü alır yanıma küçük hanımı yatarız beraber. Yarim saatte ya da saat başı uyanmalarla sabah ederiz.

Dün gece 8.30 da  Nehir’e sütünü içirdim, çok uykusu gelmiş, nerdeyse sütünü içerken uyuyacaktı. Odasına geçtik, yatağına yatırdım, gözler açıldı, kız cin oldu. Odadan çıkmadan bekledim. Ağlamaya başlayınca kucağıma alıp sakinleştirip bekletmeden hemen yine yatağına koydum, huysuzlanınca shh-shh, pat-pat yaptım, sakinleşmeyip ağlamaya başlayınca yine kucak ve yine yatak. Kaç kez yatır/kaldır yaptım bilmiyorum ama uykuya dalması tam 1 saat surdu. 22.00 gibi yine shhve pat’larla uyudu. Emziği de ağzında bu arada.

İlk olarak 23.30 da , sonra sırasıyla 00.30, 01.10, 03.00, 04.00 ve 05.00 da uyandı. Tek tesellim bizim yanımızda değil yatağında yatmış olması. Sonuç pek başarılı görünmüyor ama henuz ilk gun. Gunlerden Perşembe bugun; bu gece ve yarın gece,  gece uykularında biraz ilerleme kaydedersek (inşallah) haftasonu gündüz uykularını da dahil edeceğim eğitime.  
Çalışan ve yaklaşık 9 aydır uykusuz bir anneyim. Umarım artık kaderim değişir.

16 Nisan 2012 Pazartesi

İLK KELİMELER...



Kuzucugum dillendi. İlk kelimesi anne olmustu artik ba-ba, de-de, del-del (gel-gel) ve ilginc ama cis diyebiliyor. Yurutecinden kollarini bana uzatip anneee—deellll diye agliyor. Gecenlerde bir arkadasimizin 9 aylik bebegini gordugunde eliye gel isareti yapip bir yandan da del-del-del dedi ona, cok sirindi. Bir de bu aralar dıgın-dıgın diye bir kelime tutturmus gidiyor. Ne anlama geldigini cozemedik esimle ama sanirim muzikli seyler icin kullaniyor bu sozcugu.

Sen bu kadar buyudun mu minik kelebek? Daha dun babanin avucunun ici kadardin. Koydugumuz yerde kaliyor, ciliz sesinle agliyordun, besigine enlemesine yatirdigimizi hatirliyorum seni.  42 cmlik kucucuk birseydin. Simdi donuyor, yerlerde surunuyor, kendi basina oturuyor, anneyle babanin oyunlarina guluyor, cigliklar atiyor, biseyler soyluyor hatta oyunlar yapiyorsun. 


Kizim sen bana ve babana dunya uzerinde verilmis en muhtesem hediyesin, benim kucuk mucizemsin, canimin taa icisin. Seni cok seviyorum annem.......

BAY-BAY YAPAN MİNİK BİR EL...



Minik kizim buyuyor. 8 ay 12 gunluk tatli kizim artik anne babasina cok degerli hediyeler vermeye basladi. Onun cevresini ve bizleri algiladigini, soylediklerimizi anladigini, tepkiler verdigini, davranislarimizi taklit ettigini gormek mukemmel bir duyguymus. Esim birkac gundur ugrasiyordu Nehir’e bay-bay’i ogretmek icin ve sonunda basarili oldu. Bay-bay dedigimizde o kucucuk elini oyle tatli salliyor ki, tutup opesim geliyor o eli. Bir suredir alkis yapmayi ve eliyle gel gel yapmayi da ogrenmisti. Simdi bazen bay-bay dedigimizde hepsini arka arkaya siraliyor tum marifetlerini gostermek istermiscesine. Gece uykusunda bile bay-bay, gel-gel yapiyor bazen, icim gidiyor. Bebekler gunduz ogrendikleri seyleri gece de pratik edip pekistirmek isterlermis ya cok dogru, nehir uykusunda donuyor, besiginin kenarlarindan tutunup kalkmaya calisiyor, kendi kendine ayaga kalkmayi ve yatar pozisyondan oturur pozisyona gecmeyi ogrendiginde yandigimizin resmidir J
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...