13 Temmuz 2017 Perşembe

NEHİR 'İN YAZ OKUMA LISTESI ( KÜTÜPHANEMİZ 110-111-112-113-114-115-116 )

NEHİR'İN YAZ OKUMA LİSTESİ
Nehir'e yaz tatili okumalarımız için başlangıç olarak küçük bir liste yaptım. Kısa kısa paylaşmak istiyorum okudukça. Şu ana kadar okuduklarımız;

KÜÇÜK KIRMIZI DÜĞME
Küçük bir kızın paltosundan kopan düğmenin yerine dikilen, zamanla küçük kıza bağlanan, ona sesini duyuramasa da, onunla herdaim birlikte olmaktan büyük mutluluk duyan ama yaz gelirken bir dolaba kaldırılıp, ertesi sene de küçük kız büyüyüp aynı paltoyu giyemeyeceği için endişe duymaya başlayan küçük kırmızı düğmenin hikayesi. Kim bilir bu düğmeciğin seneye de küçük kızla birlikte olabilmesinin bir yolu vardır. Onu da okuyup öğreneceksiniz. Resimli, bol yazılı, biraz fazla sayfalı bir kitap. 




HAYAL KASABASI
Bu kitabı çok sevdik. Kitap kapanan bir yayınevi, rafa kaldırılan hayaller ve artık kitap okumayı bırakan çocuklar hakkında. Çocuklar tabii ki yeniden kitap okumaya başlayacaklar. Ama nasıl? Kitap o kadar sürükleyici ki, uyku saati geçmese Nehir bir gecede hepsini okuyup bitirmek istedi. Ertesi akşamı ve devamını okumayı sabırsızlıkla bekledi. (küçük boy az resim bol yazılı kitaplardan, 5-6 yaş+ ya da 1. sınıf ilk okuma kitaplarından olabilir)



BİTLERİMİ GERİ VERİ
Hayal kasabası gibi çok yazılı az resimli kitaplardan. Kitabımızın kahramanı, anne ve babası çok yoğun çalıştıklarından epey yalnız kalmış, kendisini bilgisayar oyunlarına vermiştir. Günün birinde bitlenir ve farkeder ki kelimeleri sihirli bir şekilde kullandığında bitleriyle konuşup anlaşabilmektedir. Öyle yalnız hissetmektedir ki bitleriyle arkadaş olur. Okurken BİTaz kaşınacağınız ama sizi güldürecek bir BİTap. Yine 5-6 yaş üzeri ya da 1. sınıf sonrası için uygun olur bence. 




UÇMAK İSTEYEN KEDİ
Nehir'in ilk gördüğünde çok sevindiği kitap. Bizim (anne-babasının) kitaplarımız gibi kalın ve ayraçla okuyabileceği bir kitap olduğu için. Ben de 1. sınıf çocukları için uygun bir kitap olduğunu okuyarak almıştım. Okuyunca da sevdik ama Nehir biraz sıkıldı çünkü dili biraz ağır ve fazla sürükleyiciliği olmayan bir kitap. Ama yine de okuyup bitireceğimiz ve belki birkaç ay sonra daha çok ilgi görebilecek bir kitap. Kütüphanemizde bulunacak. Sizlerin 7 yaş üzeri çocuklarınız için yine de öneririm. Çünkü hayalperest bir kedi ile yaşlı sahibesinin dostluğunu güzel bir şekilde anlatan bir kitap. 




SEN VE BAŞKALARI
Dünya üzerinde yaşayan milyonlarca insan, hepsi de birbirinden farklı. Zevkleri, inanışları, giyimleri, dış görünüşleri, konuştukları dil. Ama hiçbiri birlikte yaşamaya engel değil. Dünya üzerinde milyonlarca birbirinden farklı insan var ama senden birtane....




TEMİZ
Kahramanımız ormandaki kirliliğe ve düzensizliğe kafasını takmış durumdadır. Herşeyin tertemiz ve düzenli olmasını ister. Ama bu arzusunu biraz abartınca orman hiç de yaşanacak bir yer değildir artık. Sonunda herşeyi eski haline getirmesi gerektiğini anlar; tabii ki arkadaşlarının yardımıyla. 




SAKAR KRAL
Kitap, adı üstünde sürekli birşeyleri kırıp döken sakar bir kral hakkında. Ne yapsa derdine çare bulamayan Kral en son ünlü bir büyücüden yardım ister. Ama sorununu bu büyücü değil, bir başkası, bir başka şekilde çözecektir. Renkli, resimli, eğlenceli bir kitap. 


9 Temmuz 2017 Pazar

VİRGÜL, BİR GÜL...

Nehirin okulundan yaz çalışması olarak verdikleri STEM junior seti yapıyorduk beraber. Tohumlar projesine geldik. Proje kitapçığındaki soruları cevaplıyoruz önce sonra da küçük bir saksı süsleyip tohum ekip yetiştireceğiz.  Kitapçıktaki sorulardan biri "tohumlar nasıl yaşar?" Nehir, "suyla, güneşle"dedi. Çok güzel kızım, çok doğru, hadi şimdi yaz bu cevabı dedim. Suyla yazdı, bi virgül koy şimdi dedim; bisey çizdi ve arkasından güneşle yazdı. Bu çizdiğin nedir Nehircigim dedim. "Bir gül çiz dedin ya, gül çizdim" dedi...  Bazen nasıl da unutuyoruz, onların henüz ne kadar küçük olduklarını, nasıl da bizim bildiğimiz herşeyi bildikleri yanılgısına kapılıyoruz, onlar karşımızda bıcır bıcır konuştukça, nasıl da her şeyi bildiklerini ya da bilmeleri gerektiğini zannediyoruz.  Güldüm, bu masumiyeti anılara kazımalı dedim... 



15 Haziran 2017 Perşembe

FOÇA GEZİ NOTLARIM



Daha önce yazmaya fırsatım olmadı, 19 Mayıs tatilini fırsat bilip 3 günlük küçük bir tatil kaçamağı yaptık ailecek. Nehir'e zaten hep tatil olsun, bayılıyor gezmeye, yeni yerler görmeye. 


Bu tatilde yolculuk İzmir, Foça'ya oldu. İlk gittiğimiz gün hava epey rüzgarlıydı ama yine de gezmeye engel değildi. Yol yorgunluğunu atıp, eşyalarımızı bırakıp kahvaltı ettikten sonra çıktık dışarı. Yeni Foça'nın küçücük çarşısını ve sahilini gezdik. Biraz fotoğraf çekip Eski Foça'ya doğru yola çıktık. Eski Foça harika bir sahil kasabası. Sahilinde pekçok balıkçı restoranları, kafeler, çay bahçeleriyle tam bir keyif yeri. Eski taş binalarıyla, muhteşem deniz manzarasıyla da son derece seyirlik aynı zamanda. Tarihi girit dondurması, balık ekmek, kumru, boyoz gibi lezzetleriyle de midemize de hitap etti, evet. Nehir inanılmaz heyecanla, yorulmaksızın gezdi dolaştı bizimle. Yeni ve Eski Foça gezileriyle günü bitirdik. Akşam yol yorgunu erkenden uyuyan Nehir'i, babaanne ve dedesine emanet edip, Yeni Foça sahilinde canlı müzik yapan yerlerden birinde azıcık anne-baba akşamı yaptık eşimle.  


İkinci gün Sazlıca plajlarında deniz ve mangal günü olarak geçirdik. Foça'da bu şekilde hizmet veren pek çok tesis var. Yeşil ve mavi içiçe geçmiş, deniz enfes, su öylesine berrak. Mayıs ayı ve su oldukça soğuk olmasına rağmen Nehir'i alıkoyamadık denizden. Tabii kendimizi de. Suya giren Nehir'in iştahı da açıldı, magalda pişen köfteleri o yerken biz doyduk adeta. 


Üçüncü günümüzde yöresel pazarları ve köyleri gezdik. İlk olarak Foça Yeryüzü Pazarı'na uğradık; zeytin, zeytinyağı, ekşi mayalı ekmek, tarhana gibi bizzat köylülerin kendi el emeği ürünlerden ve elişi Foça takılarından aldık Nehir'le kendimize. Öğleden sonra Bağarası köylü pazarına uğrayıp, buradan turistlerce epey tanınmış ve oldukça ziyaretçi çeken Kozbeyli Köyü'ne geçtik. Burada meşhur Şakir'in Yeri'nde oturup, dibek kahvelerinin tadına baktık.


Dördüncü gün kahvaltı sonrası dönüş yoluna geçtik. Yolumuzu cok az uzatıp başka zaman belki gezip dolaşmaya firsat bulamayacağimiz Manyas Kuş Cenneti'ne uğradık. Iyi ki de uğramışız. Çesit çesit kuşlar, mis gibi ağaç ve toprak kokusu ile adeta büyülendik. Önce müzeyi gezdik, ardından dürbünlerimizi alıp gözetleme kulesine çıktık. Mevsim musaitti ve pek çok kuş görebildik. Muhakkak görülmesi gereken biryer bana göre.

Gezimiz biterken, duyduğum bir rivayete göre Foça'ya gelip, Eski Foça sahilinde biryerlerde gizli taşa farketmeden basan kişi vazgeçemez tekrar tekrar gelirmiş Foça'ya, biz o taşa bastık mı bilmiyorum ama artık Nehir'İn babaanne ve dedesi buraya yerleştiğine göre arada sırada muhakkak yolumuz düşeceği kesin.


Darısı yaz tatilimize diyorum ve bu minik tatilimizin minik yazısını burada noktalıyorum.










Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...