1 Temmuz 2018 Pazar

ÇOCUKLA KAPADOKYA GEZİ REHBERİ

Nehir'in dergilerde, kitaplarda görüp merak ettiği, benim de bu yaşıma kadar gezme fırsatı bulamadıgım ve hep hayalini kurduğum, aylar öncesinden otel rezervasyonu yaptırıp, gitmek için gün saydığımız, Kapadokya tatilimizi geçtiğimiz Mayıs ayinda gerçekleştirdik. 3 gün ayırmıştık Kapadokya için ve her bir taşı, toprağı, her köşesi tarih, kültür dolu Kapadokya'nın görülmesi gereken çoğu yerini gezip gördük bu üç günde. 

Yazıyı cok uzatmamak ve sizleri de sıkmamak adına kısa kısa özetleyeyim gezimizi; 

Biz Tuz Gölü ile gezimize basladik. Bembeyaz gölde harika fotograflar yakaladık.  Kapadokya'ya varıp otelimize yerleştikten sonra sırasıyla gezdigimiz yerler; 

- Derinkuyu yeraltı şehri . Nehir de bizimle beraber en alt katlara kadar indi.

- Göreme açık hava müzesi, içerisindeki kiliseler, peri bacaları

- Panaroma teraslarından Göreme Vadi manzarası

- Ürgüp' te, Üç Güzeller olarak bilinen peri bacaları, Asmalı Konak, şarap tadım ve satım fabrikaları

- Devrent' te deve şeklindeki meşhur peri bacası

- Avanos, Kızılırmak nehri kıyısı

- Paşabağ ve Çavuşin

- Avanos'ta çömlek atölyeleri (bu atölyelerde çömlek yapımını deneyimleyebilirsiniz de )

- Peri bacalarının en yoğun olduğu bölge olan Zelve Açık Hava Müzesi

- Hediyelik alışverişi için Göreme çarşı 

- Ve tabi ki olağanüstü bir doğal oluşum olan, Ihlara Vadisi.

Tüm bu güzellikleri doya doya gezmek için, turla değil, bireysel olarak gitmenizi öneririm.  Çünkü nacizane gözlemim, tur şirketleri saatlerce dolaşılabilecek yerlerde bile on dakika gibi çok kısa süreler tanıyorlar misafirlerine. Biz mesela Ihlara Vadisi'nde bir yarım gün geçirdik ama turla gelenler onbeş dakika fotoğraf zamanı verip gittiler.

Şimdi Nehir, Kapadokya'ya ikinci kez gitmek istiyor, tabii biz de. Nehir gezmeyi cok seven, çok meraklı ve uyumlu bir çocuk olduğu için biz çocuklu bu gezimizde hiç zorlanmadık, aksine çok çok eğlendik.  Her yıl turist akınına uğrayan bu kültür mirası bölgemizi, çocuklarınızla beraber gezip görmenizi nacizane öneririm.

Sevgiyle kalın..






26 Mart 2018 Pazartesi

İLK BAHARIN İLK PAZARI - BOLU GÖYNÜK GEZİSİ



İlkbaharın ilk pazarını evde geçiremezdik. Havayı da güzel hüneşli görünce sezon açılışını yapalım dedik. Uluslarası CittaSlow (Sakin Şehir) birliğine üyeliği kabul edilerek sakin şehir seçilen, Bolu'nun tarihi dokusunu bozmadan bugüne kadar koruyabilmiş ilçesi Göynük'ü gezelim görelim istedik.



İstanbul'dan 2,5-3 saat uzaklıktaki Göynük günübirlik bir kültür gezisi için ideal. Kurtuluş savaşı sırasında Göynüklülerin Atatürk'e ve mücadeleye yardımlarının anısına yapılan Zafer kulesi tüm eski ve yeni Göynük manzarasını ayaklarınızın altına seriyor. Aşağıdan kuleye bakması ayrı keyif, yukarıdan manzarayı izlemesi ayrı. 



Tarihi çınar ağaçlarının çevrelediği Çınarlar Köprüsü  ve Anıt Çınar'ın altına kurulmuş çay bahçesi bir çay-kahve molası için ideal.



Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemsettin Hazretleri Türbesi'ne uğrayıp gönülden bir dua etmek huzur veriyor.



Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı hemen türbenin yanında yeralıyor.



Göynük'e kadar gitmişken Bolu'nun yöresel lezzetlerini tatmamak olmazdı. Bunun için de en iyi adresin Paşazade Restoran olduğunu öğrenince öğle yemeğinde, Bolu Mantısı, Güveçte et, Güveçte yaprak sarması, Katmer gibi tüm yöresel lezzetlerden tatmak için soluğu burada aldık. İyi ki de uğramışız. Nehir bile koca bir tabak Bolu mantısını götürdü.



Tarihi Göynük konaklarını da görüp fotoğraflama fırsatımız oldu. Safranbolu'dan farklı olarak, burada hala konakların birçoğu kullanımda ve içerilerinde yaşam var o yüzden içini gezip görebileceğimiz sadece Gürcüler Konağı var ancak o da bizim gittiğimiz gün kapalıydı.




Son durak Sünnet Gölü Tabiat Parkı oldu. Yemyeşil dağların arasında bir doğa harikası. Etrafında yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek, oturup birşeyler yiyip içmek mümkün. Hem yeme-içme için bir tesis, hem de bir otel var göl kıyısında. Buraya da bayıldık. Tertemiz oksijeni bol bol içimize çektik.



Nehir çok mutlu oldu, birdahaki sefer kalmalı gelmek istiyor Göynük'e. Zaten tarihi yerleri, müzeleri, yeni şehirleri gezmeyi o kadar seviyor ki.  Bir dahaki gelişimizde Çubuk Gölü, Mudurnu gibi yeni rotlar eklemek gerek.





Bizden bu kadar.


Leyleği havada göreceğimiz bir bahar olsun dilerim.


Sevgiyle kalın.

8 Mart 2018 Perşembe

PLANETARYUM GEZİSİ VE PAKOLİNO UZAYI KEŞFEDİYORUM KUTUSU



Geçtiğimiz haftasonu evimizin çok yakınında Tuzla Bedeliyesi tarafından kurulan Planetaryum'u ziyaret ettik. Yaz aylarında da bir kez gitmiştik ama Nehir tekrar görmek istedi. Şehrimizin, çocuklara yönelik bu şekilde daha çok mekana ihtiyacı var öncelikle onu belirteyim. Planetaryumun bir benzeri de Rahmi Koç Müzesi bünyesinde var. Nehir daha küçükken gezmiştik, o zaman belki gördüklerini izlediklerini çok anlamlandıramamıştı ama en azından uzay ile ilgili merakını bir nebze olsun gidermişti.


Gelelim bu gezimizin ayrıntılarına; planetaryumda günün her saati gezebileceğiniz, güneş sistemi, gezegenler, yıldızlar ve diğer gök cisimlerinin tanıtıldığı mini bir sergi mevcut. Gördüğüm kadarıyla çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Nehir de ilgiyle gezdi. Planetaryum içerisinde film gösterimi ise belirli saatlerde ve belirli kişi sayısı ile yapılabiliyor o yüzden girmek istediğiniz seansa isminizi kaydettirmeniz gerekiyor. Gösterim iki bölümden oluşuyor. İlk olarak bir astronotun uzaya çıkmaya nasıl hazırlandığı ve uzayda geçirdiği zamanda karşılaştığı zorluklar, dikkat etmesi gerekenler kısacası astronotluk mesleği ile ilgili bir bölüm izliyorsunuz. Benim bu yaşımda yeni öğrendiğim çok fazla şey oldu ve daha küçükken büyüdüğünde astronot olma hayali olan Nehir, bu gösterimden sonra hayalinden vazgeçti; astronotluk çok zormuş dedi. Her mesleğin zorlukları olabileceğini ve zaten astronot olan bir kişinin tüm zorluklarla başa çıkabilecek bir eğitimden geçtiğini hem planetaryumdaki eğitmen hem bizler söyledik ama bakalım; meslek seçimi ile ilgili daha çok defa fikir değiştirecektir zaten :-) İkinci bölümde güneş sistemi, gezegenlerin konumu ve hareketleri, ay ve yıldızlar, takım yıldızlarının konumları gibi bilgiler içeren bir sunum oluyor. Bu kısımda oldukça ilgi çekici.


Gökyüzü gözlemi henüz yapılamıyor, teleskop henüz faal değilmiş ancak açıldığında sosyal medya hesaplarından duyurulacağını belirttiler. Planetaryum gezisi ücretsiz. Konum olarak da Tuzla Şelale Eğitim Parkı içeriside yeralıyor.


Bu geziden sonra gelen Pakolino kutumuzun temasının da uzay olması müthiş denk geldi. Güneş sistemi maketini hemen yapıp Nehir'in odasına astık. Gece parlayan takım yıldızlar hem eğlenceli hem öğretici bir etkinlik. Uzay yolu oyunu da akşamları ailecek oynamak için çok iyi. Pakolino kutularına nasıl ulaşabileceğinizi artık biliyorsunuz: www.pakolino.com


Bu arada tüm cemreler düştü ve bahar geldi, bol gezmeli, sıkıntısız, sağlıklı bir ilkbahar ve yaz diliyorum herkese.


Sevgiyle kalın.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...