7 Şubat 2012 Salı

DOĞUM HİKAYEM


24.08.2011 tarihli yazim.......
Doğum öykümü yazip yazmamak konusunda kararsizim, okuyan anne adaylarini  korkutacak belki ama bu blog sayfasini acmama sebep canim kizim Nehir’imin dunyaya gelis oykusunu de yazmak istiyorum biryandan. O yuzden kisaca dogum hikayemi paylasmak istiyorum. Bu bloğun da miladı Nehir Kiral’in doğumu olsun. Sonra belki hamilelik günlüğümün de birkac bölümünü paylaşırım burada.
Gelelim doğum hikayeme
Beklenen doğum tarihim 29 Ağustos  idi; 18-20 Ağustos arası da sezeryan  planliyorduk doktorumla.

04 Ağustos günü esim yeni baslayacagi isine 1 gunluk eğitime gitti, normalde saat 18.30 gibi eve donecekti. Sans eseri 16.00  gibi erken geldi. Erkek kardesim de o gun beni ziyarete gelmisti, yanimdaydi. Ssaat 16.00 da hafif sancim oldu, onemsemedim; yalanci sancidir dedim; esimle oturduk yemeğimizi yedik. Saat 18.00 da yeniden bir sanci girdi kasigima. Esim doktoru ara diye israr etti, aradim; gel istersen nst cekelim dedi. Esim kalk gidelim diyor ben yatiyorum; 1 saat dinleneyim gecer diyorum. Kalk dedi esim gidelim; ayaga kalktigimda cok rahatsizlandim, panikle aglayip bagirmaya basladim; esim yanima geldi, doktoru aradi yeniden, acil hastaneye gelin demis doktor.Esim korna cala cala, dortleri yaka yaka 18.20 de hastaneye yetistirdi bizi; Allahtan hastane yakinmis.

Hemen nst ye baglandim; doktor geldi; 2 doktor arkadasini daha cagirmis,
bebegin kalp atislari asiri yuksekcikti; o an yasam mucadelesi veriyormus yavrum.
Plesanta erken ayrilmis; (plesanda decolmani diye google’dan aratip okuyabilirsiniz. ) Ameliyata alindigimda %40 i ayrilmis rahim duvarindan; %80 olsa bebegimi kaybediyormusum Allah korusun; o da dakikalarla olculuyormus.

Tok oldugum icin spinal anestezi  yaptilar once.
Bebegimi cikarttiklarinda doktorum yuzume egildi, cok sukur bebek cok saglikli cikti dedi; annesine gosterelim dedi. Getirdiler, gozleri acik bana bakti yavrum, oyle bir bakis ki hayatimin sonuna kadar gozlerimin onunden silinmeyecek bir fotograf. Bir kokladim bir optum yavrumu,  goturduler. Ama biseyler ters gitmeye basladi, 3 doktor birden karnima abanip duruyorlar; biranda ben fenalastim; beynim patlayacak gibi hissettim; benim beynim patliyor dedim; oksijen verelim dedi anestezi doktoru (bu arada anestezi doktoru ameliyatin basindan beri sen aspirin mi ictin diyip duruyor; daha belime igne batirdigi anda belimden bile kan sizmaya baslamis cunku) neyse oksijen verdiler, olmadi yine fenayim.
Ben de DIC tablosu gelismis , yani dikisleri yapmislar ama her bir yanimdan kan fiskirmaya baslamis; kanim pihtilasmamis, beni tamamen uyutmuslar sonra, ameliyathanede bana kan verilmeye baslanmis.

Esim, ablamlar heyecanla bebek severken, saatler ilerlemis ben cikmamisim, kan goturuldugunu gormusler; tabi esim yikilmis.
sonra ben cikmisim; yogun bakima goturuluyor demisler.

Yogun bakimda narkozdan ayilmam hayatimdaki en korkunc seydi;
Labirentlerin arasindan, dipsiz kuyulardan cikar gibiydim; kendimi Picasso’nun tablolari gibi parca parca zannediyorum; sanki beni kestiler, agzim burnum.. hepsini bi tarafa attilar :-(((

Askim, askim diye bagirmisim hep, esim kapida duyuyor sesimi duyuyor ama bisey yapamiyor; en sonunda askini bir alin demisler. Esim gelmis; ona 2 cumle demisim sadece; "askim seni cok seviyorum, askim beni kurtar." Eesim duramamis cikmis yanimdan duvarlari yumruklamis, aglamis; ona bisey olursa bana da igne yapsinlar, beni de 1 saniye yastamasinlar demis... Bunlari anlatmak cok cok zor gercekten , yeniden yasamak gibi :-((((

Sonradan yogun bakim gorevlileri anlatiyor; oyle cok askim diye sayiklamisim ki, bu kiz esini ne cok seviyor demisler; sonra esimin halini gorunce ama esi de onu cok seviyormus demisler. Hemsireler varmis birkac; biz evlenmek istemiyorduk, onlarin askini gorunce evlilige sicak bakmaya basladik, hele de Nehir’i gorunce diye ablama anlatmislar; Allah bizi birbirimize bagisladi cok sukur.
Ablamin, abimin  halleri de farkli degil, abim de ben biraz daha kendime gelince yanima gelmis, “abi bana su vermiyorlar, abi karnima cok agirliklar koydular, yan donmeme izin vermiyorlar, karnim cok agriyor” diye ona da birseyler sayiklamisim. Annem evde merak ediyor, telefon telefon ustune, oyalamaya calisiyorlar, ama anlamis birseyler oldugunu. Narkozdan uyanamadim sanmis. En sonunda kizmis bagirmis herkese, “ben anneyim, suramiyorum burda, gelin alin beni “diye ..

Sonra kan bulma sorunu yasandi. Bana toplam 17 unite kan, 6 unite trombosit verilmis. Kan bulunmus fakat Istanbul’da ki hicbir hastanede trombosit bulunamamis; 55.000 e dusmus trombositim , 50.000'e dusse once disetleri sonra beyin ici kanamaya basliyormus, sonra da hayatini kaybediyormussun Allah korusun. Abimin kani bana uyuyor fakat ondan kan alip bana vermenin turlu riskleri varmis, ama son care doktorum kan bulunamasa abimi yatirip yanima direkt ondan bana baglayacakmis kani, riskleri goze alip ..
Kartal Kizilay Kan Merkezi mesai saati bittigi gerekcesiyle kan vermedigi icin oldu tum bunlar; ertesi sabah verebilecegini soyluyor; ertesi sabaha ben olmus olurdum :-(((

Sukur kanlar yetisti; ben sabaha hayati tehlikeyi atlattim.
3 gun yogun bakimda kaldim; cok acilar cektim; kanlar verildi, kiminde soka girdim; kiminde titremeler tuttu beni ;
1 yudum su icin yalvardim; pamukla dudaklarimi isladilar..

Ama hepsi gecti, su an cok cok iyiyim; bebegim kucagimda evimize 3 kisi olarak donduk ya hastaneden yasadigim tum acilara deger. Kizim 42 cm. 1.790 gr. Olarak dunyaya geldi. Su anda 20 gunluk. O da ben de yavas yavas toparlaniyor, sagligimiza kavusuyoruz.
Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...